Elmet'tan kaçışını hep haklı sebeplere bağlayan, okura her ayrıntıyı ince detay ve betimlemelerle anlatan, on dört yaşındaki karakterimiz Daniel ve ailesinin yaşamının konu edildiği hikâyeyi okuyoruz. İngiliz Edebiyatının ödüllü kitabı 'Elmet' toprak sahibi insanların ve bu topraklarda emeğinin karşılığı tam verilmediği, yasal olmayan yollarla çalışmak zorunda bırakılan ve paranın gücünü anlatan bir kitap aslında.
Etraflarını yavaş yavaş saran kötülüğe karşı kendilerince geliştirdikleri yöntemlerle kasabada ki tüm insanlardan uzaklaşmak zorunda bırakılan iki kardeşin babalarına duydukları derin sevginin dışında yaşamları sadece yaşadıkları ev ve de eğitimlerine katkıda bulunan bir kadının yanında geçirdikleri bir kaç saat ders ve sonrasında yenen yemekten ibaret olması. Çocuklar yaşadıkları kasaba da dahil olmak üzere hem okul hem de arkadaşlarından uzak bir korulukta yaşamaktadırlar. Sadece tren seslerini sıklıkla duydukları evlerinin bulunduğu arsanın aslında annelerine ait olması fakat yasal olarak bu hakların başka birinde bulunması yine babanın çocukları için bu evin de içinde bulunduğu arsaya karşı verdiği mücadele ve sonrasında yaşananlar konunun ana temasını oluşturuyor. Çocukların günlük yaşamlarında kullandıkları içki ve sigaranın olağan bir durum gibi yer almasının dışında anneleri hakkında da pek bir bilgiye sahip olmamaları da kitapta sıkça geçiyor. Belli bir dönem büyükanneleriyle kalan çocuklara eşlik eden anneleri çocukları tarafından sadece kıyafetlerinin yıkanıp sürekli uyuduğu ve yine evden her ayrılışında da bu defa çarşaflarının yıkandığı bir anı olarak kalıyor. Baba ise büyükanne ölünceye kadar ara ara ayrı kaldığı çocuklarını bir daha bırakmamak için Elmet'te kendilerinin inşa ettikleri evde yaşamlarına devam etmek üzere bir düzen kurmaya
"Babacık" kelimesiyle dolu 19 sayfalık, rezilce yazılmış ilk bölümden sonra bırakmak istesem de hikâyenin akışının her bölümde, oldukça iyi yönde düzeldiğini söyleyebilirim. Devam eden sayfalarda gerçekten atmosferi iyi yansıttığını ve gerilim türünü gayet kaliteli şekilde ele aldığını da eklemeliyim. Yani neyse ki hüsrana uğramadım...
14 yaşındaki Daniel isimli çocuğun bakış açısıyla; gözlerden uzak bir yerde babası, ablası ve kendisinin yaşadığı zorlu olaylar anlatılmış...
Price isimli adama ait olan araziye izinsiz olarak ev inşaa ettikleri için, bu adam ve çocukları tarafından fazlasıyla eziyet görüyorlar ancak adamın dikkate almadığı bir şey var ki eskiden bir dövüşçü olan baba; her ne kadar zayıf ve çelimsiz Daniel kendisine benzemese bile, kızını her şeye hazırlıklı olarak yetiştiriyor.
Gerilim türü sevenlere mutlaka tavsiye ederim.
Aslında okumaya başlamadan pek beklentim yoktu. Okumaya başladığımda kitabın gayet akıcı olduğunu gördüm. Sonlara doğru ise tempo daha da arttı. Şans verebileceğiniz bir kitap.
O kadar çok ayrıntı ve betimleme yapılmış ki kurgu , karakterler arada boğulup kalmış. Okunması akıcı bir kitap değildi ,benim açımdan zor okunan bir kitap oldu. Sırf sonunu nereye bağlayacak , verilmek istenen mesaj nedir diye merak ettiğimden okudum. Yazar çocuğun bakış açısından olayları anlattığı için çocuk dili kullanmak istemiş ama bence pek beceremeyerek güzel olabilecek bir kurguyu boğmuş. Sonuç olarak beni pek etkileyen bir kitap olmadı