Bilim ve teknolojinin üretimi, bilimsel bilginin dolaşımı, yaratıcı potansiyeli yüksek bireylerin yetiştirilmeleri sonucu ülkeler ekonomik ve siyasi yönden önemli değişimlere uğramıştır. Hızlanan bu değişim, başta eğitim alanında olmak üzere ülkeler arasında sürekli yenileşme ve gelişme eğilimi, daha fazla bilgi, daha yeni teknoloji amacına yönelik sınırsız bir rekabeti de hızlandırmıştır. Hızla geçen zamana paralel olarak yeni oluşumlar, teknolojik atılımlar eğitim sistemlerini de etkilemiştir.
Eğitim amacı bilgi seviyesi yüksek hem bireysel hem de evrensel bir kültüre sahip sağlıklı bir toplum yetiştirmektir. Eğitimdeki tüm yenileşme ve gelişme girişimleri toplumun her kesiminin ilgi alanına girmektedir. Eğitim, toplumda değişmelerden sorumlu olması nedeniyle değişime diğer sistemlerden önce uyum sağlamak durumundadır. Bir ülkenin refah ve mutluluğu, o ülke insanlarının nitelikli ve sürekli bir eğitim almaları ve bununla kazandıkları bilgi, beceri ile ekonomik büyümeye yapabilecekleri katkıya bağlıdır. Bunun için sosyoekonomik gelişmenin en önemli itici gücü ve verimlilik artışının en önemli unsuru toplumun eğitim düzeyidir.
Eğitim genel anlamda kişilerin bilgi dağarcığında, düşünce ve davranış yapısında, becerilerinde olumlu değişmeler sağlayan süreçtir. Eğitim, toplumun yaratıcı gücünü ve verimliliğini arttıran, kalkınma çabasının gerçekleşmesi için gerekli nitelikte ve nicelikte iş gücü yetiştirilmesini sağlayan ve toplumdaki bireylere yeteneklerine göre yetişme ve meslek edinme olanağı sağlayan etkili bir araçtır.