Dokuzluklar

Plotinus
Yazar:
Plotinus
Çevirmen:
Zeki Özcan
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
170
Basım Tarihi:
Haziran 2011
Yayınevi:
Birleşik Dağıtım Kitabevi
Orijinal Adı:
Enneádes
ISBN:
9786055515645
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·170 syf.··
2019 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2019 19:36
Bugün Orta Doğu'da, özel olarak da Mezopotamya da var olan inanışları anlayabilmek adına okunması gerekli olan eserlerden birisidir dokuzluklar. Ki fikren, İslam felsefecilerini Bhagavad Gita'dan daha fazla etkilediği açık ama bilinmeyen bir gerçektir... Yunan felsefesi'ne göre kainat; Tanrı Tiamat ile Tanrı Marduk'un mücadelesinde zuhura gelmiştir. Kaos'u ve Kozmoz'u temsil eden iki ilahi güç çarpışmış ve nihayetinde kainat Kozmoz'da yaratılmıştır. Günümüzde bazı kesimlerin kozmoz olarak adlandırdıkları ve dillere pelesenk olmuş izahın kökeni budur. Felsefeye oldukça etki etmiş bu mitin dışında, diğer bir görüş de vardır ki, bu ise "birlik" felsefesidir. İşte bu görüş ise eser sahibi Plotinus'a aittir. Lakin kozmoz miti kadar meşhur olamamış, bilinememiştir. Aynı zamanda Kosmoz'un tersine mitsel değil akli olarak üretilmiştir. Fikrin asli unsurlarına girmeden bir kaç detayı bi-detay edelim... Plotinus'a ait bu felsefe, İslam dünyasına nasıl girmiştir? Önce buna cevap verlim: Helenistik felsefeye ait yüzyılların birikimi olan felsefi kaynaklar, zaman içinde Müslümanların, özellikle de Endülüs Emevi Devleti'nin eline geçmiştir. O dönem, bugünkü İspanya toprakların da bulunan Endülüs Medeniyeti, bilime, fikre, akıla ehemmiyet vermiş, çok sayıda yazma eserleri bünyesinde toplamıştır. O dönem kütüphanesinde 2.000.000 el yazması eseri barındırmıştır ki bu inanılmaz bir birikime tekabül eder. Hoşgörü ve özgür aklın hakim olduğu bu ortamda Helenistik felsefe incelenmiş, Arapça olarak kaydedilmiştir. Günümüzde, pek çok eski Yunan Felsefi kaynağının asli dillerinin Arapça olmasının sebebi budur. Daha sonraki dönemler de, zaman içerisinde unutulan Yunan aklı, Arapların fetihleri ile yüzyıllar sonra Avrupa'ya dönmüş, bir yerde Felsefeyi Avrupa'ya tekrar Araplar taşımıştır.
Felsefe
DokuzluklarPlotinus · Birleşik Dağıtım Kitabevi · 201139 okunma
Puan vermedi·170 syf.··
2021 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2021 15:40
"Plotınus’un Hayatı, Kişiliği ve Felsefî Üslûbu Üzerine Kısa Bir Deneme-Derya AYBAKAN SALIYA" adlı makaleden alınmıştır. ... Plotinus’un Platon’dan almış olduğu temel tezleri şu şekilde sıralamak mümkündür: 1. Düşünülür ve duyulur olanın birbirinden ayrı olması. 2. Düşünülür olana kurucu bir rol atfedilmesi. 3. İdealar ve idealardan pay alma kuramı ve 4. Ruhun ölümsüzlüğü ve hatırlama öğretisi (Plotinus 2006: 2). Platon’dan aldığı bu tezleri kendi düşüncesi içerisinde harmanlayan Plotinus’un felsefesinin en belirgin özelliği mistisizmdir. Zira Plotinus’ta amaç, düşüncenin de ötesine geçmektir. Plotinus’un felsefesinde Tanrı, varlığın ve düşüncenin ötesinde olduğundan Tanrı’ya ulaşmanın yolu mistik deneyimden geçer. İşte bu yüzden Plotinusçu felsefe bir mistisizmdir. Buna göre filozof ancak bedensel bağlarından kurtulup züht hayatı yaşadığı zaman düşüncenin ve teorinin ötesine geçebilir (Plotinus 2006: 4-5) ve Tanrıyla içten bir birleşme yaşar (Plotinus 2006: 137). ... Plotinus’ta Bir’den son varlığa kadar aşamalı bir türeme bu şekilde gerçekleşir. “Türeyen şeyin sırası, kendini türeten şeyin sırasından aşağıdadır” (Plotinus 1996: 22) Ve her aşamada türeyen varlık, kendisinden türediği varlık ile öz bakımından aynıdır. Yaptığımız alıntılardan anlaşıldığı gibi Plotinus’ta hiyerarşik bir varlık tasavvuru söz konusudur. Bu hiyerarşinin en tepesinde “Bir” (Tanrı) bulunur. Sırasıyla Zekâ ve Ruh ise Tanrı’nın kendisini üç ayrı düzlemde ortaya koymasından başka bir şey değildir (Arslan 2010: 56). Zekâ da ruh da en nihayetinden Bir’den taşan farklı varlık tarzlarıdır. Fakat hiyerarşik bir yapı sergileyen bu varlık tasavvuru öz itibariyle spirütualisttir. Zira Plotinus, maddenin kendi başına bir gerçeklik olmadığını düşünür (Arslan 2010: 57). Bu düşüncesiyle Plotinus, pek çok
DokuzluklarPlotinus · Birleşik Dağıtım Kitabevi · 201139 okunma

Yazar Hakkında

PlotinusYazar · 7 kitap
Milattan sonra 205-270 yılları arasında yaşamış ve Platon'un metafiziğini, biraz daha farklı bir versiyon içinde yeniden öne süren, ve öğretisi sayesinde, Platon'un, Hellenistik çağda ve bu arada Ortaçağda, hem Hıristiyan felsefesinde ve hem de İslam felsefesinde etkili olmaya devam ettiği, ünlü Yunan filozofudur. Felsefesinde, Platon'un Devlet'te yer alan İyi İdeasıyla ilgili görüşlerinden yola çıkan Plotinos, Platon'un İyi İdeasını tanrılaştırmış ve var olan her şeyi Tanrı'dan başlayan bir türüm ya da sudur süreciyle açıklamıştır. O da tıpkı Platon gibi, maddi dünyanın, sürekli olarak değiştiği için, gerçek olamayacağını düşünür. Yalnızca değişmeyen bir şey gerçekten var olabilir. Bundan dolayı, bu değişmeyen gerçeklik, Platon'un da göstermiş olduğu gibi, maddi dünyadan farklı ve ayrı olmalıdır. Bu varlık ise, Plotinos'a göre, Tanrı'dır. O Tanrı hakkında, Tanrı'nın bu dünyadaki her şeyi aştığını söylemek dışında, hiçbir şey söylenemeyeceğini iddia eder. Tanrı bu dünyayı aştığı, maddi dünyanın ötesinde bulunduğu için, maddi, sonlu ve nihayet bölünebilir olan bir varlık değildir. Madde, ruh ve zihinden her biri değiştiği için, o ne madde, ne ruh, ne de zihindir. Plotinos'a göre, Tanrı, insan zihninin düşünceleriyle sınırlanamayacağından, insanın diliyle ifade edilemez. Duyularımız da ona ulaşamaz. Plotinos için Tanrı'ya ulaşmanın tek yolu, rasyonel akılyürütmeden ya da duyusal bir tecrübeden, deneyden bağımsız olan mistik bir vecd hali içine girmektir. Tanrı'nın bütünüyle saf ve basit olduğunu, Tanrı'da kompleks hiçbir şey bulunmadığını belirtmek, Tanrı'nın Mutlak Birlik olduğuna işaret etmek için, Plotinos Tanrı'dan Bir diye söz eder. Bir olan Varlık olarak Tanrı tanımı, Tanrı'nın değişmediğini ve dolayısıyla O'nun yaratılmamış ve bölünemez olduğunu gösterir. Zira Tanrı değişse, bölünebilse ya da yaratılmış olsa, birliğini kaybeder. Plotinos'a göre, Tanrı bir olduğu için, içinde yaşadığımız duyusal dünyadaki şeyleri yaratmış olamaz. Çünkü yaratma bir eylemdir ve her eylem bir değişme halini zorunlu kılar. Bundan dolayı, Tanrı aşkındır, O her türlü düşünce ve varlığın ötesindedir. O'na ne öz, ne varlık, ne de yaşam yüklenebilir. Çünkü bütün bu ayırım ya da yüklemler bir ikiliğe yol açarlar. Öyleyse, Tanrı hakkında, yalnızca O'nun bir, bölünemez, değişmez, ezeli ve ebedi olduğunu, varlığın ötesinde bulunduğunu, kendi kendisiyle hep aynı kaldığını, O'nun için geçmiş ya da gelecekten söz edilemeyeceğini söyleyebiliriz. Plotinos, işte bu durumda dünyanın yaradılışını ve var oluşunu açıklamak için, felsefe tarihinin ilk türüm öğretisini geliştirmiştir. Ek Bilgiler Plotinus (204-264), Mısır’da Lycopolis’te doğdu ve İskenderiye’de Ammonius Saccas’ın denetimi altında on bir yıl boyunca felsefe üzerine çalışmalarda bulundu. 243 yılında Roma’ya giderek orada bir okul kurdu; ancak elli yaşına kadar yazılarında kendi felsefesinden bahsetmedi. Ölümünden (269) sonra öğrencisi Porphyry onun yazılarını gözden geçirdi ve yayımladı. Öğretmeninin yaşamöyküsünün de bulunduğu altı adet Ennead (dokuzluk) günümüze ulaşmıştır.