El ve Yüz Çizgilerinin Anlamı

Elfabe

Mehmet Ali Bulut
Eski tabiplerin elinde bugünkü teşhis aletleri yoktu. Onlar vücudun dilini kullanırlardı. Avuç içindeki buruşukluğun, birbirini kesen karma karışık çizgilerin, tırnaklarda beliren renk ve kabartıların hangi hastalıklara işaret ettiğini bilirlerdi.
".... Sonra Allah lütuf ve inayetiyle, hikmetinin gereğini, sanatının inceliğini bu yaratıkta (insanda) göstermiş. Yüzünü, şekil ve yapısını içine (özüne); organılarının biçimini ahlak ve karakterine bir işaret yapmıştır ki insan şekil ve yapısından kendi vasıflarını bilip ona göre ahlak ve hareketlerindeki, huylarındaki eksik ve aksaklıkları düzeltsin.
Reklam
Eski tabiplerin elinde bugünkü teşhis aletleri yoktu. Onlar vücudun dilini kullanırlardı. Avuç içindeki buruşukluğun, birbirini kesen karma karışık çizgilerin, tırnak- larda beliren renk ve kabartıların hangi hastalıklara işaret ettiğini bilirlerdi. Gözün altındaki morluklar, dudaklardaki kuruluklar, saçın cansızlığı, alnın iki yakasında beliren kırk beş derecelik dikey çizgiler, kalın ve derin alın çizgileri... Bunların tamamı hastalıkların teşhisinde kullanılırdı. Bugün de birçok hâzık doktor, daha patolojik bir vaka olmadan vücuttaki olumsuz bir gelişmeyi yakalayıp tedavi edebiliyor. Dawn sendromu dediğimiz ve genetik sapmalardan oluşan hastalık nasıl yüzden de okunabiliyorsa, aynı şekilde salgı bozuklukları, sistem travmaları problem olmadan önce teşhis edilebilir ve düzeltilebilir.
Sayfa 22 - Hayat·Kitabı okudu
Alıntı
EL NASIL YORUMLANIR?
Her şeyden önce elin biçimi ve parmaklar dikkatlice incelenir. Yüz ile el arasındaki ilişkiler gözden geçirilir. Çünkü bazen yüzdeki arızalar, eldeki işaretleri değiştirir. Sonra elin içindeki tepelere dikkatle bakılır. Parmakların altındaki bombelerin yükseklikleri gözden geçirilir. İşaret parmağının altındaki tepe diğerlerinden daha şişkin ise bu şahsın iyi bir idareci olduğu göz önünde tutulur, diğer çizgiler ve işaretler buna göre yorumlanır. Başparmak özellikle önemlidir. Çünkü bu parmak kişinin öz kaynaklarının kapasitesini verir. Öncelikle dikkat edilmesi gereken bir başka husus ise başparmak ile işaret parmağının bağlantı noktasıdır. Bu bağlantı perdeli ve dar açılı ise karşımızdaki insan etkin değil edilgen bir tiptir. Yönetilmek için yaratılmıştır. Orta parmağın kalın ve altındaki tepenin şişkin olması mala mülke düşkün bir tipi ele verir. Yüzük parmağı altındaki tepenin şişkinliği diğerlerine göre daha bariz duruyorsa mutlak manada bir sanatçı, hem de velut ve doğurgan bir sanatçı ile karşı karşıyayız demektir. O zaman elin diğer unsurları da buna göre yorumlanır. Serçe parmağı da çok önemlidir. Çünkü serçe parmağının altındaki tepe daha belirgin ise bu insan ticarette ve insanları ikna etme sanatlarında güçlüdür demektir... Başparmağın dip kısmı olan Venüs tepesi çok etli ve güçlü bir yapıda ise bu insan maddi hazlara her şeyden çok önem veriyor demektir. Uçları etli ve küt parmaklar, pratik sanatlarda, uçları ince ve sivri parmaklar ilhama dayalı işlerde başarılı olurlar... Parmaklar avuç kısmından daha uzunsa tefekkür ve ilham, avuç parmaklardan daha uzunsa pratik ve üretmeye yönelik işlerde mahareti sergiler. Bütün bunlar dikkatlice incelendikten sonra avuç içindeki çizgiler incelenir.
Sayfa 29 - Hayat·Kitabı okudu
Alıntı
Dindarlık, tabiatı uygun olan insanlarda kemal ve olgunluktur. Fıtratı ehil olmayan, sert ve kurak tabiatlar için din, onlardan hâsıl olacak hoş olmayan hâl ve hareketlerin bastırılması anlamına gelir. O da büyük bir iştir. Tabiatının oynak, hileci olduğunu hisseden bir insan, kendisini dürüstlük için zorlamalı. Akil adam öyle yapar. Akıldan mahrum olan ise der ki, "Ne yapayım bu benim kaderim imiş. Halbuki insan tam da 'bu kaderdir' denilen şeylere karşı imanı, ahlakı ve sabrıyla mücadele etmek için yaratılmıştır. Görevi tabiata teslim olmak değil, onunla mücadele ederek onu doğru yönde evirmektir.
Sayfa 86 - Hayat·Kitabı okudu
Alıntı
Hiçbir insan, yüzde yüz kötü veya iyi değildir. Aklın ve iradenin kötü kullanılması hadisesi vardır. Allah'ın bunu bilmesi de kaderdir. Kader, mutlak manada uymak zorunda olduğumuz bir program değil, serbest iradenin kullanılmasıyla ortaya çıkan olaylar zincirinin, ilmine sınır olmayan Allah tarafından bilinmesidir.
Sayfa 204 - Hayat·Kitabı okudu
Reklam
Reklam