Elimle Seçtiklerim

Faruk Nafiz Çamlıbel
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 0 dk.
Sayfa Sayısı:
106
Basım Tarihi:
1935
Yayınevi:
Yeni Şark, Bitik Yurdu Yayınları
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Han Duvarlarından Gönül Köprülerine...
10/10
·106 syf.··
2026 160. kitabı
Elimle Seçtiklerim külliyatı, benim için sadece bir şiir toplamı değil; Anadolu’nun o vakur, o çilekeş ama bir o kadar da mağrur çehresine tutulmuş en berrak, en yerli aynadır. Şairin kendi imbiğinden süzerek bize sunduğu bu seçki; İstanbul’un zarif estetiğiyle Anadolu’nun tozlu yollarının, han duvarlarının ve yanık türkülerinin o muazzam nikâhıdır. Faruk Nafiz, kelimeleri bir nakkaş titizliğiyle işlerken; bizi "Memleket Edebiyatı"nın o hem sızılı hem de heybetli zirvelerine çıkarır. ​Edebi bir düz yazı ile bu memleket sevdasını dile getirmem gerekirse; bu seçki, Türkçenin o pürüzsüz, o su gibi akan aruzundan heceye geçişinin en asil zaferidir. Han Duvarları’nda yankılanan o "Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı" sesi, benim içimde sadece bir yolculuk değil, bir tarihin ve bir coğrafyanın kaderine atılan imzadır. Şair, Anadolu’yu dışarıdan bir gözlemci gibi değil; onun derdini derdi, neşesini neşesi bilen bir evlat gibi anlatır. Çoban çeşmesinin başında durup o bitmek bilmeyen efsaneyi dinlerken, aslında kendi köklerimin ne kadar derine indiğini hissettim. ​Okurken şunu iliklerimde duydum: Faruk Nafiz’in şiiri, bir yanıyla o çok sevdiği lirik "peri"lerin masalsı dünyasında gezerken, diğer yanıyla ayaklarını o sert ve bereketli toprağa sımsıkı basar. "Sanat" şiirinde dediği gibi; biz başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz... Bu mısralar, benim için sadece birer kafiye değil; bir duruş, bir kimlik ve bir vefa borcudur. O, dili öyle bir kullanır ki; Türkçenin o en saf, en yalın haliyle bile ne kadar devasa bir musiki yaratabileceğini kanıtlar. ​Nihayetinde bu kitap, benim için bir "gönül coğrafyası" haritasıdır. Çamlıbel ile beraber anladım ki: Bizim asıl zenginliğimiz, o uzak köylerdeki isli lambaların ışığında, o kerpiç
Şiir
Elimle SeçtiklerimFaruk Nafiz Çamlıbel · Yeni Şark, Bitik Yurdu Yayınları · 193514 okunma

Yazar Hakkında

Faruk Nafiz ÇamlıbelYazar · 13 kitap
18 Mayıs 1898 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Orman ve Maadin Nezareti memurlarından Süleyman Nafiz Bey, annesi Fatma Ruhiye Hanım’dır. İlk ve ortaöğrenimini Bakırköy Rüştiyesi ile Hadika-i Meşveret İdadisi’nde tamamladı. Şiire çocuk yaşlarda başladı. Yazarın ifadesine göre ilk şiiri “Saat”, "Çocuk Dünyası" adlı bir dergide yayımlandı (1914). Bir süre tıp öğrenimi gördükten sonra okuldan mezun olmadan ayrıldı ve gazeteciliğe başladı. 1917-1918’de Ati Gazetesi’nin yazı işlerinde çalıştı. 1922’de gazetenin temsilcisi olarak Ankara’ya gitti. 1922’de Kayseri Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. Kayseri’ye yolculuğunu, "Han Duvarları” adlı uzun şiirinde anlattı. Şiiri, Osmanzade Hamdi Bey'e ithaf etti. Kayseri’de kaldığı iki yıllık dönemde Millî Mücadele’nin havasını çok yakından yaşadı. Geleceğin ünlü şairi Behçet Kemal onun Kayseri Lisesi’nde öğrencisi oldu. Şair, Kayseri Lisesi’nin marşını da kaleme aldı. 1924’de Ankara Erkek Muallim Mektebi'nde edebiyat öğretmenliğine geçti; ardından Ankara Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Ankara Kız Lisesi Marşı'nın güftesini yazdı. 1932’ye kadar yaşadığı Ankara’da cumhuriyetin kuruluşuna tanıklık etti. 1924’te “Çoban Çeşmesi”, 1928’de “Suda Halkalar” isimli kitapları yayımladı. 1928’de Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati'nin başkanlığındaki “Şark Vilâyetlerini Tedkik Heyeti”'nde bulunarak Sivas, Erzincan, Gümüşhane, Trabzon, Erzurum illerini ve dönüşte Kastamonu'yu gördü. Bu yolculuk, onun edebî yaşamında bir dönüm noktası oldu. Memleket şiirleri yazmaya yöneldi. 1931’de Ankara Kız Lisesi’nde coğrafya öğretmenliği yapan Azize Hanım ile evlendi. Bu evlilikten İsmet ve Yeliz adında iki çocuğu dünyaya geldi. 1932-1946 arasında İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı. Vefa, Kabataş Lisesi ve Amerikan Kız Koleji edebiyat öğretmenliklerinde bulundu. 1933'te Onuncu Yıl Marşı’nın sözlerini Behçet Kemal Çağlar ile birlikte kaleme aldı. Ankara ve İstanbul’daki öğretmenlik yıllarında çeşitli dergi ve gazetelerde şiirler, fıkralar yayımladı. Mizah dergilerinde “Deli Ozan” ve “Çamdeviren” takma adlarıyla mizahi manzumeler yazdı 1946’da siyasete atıldı ve 1946'dan 27 Mayıs 1960'a kadar Demokrat Parti İstanbul milletvekili olarak TBMM’de görev yaptı. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından tüm milletvekilleri ile birlikte kısa bir süre Yassıada'da, daha sonra da Celâl Bayar ve diğer Demokrat Parti milletvekilleri ile birlikte Kayseri Kapalı Cezaevi'nde tutuklu kaldı. 16 ay sonra aklanarak serbest kaldı. Serbest kaldıktan sonra siyasete dönmek istemedi. Son yıllarını Arnavutköy’deki evinde geçirdi. Yassıada’da arkadaşlarıyla birlikte yaşadığı baskıyı “Zindan Duvarları” adlı bir şiir ile anlattı ve şiiri kitap olarak yayımladı. Eşinin ani ölümünün ardından çıktığı Akdeniz gezisi sırasında Samsun vapurunda Kaş - Fethiye arasında seyrederken 8 Kasım 1973 günü bir gezi sırasında hayatını kaybetti. Cenazesi, 11 Kasım 1973 tarihinde Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilmiştir. Öğretmenlik yaptığı Kabataş Lisesi’nde 2005 yılında Faruk Nafiz Çamlıbel adına bir müze açılmıştır.