Şiddet eğilimli erkeklerin rehabilite edilmesi mümkün müdür?
Zihinsel hadım şeklinde yorumlanabilecek tedavi yöntemlerinin etik olup olmayışı... Günümüzde toplumun kanayan yarası üzerine
Ütopik bir roman
Her satırını okudukça; keşke kadınları, çocukları, yaşlıları, kedileri, köpekleri, ağaçları, denizleri, ormanları, kısacası bütün canlıları ve dünyayı böylesine koruyan böylesine gizli güçler, mükemmel organizasyonlar gerçekten de olsa, diye düşünüyorsunuz.
Esdika, Uğur Kıymaz’ın ilk romanı. Üç günde soluksuz okudum.
Türkiye’de kadına şiddet konusuna vurgu yapan, farkındalık yaratan; yaratıcı kurgusu, sürükleyici ve akıcı anlatımıyla benden tam not alan bir kitap.
Spoiler vermeden konudan kısaca bahsedecek olursam…
Öncelikle Esdika, eski dilde “yakın çevre, dostlar, sadıklar” anlamına geliyor.
İstanbul’un işgali sırasında Millî Mücadele’ye maddi ve manevi büyük destek veren Süleyman Kaptan ve yardımcısı Ahmed Ağa, Cumhuriyetimizin kuruluşundan kısa bir süre sonra Ulu Önderimiz tarafından çok önemli bir göreve getirilir. Esdika ve Candar soyadlarını alan bu iki aile; asker, polis ve Millî İstihbarat Teşkilatı’nın sorumluluk alanları dışında kalan bazı özel görevleri devlet adına yürütmeye başlar.
Yıllar içinde ticaret alanındaki yatırımlarıyla büyük varlık ve nüfuz kazanırlar; tüm fertleri, Cumhuriyet’e hizmet anlayışıyla çok özel eğitimlerden geçirilerek yetiştirilir. Dördüncü kuşak başkanlar, yüz yıllık gelenekleri doğrultusunda bu faaliyetleri sürdürmektedir.
Romanın merkezinde yer alan görev ise, toplumda kadına şiddetin çok can yaktığı bir dönemde; eşine şiddet uyguladığı için ceza almış kişilerin topluma salıverilmeden önce çok özel bir tedavi yöntemiyle rehabilite edilmesini amaçlayan STP (Suçlu Tedavi Projesi)’dir. Hatta suç işleme potansiyeli olan