Gerçeğe adım atmak için cesaret ve irade gerekir. O mağaradan çıkmak için cesur olmaya, karanlıktan ışığa çıktığımızda acıya dayanmak için de iradeye ihtiyacımız vardır.
Hayatımızda mutlak doğru olarak gördüğümüz gölgelerimizden kurtulmak için öncelikle fark etmemiz, sonra ne kadar acı çeksek de ilerlememiz gerekmektedir.
Tartışmamız yaşayan bir varlığın bir resmine benzetilebilir, öyle bir resim ki kenar çizgileri oldukça iyi çizilmiş, ama renklerin uyumlu karmaşasıyla oluşan canlılığa henüz kavuşmamış.