Divân-ı Es’ad

Muhammed Es'ad Erbili
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
Ocak 2011
Yayınevi:
Erkam Yayınları
ISBN:
9789944381567
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2012 1. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2012 04:30
Ben el çektim safâ-yı hâtır u ârâm-ı cânımdan Safâ âteş cefâ âteş firâr âteş karâr âteş. ...Su kâsidesine ithafen yazıldiginı düşündüğüm Ateş kâsidesi. ..kötü kitap yoktur kötü ve ne okuduğunu anlayamayacak okur vardır. ..Kitap okuyun ve okutun efendim. ..
Edebiyat
Divân-ı Es’adMuhammed Es'ad Erbili · Erkam Yayınları · 201115 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2024 4. kitabı
Okumaya başladığımda bu kadar zenginlikle karşılaşmayı ummuyordum. Farsça başlayan beyitler Arapça Kürtçe rubailer benim anlamakta zorlandigim nezih Türkçe divan şiirleri.. okurken büyülenmiş olabilirim. Dedemden almıştım kitabı, okurken onun isaretledigi yerlere baktım bir de benim altını çizdiğim mısralara.. onun seviyesine gelebilmem için kırk fırın ekmek yemem lazım kısaca. Tercümenin sadeleştirilmiş halini anlamak için uğraşmak da biraz gururumu kırmadı degil. İçerik olarak tasavvufi şiirde terimlerin anlamlarını pekistirmemi sağladı mey şarap bunlar divan siirlerinde çokça yer alan terimler ama burada kendi anlamlarının dışında Allah aşkı marifetullah gibi terimlere karşılık geldigini özetle anlamış oldum. Anlamama rağmen Hallaci Mansur un maruz kaldığı yadirgamalar ve serzenislerde kendini gösteren otenkit cümlesi; "ya sair burda kendini kaybetmiş," dedigim yerler hayli fazlaydi. Bu anlamların muhtevasina erisemedigim için daha çok betimleme ve tesbihleri sevdim. Şairin dil bilgisi karşısında nutkum tutuldu. Arapça Farsça Kürtçe ve Türkçe belagatli şiir yazabilecek seviyedeymis hayran kaldım. Okumak isteyenlere tek uyarım anlamayabilirsiniz ama hissedeceginizden emin olun. Şiir sanat edebiyat bazen böyledir. Anlamamamız ilgilenmemize engel teşkil etmez. Kısaca okuyun çok şey kazandıracak bir kitap.
Din
Divân-ı Es’adMuhammed Es'ad Erbili · Erkam Yayınları · 201115 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Muhammed Es'ad ErbiliYazar · 5 kitap
Şeyh Muhammed Esad Efendi hazretleri 1264(1847) tarihinde, şimdi Irak hudutları içinde bulunan Erbil kasabasında dünyaya gelmiştir. Hem anne ve hem baba tarafı seyyiddir. Dedesi Şeyh Hidayetullah efendi Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Erbil halifesi idi. Muhterem pederleri Mehmed Said Efendi de Nakşibendiliğin Halidiyye koluna bağlı bir şeyhti. İlk öğrenimini Erbil ve Deyr'de tamamladı. Gençliğinde ata binmeye çok meraklı olduğunu bir mektuplarından anlıyoruz. Babasının hânkahında yani tekyesinde dini ilimlerini tahsil ettikten sonra, 23 yaşında 1870'de Taha el Hariri'ye intisap etti. Beş yılda seyri sulukünu tamamlayarak, hilafet aldı ve Hacca gitti. Hac dönüşü şeyhi vefat edince, İstanbul'a geldi. Fatih camiinde Hafız divanı ile Molla Cami'nin Lüccet-ül Esrar kitabını okuttu. Ünü kısa zamanda her yana yayıldı. Abdülhamid hanın damadı Halid Paşa kendisini saraya davet ederek sohbetlerinden istifade etti. Bu arada Meclis-i Meşayih üyeliğine tayin edildi. Kendisine bir tekke yöneticiliği verilmesi için müracaat etti. Fındıkzade Macuncu'da Şehremini Odabaşı semtindeki Kelami Dergahı şeyhliği boştu. Burası Kadiri tekkesi olduğu için Kadiri icazetnamesi gerekiyordu. Esad efendi, 1883 tarihinde Abdülkadir Geylani hazretlerinin soyundan olan Şeyh Abdulhamid er Rıfkani'den aldığı Kadiri icazetnamesini sundu ve bu tekkeye tayin oldu. 1900 yılında Abdülhamid Han tarafından bilinmeyen bir sebeple Erbil'e nefyedildi. Sultanın meşhur vehmi tahrik ettirilerek gerçekleşen bu sürgünün açıklamasında ise "sıla-i rahm" deniyordu. Burada müntesiplerinden zengin bir hanımın kendisi için inşa ettirdiği tekkede Meşrutiyetin ilanına kadar irşad faaliyetini sürdürdü. Mektubat adlı eserini teşkil eden mektupların ekserisi bu zaman zarfında yazılmıştır. Esad efendi Meşrutiyet ile beraber İstanbul'a döndü. Kelami dergahını zemin kat üzerinde genişleterek inşa ettirdi. 1914 yılında önce Meclis-i Meşayıh üyesi, Meclis-i meşayih reisi Elif efendinin istifası üzerine de başkanı oldu. Tekkelerin başına ehliyetli kimselerin görevlendirmesi için çalıştı. Bu sıralar Tasavvuf ve Beyan-ül Hak gibi mecmualarda tasavvuf içerikli yazılar yazdı. Sultan Reşad'ın sevgisini kazandı.Aynı yıl padişah tarafından Hacca "Sürre emini" olarak gönderildi. 1915'te Meclis-i Meşayıh reisliğinden istifa etti. Kuvva-i Milliyeyi sonuna kadar destekledi. Hatta, Fevzi Paşa Anadolu'ya geçerken elini öpmek ve duasını istirham için geldiğinde, paşayı zaferle müjdeledi. Tekkelerin kapatılmasından sonra hiç sokağa çıkmamaya karar vererek, Erenköy Kazasker'de satın aldığı köşkünde inzivaya çekildi. Evi sürekli polis gözetimine alındı. 23 Aralık 1930'da Menemen vakasıyla ilgili olarak tutuklanarak Menemen'e sevk edildi. İdam talebiyle yargılandı. İlerlemiş yaşı sebebiyle cezası müebbede çevrildi. Oğlu Ali Efendi idam edildi. Menemen'de askeri hastanede üremiden tedavisi yapıldığı sırada 3 Mart'ı 4 Mart'a bağlayan gece yarısı vefat etti. Zehirlendiği de söylenir. Cenazesi ailesine verilmeyerek Menemen'de defnedildi. ESERLERİ Kenzü'l İrfan Mektubat Risale-i Esadiyye Tevhid Risalesi Tercümesi Fatiha-i Şerife Tercümesi Divan