Hakikaten iyi ve güzel birinin söyleyecek bir şeyi olduğunda ,kullandığı bir söyleme , bir anlatma biçimi , bir üslubu vardır ; diğer taraftan da doğası , eğitimi tam aksi olan kişinin anlattıklarında daima fark edilen , birinciden çok ayrı başka bir biçim vardır
DevletPlaton (Eflatun)
İnsanlar , yaşamlarının büyük bir kısmını , mahkemelerde sanık ya da davacı olarak geçirmekle kalmayıp , güzellikten de anlamadığı için , ‘ Haksızlık etmekte ustayım , her türlü oyuna aklım erer, ceza giymemek için kaçamakların , hepsini uygulayıp bir yılan gibi sıyrılarak savunmasını bilirim . ‘ diye böbürlenir . Hem de tüm bunlar küçücük , değersiz sorunlar için olur ; böyle bir kişi , hayatını uyuklayan bir yargıca muhtaç olmamak üzere yaşamanın ne kadar iyi olduğunu bilmez !
DevletPlaton (Eflatun)
İnsanlar kötülüğe akınlarca gider, onu kolayca elde ederler ; kötülüğün yolu düz , olduğu yer yakındır ; iyiliğe ulaşmanın önünde tanrıların koyduğu alın teri vardır , ona ulaşan yol ise uzun , zorlu ve diktir .
İşlenen kötülüklerde ise günahlarını bağışlatabileceklerine de inanırlar .
Yani ‘Yalvarmayla tanrılar dahi kandırılabilir ‘
DevletPlaton (Eflatun)
Doğruluk güçlü olanın işine gelendir .
Her yönetim kanunlarını kendi işine geldiği şekilde koyar .Demokratlar demokratlığa uygun kanunlar ,zalimler zalimliğe uygun kanunlar koyar , diğer yönetimler de aynen bu şekildedir . Bu kanunları koymakla , kendi işlerine gelenin yönetilen Kişiler içinde doğru olduğunu söylerler; kendı doğrularından ayrılana da ,kanuna ve doğruya karşı çıkıyor diye ceza verirler . İşte benim demek istediğim şudur; Doğruluk her yerde aynıdır , yani oradaki yönetimin işine gelen şeydir doğruluk ; çünkü güç onun elindedir . Doğru düşünmesini bilen biride, bundan şu sonuca varır ; Doğru hep aynıdır ,yani güçlünün işine gelendir
DevletPlaton (Eflatun)