O Yalnız Yaşar Yalnız Ölür

Ebuzer

Halit Alper Şimşek
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 39 dk.
Sayfa Sayısı:
270
Basım Tarihi:
16 Aralık 2023
Yayınevi:
Bir Kitap
ISBN:
9786256542266
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·270 syf.··
2024 22. kitabı
Merhaba Sizlere 270 sayfalık olsa da yavaş ve sindire sindire okunması gereken bir kitap ile geldim. #ebuzer Ebuzer İslam'ı ilk kabul eden sahabelerdendir. Dini, çıkar amacıyla kullananlara karşı bitmeyen mücadele içinde olmuştur. Hz. Muhammed'in vefatıyla birlikte çıkarcılığı İslam'a bulaştırmaya kalkanlara karşı tek başına mücadele içine girmiştir. Ebuzer mücadelesinde hep yoksul, fakir, yetim ve öksüzlerden yana tavır koymuştur. Maddi değerler karşısında verilen rüşvet ve makamlarını elinin tersiyle itmiştir. Bir gün Ebuzer Rebeze çölüne sürgün edilir. Şam valisi Muaviye, Osman’ın Ebuzer’i  Rebeze’ye sürgüne gönderdiğini duyunca, karısını da onun yanına sürgün etmeye karar verir. Ebuzer Rebeze çölünde kıt kanaat yaşamaya çalışır. Geçim sıkıntısı onu zorlamaktadır; karısı çocuğu açlıktan bitap düşer. Yoksulluk ve açlık hayatlarını zorlaştırır. Sonunda kızı, yaşlı babasının gözleri önünde açlıktan ölür. Ebuzer zalime karşı mazlumun içli çığlıdır. Ebuzer bir tavırdır, bir duruştur. Ölümün pahasına hakkı ve sabrı tavsiye etmenin, Allah’tan başka hiçbir güce hamd etmemenin, O’ndan başka otorite tanımamanın ve kâinatta yaratılmış olan her şeyin O’nun mülkü olduğu gerçeğinin yaşanmış bir örneğidir. İslam Peygamberi buyurdu ki :’’ALLAH EBUZER’E RAHMET ETSİN, YALNIZ YOL ALIR, YALNIZ ÖLÜR VE YALNIZ DİRİLTİLİR’’ #alıntı Kitapla kalın #morokumalar @morhayalperestinkitapligi @simyayikesfet @1kitapyayincilik @ss_yayinlari #reklamdegildir #isbirligidegildir
EbuzerHalit Alper Şimşek · Bir Kitap · 20236 okunma
Puan vermedi·270 syf.··
2024 15. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2024 02:14
" Ben de bir zerreyim Bu alemin içinde, zayıf ve çaresiz Kendini güçlü zanneden bir zerre. Çaresizliği karşısında sığınacak bir yer bulmaya çalışan zerre. YALNIZ YAŞAYAN, YALNIZ ÖLEN VE TEK BAŞINA DİRİLTİLECEK OLAN SAHABİ: EBU ZER GIFARÎ RADIYALLAHU ANH. Ebu Zer Gıfari radıyallahu anh'ın yaşantısı mücadeleyle başladı ve mücadeleyle son buldu. Rasulullah'ın ifadesiyle yalnız yaşadı ve yalnız öldü… Mensup olduğu Ğıfar kabilesi haram aylarda bile baskın yapmaktan, yağmacılıktan, yol kesmekten ve can almaktan çekinmeyen bir kabileydi. Ebu Zerr‘in de Müslüman olmadan önce kabilesi gibi yol kestiği, yağmacılık yaptığı bilinmektedir. Hatta kabilesindeki en atılgan, en çevik ve gözü pek yağmacılardan olduğu söylenmektedir. Fakat onlardan farklı olarak asla putlara tapmamış. Mekke‘de Peygamber Efendimiz‘in (s.a.v.) bir olan Allah‘ın dinine, İslam‘a çağrısını duyunca oraya gitmiş ve Resulullah‘ı (s.a.v.) bulmak adına karşılaştığı tüm zorlukları yenerek O‘na ulaşmış, Müslümanliga erişen güzel insan. Ebuzer; Gölgeler uzamaya başlayınca yollara düşen, bütün gece boyunca yürüyen, güneş doğup sıcaklığı arttırıncaya kadar durmak bilmeyen, adımlarına ancak namaz ve küçük istirahatlar için ara veren bir yolcu. Oyle guzel bir kitap ki, Ebuzer in muslumanlikla nasıl tanıştığı, Efenndimize olan düşkünlüğü, ona yaren olma cabalari, doğru bildiği şeyleri söylemekten asla çekinmeyen, sürgün yaşamı ve beraberinde Rebeze çölü yakınları nda yine yalniz biten bir omur yasayan sahabelerden .. EBUZER "O yalnız yaşar, yalnız ölür.."
EbuzerHalit Alper Şimşek · Bir Kitap · 20236 okunma
Puan vermedi·270 syf.··
2024 130. kitabı
Kitabımızda Peygamberimiz Hz.Muhammed’in yakın dostlarından Ebuzer el Gıfari’nin hayat hikayesini, düşünce dünyasını, İslamiyet ile olan derin bağını okurken İslamiyet tarihinde yaşanan olaylara Ebuzer’in gözüyle bakıyoruz. İlk Müslümanlardan olan sahabemizin gerçek adı Cündüb bin Cünâde’dir,İslam dünyasında “Ebu Zer” olarak adlandırılmıştır. Mekke’nin ticaret yolu üzerinde olan Beni Giffar kabilesindendir. Bu kabile ticaret kervanlarını yağmalamakla meşhur olmuş acımasız bir gruptur. Ebu Zer’in kabilesi diğer kabileler gibi puta tapmasına rağmen, Ebu Zer putlara karşı hep soğuktur, çölde hep gökyüzünü, güneşi, yıldızları izler ve kendisine henüz tebliğ gerçekleşmemesine rağmen İslamla kendiliğinden kalben tanışır aslında.Bir gün kabileye uğrayanlardan Hazreti Muhammed’in varlığını öğrenir ve onun yanına gitmek için yollara düşer. İşte Ebu Zer’in macerası o zaman başlamıştır… Bu anlamlı dönemlerde sahabelerimizden birinin hayatını okumak çok güzel oldu. Hem tarihi hem de İslami açıdan bir çok sorgulama yaptığım eserlerden birisi. Hatta sanırım Ebu Zer hakkında okumalarıma bu kitaptan sonra da devam edeceğim çünkü bu konuda farklı bakış açıları da görmek istiyorum. Bu eser ile Ebu Zer’i daha yakından tanımış oldum, onun hayatını, düşüncelerini, çektiklerini akıcı bir anlatımla su gibi okudum diyebilirim. Hatta sanki kalben o dönemlerde yaşadığımı hissettim… . . . “O yalnız yaşar, yalnız gezer, yalnız haşrolacaktır.“ . . .
EbuzerHalit Alper Şimşek · Bir Kitap · 20236 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Halit Alper ŞimşekYazar · 0 kitap
1972 yılında Ankara’da dünyaya geldi. İlköğretim yıllarını tamamlarken henüz çok küçük yaşlarda 12 Eylül darbesine tanıklık etti. Babası, o dönemde Mamak Askerî Cezaevi’nde tutuklu bulundu. Çocuk yaşta olmasına rağmen o yıllarda yapılan kütüphane ve Anıtkabir ziyaretleri onun zihninde derin izler bıraktı. On binlerce öğrenci arasındaki o küçük çocuk, ileride hayatı boyunca araştırmaya ve öğrenmeye duyduğu sınırsız merakla tanınacaktı. Küçüklüğünden itibaren dünyayı anlamaya karşı sarsılmaz bir tutku besledi. Oyun oynamak ya da eğlenmek diğer çocuklar için ne kadar çekiciyse, onun için o kadar gereksizdi. Babasının öğretmenlik mesleği nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanını dolaştı. İlk yükseköğrenimini Ege Üniversitesi Tekstil Bölümü’nde başlattı. Ancak bir felsefe öğrencisi arkadaşının yönlendirmesiyle yolu edebiyata düştü. Başlangıçta “Benim fizik, kimya, matematikle ilgim var; edebiyat en son yapacağım iştir.” dese de, kader onu Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne ve öğretmenlik mesleğine yönlendirdi. Öğrenciliği boyunca hem okudu hem çalıştı; bir yandan da ailesinin geçimini sağlamaya uğraştı. Siyasi sebeplerle pek çok haksız suçlamaya maruz kalmasına rağmen yılmadı, azimle mücadelesini sürdürdü ve sonunda edebiyat öğretmeni olarak mezun oldu. Hayatı, adeta bir “Kahramanın Yolculuğu” gibiydi. Yaşadığı bazı deneyimler anlatılamayacak kadar derin ve kişisel kaldı. Ancak o, her defasında karanlığın içinden yeniden doğmayı bildi. Şeytandan daha kötü niyetli, türlü hilelerle tuzak kuranlara rağmen sarsılmaz bir iradeyle yoluna devam etti. Ahlat Yatılı Bölge İlköğretim Okulu’na sürgün edildiğini öğrencilerine söylediği o an hâlâ dün gibi hafızasındaydı; tüm sınıf gözyaşlarına boğulmuş, 400 öğrenci onu alkışlar ve çığlıklarla uğurlamıştı. Yazmak onun için sadece bir ifade biçimi değil, bir direniş biçimiydi. Kitaplarıyla ve bilinçlendirme çabalarıyla öğrencilerine ışık olmayı sürdürdü. Beş yıl süren bir mücadelenin sonunda görevinden el çektirilse de, kaleminden ve inancından asla vazgeçmedi. Bu süreç, ona “sarsılmazlık” ve “eğilmezlik” ilkelerini kazandırdı. Artık bir kurtarıcı beklemiyor, gökten bir elin uzanmasını değil, insanın kendi içsel gücünü keşfetmesini savunuyordu. Uzun yılların birikimiyle kaleme aldığı “Evrensel İlahi Yasalar” kitabı, onun yaşam felsefesinin pusulası oldu. Kişinin hakikate kendi çabasıyla ulaşabileceğini, bilim, felsefe, din ve hikmet unsurlarının birleştiği noktada gerçek bilgelik ışığının doğduğunu vurguladı. Bütün çalışmalarında bu dört unsuru bir araya getirerek, bilginin bilgeliğe dönüştüğü bir tekâmül sürecini yaşam görüşü haline getirdi. Onun eserleri yalnızca edebiyat alanında değil, insanın içsel yükselişini ve hayatın ilahi dengesini anlamaya yöneliktir.