Unutulmuş Diyarlar evreninden yine müthiş aksiyonlu, bol koşturmalı ve bol bol entrikalarla dolu, ters köşenin hiç eksik olmadığı bir kitap daha.
Ana kahramanımız Bronwyn'in geçmişinde zorunlu olarak ayrı düştüğü ailesinin, aile bağlarının peşine düştüğü ve aile mirasının etrafında dönen bir maceralar silsilesi. Ama tabi ne maceralar...
Spoiler vermeden, fazla konuyu deşmeden ana hatlarıyla bu bilgi yeterli olacaktır :) kitabı okuduğunuzda bu aile bağlarının ve mirasın ne denli önemli olduğunu, Bronwyn için ne anlam ifade ettiğini ve bu miras için nasıl nasıl entrikalar, ikili oyunlar ve aksiyonlar yaşanacağını göreceksiniz.
Bu fantastik diyardaki çeşitli ırk ve sınıfların, nasıl kendinden beklendiği gibi davrandıkları ve nasıl kendisinden beklenmediği gibi davrandıklarını okudukça yüzünüz gülecek ve inanıyorum ki "Elaine Cunningham yine yapmış yapacağını" diyeceksiniz.
Öyle ki, iyi ve kötünün dengesi, iyinin içindeki kötü ve kötünün içindeki iyiyi çok güzel harmanlayarak bizlere sunup, okuyucuyu gülümsetebiliyor.
Elaine Cunningham, gerçekten fantastik kurgu işini bilen, bilmenin de ötesinde, karakter ve ırk/sınıflara acayip, farklı bir soluk getirebilen, farklı soluk getirirken hikayeyi abartmayan ama ilgiyi de dağıtmayan bir yazar. Unutulmuş Diyarlar evrenine katkısı çok büyük. Ve büyük üstad R. A. Salvatore da kendisine bu hakkı teslim etmiş.
Şarkılar ve Kılıçlar serisi bu kitap, Dikenhisar kitabıyla son buluyor. Fakat macera belli ki son bulmuyor.
Hep diyoruz ya, Unutulmuş Diyarlar çok çok büyük bir evren, çok büyük bir dünya. Dünyanın küçücük bir kısmında, kitaptaki bilgiye istinaden, bir aylık bir dönemde neler oluyor, neler bitiyor...
Hem de neler neler :)