‘Kötülüğü aramaya giden insanların yolu,
Rahat ve düz, neredeyse hepimizin içinde var o; Erdemi arayanın yoluna ise
Alınteri koymuştur tanrılar
ve upuzun, zahmetli, dik bir yoldur bu.’
Yoksulluk içinde yaşayan bilge bir insanın yaşlılığında neşeli olması beklenemez; ama öte yandan zenginlik de tek başına, mesela akılsız kişiye iç huzuru veremez.
Yalan söylemek ya da yalanın kurbanı olmak, mutlak gerçeklikler hakkında yanılgıya düşmek, bu yanılgıyı ruhunda barındırmak bir insanın asla razı olmayacağı şeylerdir; herkes büyük bir tiksinti duyar bu durumdan.
‘Tanrıları bile ikna edebilirsiniz,
Adaklarla, kurbanlarla gönüllerini alan sözlerle değiştirebilirsiniz düşüncelerini;
Yağ kokusu, et kokusu yayıldıkça etrafa
Öfkesi alınır Tanrı’nın; merhameti hatırlar bir anda.’
...insanın beden sağlığı bir kez bozulduğunda, en güzel yemekleri yiyip lezzetli içkileri içse de, zenginlik ve güç içinde yüzse de fark etmez; onun hayatı çekilmez bir hal alır.