Bugün siyasi partilere oy vermek bile benzer bir Beğenme ve Beğenmeme sürecine dönüşüp gerçek bir siyasi içerikten yoksun hâle geldi. Bu yeni sözde-aktif evrende herkesin sözü var, ama sözümüzün olması, pek tabii ki, kimsenin duyulmadığı anlamına geliyor.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Kaybı kaydetmede yaşanan bu zorluk başka bir zorluğa, yokluğun değil de varlığın muhasebesini yapma zorluğuna yansır.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Geleceği konu edinen neredeyse her bilim kurgu anlatısı korkunç bir sırrın üzerinde yükselen bir "ideal" dünyayı resmeder: İstenmeyen yurttaşlar yenir, öldürülür, geri dönüşüme sokulur, ıskartaya çıkarılır; hatıralar ve duygular silinir ya da değiştirilir. Hep aynı yapı söz konusudur: Mükemmellik ya da mutluluk, iradi veya gayriiradi bir fedakârlıkla, yahut kayıpla mümkün kılınır.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Teşhis pazarını hıncahınç dolduran alışveriş bağımlılığı, seks bağımlılığı, internet bağımlılığı ve telefon bağımlılığının bu şekilde değerlendirilmesinin sebebi, görünürde bilinçli bir şekilde kontrol edilememeleridir. Fakat bunların ardındaki esas bağımlılık özerklik bağımlılığıdır: kendimize bütünüyle hâkim olabileceğimiz yanılsaması. Bunu ne kadar benimsersek, o kadar çok düzensizlik olacaktır.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Dil bizi işlerken, düşüncelerimiz bizi farklı ve çoğu kez ıstıraplı yönlere doğru çekerken, ellerimizi bu dengeyi üretmeye çalışmak için mi kullanıyoruz? Ve “söz”, ellerimizin kullanımı aracılığıyla ete kemiğe bürünmeye ihtiyaç duyuyorsa, nihai formu yazma edimi midir?
"Bana öyle geliyor ki, yaşamı seçerken yaşamayı ihmal ediyorsun."
Sayfa 19 - İthaki Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat