Prof. Dr. Necati Öner'in bu kitabı profesörün senelere yayılmış çeşitli yazıları, konuşmaları vb çalışmalarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir dil meselesi kitabı. Mesele dememin sebebi, Öner'in milli dil ve kimlik sorunu hakkında öne sürdüğü ve önerdiği düşünceler, sorunlara getirdiği çözümler. Anadilde öğretim, yabancı dile özellike İngişizce, Fransızca vd duyulan gereksiz ilgi, dil devriminin olumlu ve olumsuz sonuçları. Öner'in dil devrimine, dile, geçmişe bakışının tutucu bir özellik içermemesi dikkat çekiyor. Öner'e göre dilimize yerleşmiş ve konuşmamızın söylememizin parçası olmuş nice sözcük, deyiş, söyleyiş dilde yenilik adıyla aslında kaybedilmiştir. Dille ilgili yenilik çalışmaları kesinlikle gereklidir, ancak neyden vazgeçebileceğimiz ve neyi bırakmamamız gerektiği konusunda daha sağlıklı kararlar alınması gerekir, Atatürk'ün dil konusunda hayatının son yıllarında daha esnek adımlar attığından da söz ediyor Öner, başlardaki aşırı sadeleşmeci tutumunu bir kenara bıraktığını söylüyor. Sadeleşme adında yapılan çalışmalarda szöcükler arasındaki anlam farklılıklarının es geçilerek yeni bir sözcüğe bütün bu sözcüklerin bağlanmasıyla düşünmede kısırlaştırma yaşandığını söylüyor. Öner'in en çok önemsediği konulardan, meselelerden birisi ise bilim alanında mutlaka türkçeleştirme yapılması gerektiği, çünkü bilimin temeli düşünmek olduğuna göre bilimin yayılmasında meselenin ne olduğunu ana dilinde, kendi sözcükleriyle anlayabilen insanların doğru şekilde düşünebilmesinin de mümkün olacağını söylüyor Öner(burada aklıma elektron sözcüğü yerine 'eksicik' sözcüğünün önerilmesi geliyor-öneren kimdi ama, onu hatırlamıyorum). Kitap boyunca bu konu, konular tekrar tekrar konuşuluyor, söyleniyor. Bazı kısımlarda verilen örnekler de aynı, bana Doğan Aksan'ı da