Merhabalar sevgili kitap sever dostlarım! Bugün sizlere #deliliksalgını kitabı ile geldim. Okuyucuyu etkisi altına alacak, sınırları zorlayan bir distopya. Okurken zihninizi esir alacak, son sayfasına kadar düşündürecek bu kitap, delilik ile gerçeğin birbirine karıştığı bir dünyayı gözler önüne seriyor.
Bir sabah uyandın ve dünya, bildiğin dünya değil artık. Sessizlik, sokaklara sinmiş ama bu sessizlik huzur değil. İnsanlar içeride, zihinleri dışarıda. #deliliksalgını tam da bu kırılma anını anlatıyor. İnsanın kendini bulduğu ya da kaybettiği noktayı.
Pandemiden çıkışın, yeni bir başlangıç mı yoksa toplu bir çöküş mü? Gençler üzerinde yapılan deneyler, salgından korunma değil,kontrollü delilik yaratıyor. Kimin gerçekten hasta, kimin yalnızca sistemi kırmaya çalıştığını kimse bilmiyor.
Bu kitap, aklın sınırlarını sorgulayan ve zihnin karantinasını bize hatırlatan bir kurgu. Soysal, distopyayı gerçekliğin kıyısında gezdiriyor, seni içine çekiyor, düşündürüyor. Delirmek mi, delirmemek mi?
Okuyanları içine çekip, son sayfasında bile sorgulatacak bu kitap, cesur bir zihin deneyine kapı açan eseri okurken zihninizi esir alacak, her sayfasın da düşündürecek bu kitap, delilik ile gerçeğin birbirine karıştığı bir dünya sunuyor. Tavsiye ederim...
Biraz delilik hepimizde var, değil mi?
Peki, delilik gerçekten bir hastalık mı? Yoksa bazen en büyük özgürlüğümüz mü?