Duvaktaki Gözyaşı

·
Okunma
·
Beğeni
·
198
Gösterim
Adı:
Duvaktaki Gözyaşı
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059916455
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kariyer Yayınları
Bu esnada arkada kapı yavaşça açıldı. Handan ablasının kalktığını duymuş, o da uyanmıştı. Feyza arkasında bir küçük ses, bir hıçkırık duydu. Döndü, gelen küçük kız kardeşi Handan’dı: “Abla, ne olur, gitmesen olmaz mı?” diye yalvardı. O daha küçüktü, Evliliğin ne olduğunu bilmiyordu. Feyza’nın yüreğinde volkanlar patladı. Kollarını kardeşine açtı. Sonsuza uçuşan kelebekler gibi mavimsi, sarımtırak, yeşil… Handan, yanaklarında iki damla yaş ve titreyen dudaklarıyla ablasına tekrar yalvardı: “Ne olur abla kal, gitme!” dedi. Feyza cevap veremedi, kelimeler boğazında düğümlendi. Karşısında mahzun, minik bir çehre, buğulu bakışlarla ve elvedada saklanan küçücük, hüzün dolu bir gülümseme ile ona bakıyordu. Onu, can bilen cananlarının boşluğa çaresiz seslenişiydi bu; “Ne olur kal, gitme!” Gözyaşları, yanaklarından nisan yağmuru gibi boşalmaya başlamıştı. “Ne olur kal, gitme!” deme, benim küçük kardeşim. Annemi sana emanet ediyorum. Artık onun kızı sensin bundan sonra.” Gözlerini kardeşinden kaçırdı, dudakları titredi. Ağlamaklı bir sesle: “Kim bilir, bir gün yeniden yağar nisan yağmuru, yeşerir tomurcuklar açar domur domur. Bekle beni, ayaz yemeden kal küçüğüm!” Yine minik bir ses, bir damla gözyaşı: “Ablacığım, ne olur kal, gitme!”
Feyza’nın artık konuşacak takati kalmamıştı.



(Tanıtım bülteninden)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Duvaktaki Gözyaşı
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
246
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059916455
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kariyer Yayınları
Bu esnada arkada kapı yavaşça açıldı. Handan ablasının kalktığını duymuş, o da uyanmıştı. Feyza arkasında bir küçük ses, bir hıçkırık duydu. Döndü, gelen küçük kız kardeşi Handan’dı: “Abla, ne olur, gitmesen olmaz mı?” diye yalvardı. O daha küçüktü, Evliliğin ne olduğunu bilmiyordu. Feyza’nın yüreğinde volkanlar patladı. Kollarını kardeşine açtı. Sonsuza uçuşan kelebekler gibi mavimsi, sarımtırak, yeşil… Handan, yanaklarında iki damla yaş ve titreyen dudaklarıyla ablasına tekrar yalvardı: “Ne olur abla kal, gitme!” dedi. Feyza cevap veremedi, kelimeler boğazında düğümlendi. Karşısında mahzun, minik bir çehre, buğulu bakışlarla ve elvedada saklanan küçücük, hüzün dolu bir gülümseme ile ona bakıyordu. Onu, can bilen cananlarının boşluğa çaresiz seslenişiydi bu; “Ne olur kal, gitme!” Gözyaşları, yanaklarından nisan yağmuru gibi boşalmaya başlamıştı. “Ne olur kal, gitme!” deme, benim küçük kardeşim. Annemi sana emanet ediyorum. Artık onun kızı sensin bundan sonra.” Gözlerini kardeşinden kaçırdı, dudakları titredi. Ağlamaklı bir sesle: “Kim bilir, bir gün yeniden yağar nisan yağmuru, yeşerir tomurcuklar açar domur domur. Bekle beni, ayaz yemeden kal küçüğüm!” Yine minik bir ses, bir damla gözyaşı: “Ablacığım, ne olur kal, gitme!”
Feyza’nın artık konuşacak takati kalmamıştı.



(Tanıtım bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Kevser Kızık
  • Özge Demir
  • Temih Kadir
  • Memet hasandag

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%50 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0