İbn Abbas r.a anlatıyor:
Aişe r.a hastayken İbn Abbas halini sormaya gelip kabul edilmesi için izin istemişti.
Aişe r.a birini göndererek:
"Kendimi kederli ve sıkıntılı hissediyorum. Bir başka zaman buyursun!" dedi. İbn Abbas haberciye:
"Kabul edilmeden buradan ayrılmam!" cevabını verdi. Haberci bu cevabı ona bildirince Aişe girmesine izin verdi. Huzuruna geldiğimde:
"Doğrusu çok tasa ediyor ve sıkılıyorum. Zira hata ve noksanlarım varken ölümün ansızın geleceğinden korkmaktayım" diye konuştu. İbn Abbas:
"Allah'a yemin ederim ki ben Peygamber efendimizi:
"Aişe cennetliktir!" diye söylenirken işittim. Allah'ın ilk önce cehennemde yanıp sonra Cennete girecek bir kadınla Onu evlendirmesi ona verdiği şerefle asla uyuşmaz!" Bu sözleri duyan Aişe:
"Sen beni sıkıntı ve üzüntülerimden kurtardın. Allah da seni kurtarsın!" dedi.
Hanefilere ve bir rivayette İmam Malik'e göre abdestte niyet farz değil sünnettir. Delili abdest ayetinde "Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinizle birlikte ellerinizi yıkayın. Başınızı mesh edin. Her iki topuğunuzla birlikte ayaklarınızı da yıkayın."(Maide/6) buyurularak abdestin dört farzı belirlenmiş niyetten söz edilmemiş olmasıdır.
İmam Şafii, Ahmed b. Hanbel ve başka bir rivayette İmam Malik'e göre ise abdestte niyet farzdır.
Hz. Aişe (r.anha)'nin şöyle dediği rivayet edildi: Resulullah (s.a.s) buyurdu ki:
“Allah insan için cennette yüksek dereceler yazar. O insan, kendisini o dereceye ulaştırabilecek bir amel yapamaz. Bu yüzden, Allah ona, o dereceyi kazanabilmesi için, çeşitli belâ ve musibetler vermekte devam eder.”