Bu kitapta, demokrasi gibi politik bir konuda kendi teorik veya pratik bilgi ve deneyimleri olan antropologların makaleleri var.
2007'de yapılan seminer sonucunda ortaya çıkan bu kitap, sadece siyasal antropolojiyle ilgilenenlere değil, siyaset bilimi, siyasal sosyoloji gibi ilişkili bilim dallarında yer alanlara da yararlı olabilir.
Buradaki dokuz makaleden yedincisi olan Akhil Gupta'nunki özellikle değinmeye değer. Kendi memleketi Hindistan'ın Uttar Pradesh kentindeki bir kasabada yaptığı alan araştırmasında, Hintli devlet yetkilikerin sadece okuryazarları dikkate aldığını, halbuki çoğu kırsal insanın okuma yazması ta olmadığı ya da kıt olduğu için hak kaybına uğradıklarını tespit ediyor.
Okuryazar olmanın şart olmasının da başlı başına bir sorun olduğunu, sözlü kültürlerden örnekler vererek ve hatta modern toplumlarda poliste ifade verirken veya mahkemede itiraf yaparken sözün dikkate alınıp sonra yazıya geçirildiğini söylüyor.
Okumayazma-okuryazarlık ikiliğinin Avrupamerkezci bir yaklaşım olduğunu, evrimci bir anlayışla ilk olarak sözlü kültürün sonra da yazılı kültürün geldiği gibi hatalı bir düşüncenin içselleştirilmiş olduğu için pek tartışılmadığına dikkat çekiyor.