Karşıdevrim bugün çok ileri bir noktada bulunuyor. Görevimiz çok büyük, çok güç, çok
zorlu. Bugün her zamandan daha çok Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Bursa Nutku’ndaki
önerilerini rehber edinip, anımsamamız gereklidir diye düşünüyorum...
Devleti ve Ülkeyi Kimler Yönetiyor ve Yönlendiriyor?
Türkiye’de yıllardan beri yönetim tartışılıyor. 1987 yılında bir bakan “iç politikayı,
dışarıdan esen rüzgarlar yönlendiriyor”diyor. 1990 yılında Necmettin Erbakan ise:
“Türkiye’yi seçilmiş kişiler değil, başka kişiler yönetiyor...”diyordu. Süleyman Demirel
1993 yılında “Bu memleketi IMF mi yönetiyor?” diyor. Bir gazetede yayınlanan 1994
yılında yapılan bir ankette % 68 yabancı devlet, % 64 işadamları, % 44 büyük şirketler, % 36
partiler, % 34 tarikat, % 32 MİT, % 26 hükümet, gazete, televizyon % 22, başbakan % 18,
cumhurbaşkanı % 17, mafya % 15, aşiretler % 8.8 Bu tablodan çıkan sonuç Türkiye’yi
yönetmek durumunda olanlar yönetmiyor. Farklı güçler yönetimi ele geçirmişlerdir.
Mahir Kaynak, 1994 yılında “İttihat ve Terakki benzeri bir örgütün Türkiye’yi
yönettiğini” iddia ediyor. Prof. İzzettin Önder 1995 yılında “Ülkeyi holdingler yönetiyor.”
diyor. Amerikalı ünlü senatör Alfonse D’amato 1995 yılında “Türkiye’yi bir haydut çetesi
yönetiyor” diyor. Bu demece karşı medyada hiçbir tepki görülmüyor. Amerikan
Büyükelçisi Abromoviç “Türkiye’nin sorunlarını ancak devletten güçlü hükümetler çözer.”
diyor. Ben, 1995 yılında bir gazeteye verdiğim demeçte “ülkeyi istihbarat örgütlerinin
yönettiğini” söylüyorum. TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Başkanı
Sadık Avundukoğlu 1995 yılında: “Devlette gizli örgüt yapılanıyor.” diyor.
“Çağımızda iktidarlar, ulusal hükümetlerden tüm dünyaya egemen olmak isteyen
çokuluslu şirketlerin ve holdinglerin tekeline geçiyor.” Bu da Newsweek’ten