Ağzımızdan çıkan her kelime, yaptığımız her davranış iyi mi? Kötü mü?. Kararlarımız, duruşumuz ahlaklı mı? değil mi?
Bu soruların cevabıyla çoğu zaman ilgilenmeyiz aslında. Ancak insan olmanın gereği olarak her bir eylemde ve ağzımızdan çıkan her bir sözcükte bunları ölçüp tartmamız gerekiyor, zira insanlık bununla kıymet kazanıyor. Düşünebilme fıtratıyla donatılmış insanın sahip olduğu mekanizmayı kullanmıyor oluşu onu alçaltan, düşüren mekanizmaya dönüşüyor. Etik bilinç insanın insan gibi karar vermesi, bilinçle hazlarının esiri olmadan kendisinin farkında olarak fiiliyatta bulunmasıdır. Kitabımız bu konuları büyük filozofların görüşlerini aktararak etik bilinç kavramını izah etmeye çalışıyor, akademik makalelerin derlenmesiyle bir araya getirilmiş kitabımız biraz ağır olmakla birlikte mevzu kendine çekmeyi başarıyor.
Kitaptan aklımda kalanlar özetle şöyle;
Beslenmek ve büyümek bitkilerle ortak, duyulara ait yaşamımız hayvanlarla ortaktır. Geriye akıl sahibi olan eylemlerimiz bizi biz yapıyor der Aristo.
Akla sahip olmak iki kısma ayrılır birincisi akla boyun eğmek, ikincisi akla sahip olmaktır.
Eylemlerimizi önce akla boyun eğerek hazlarımızın ve öfkemizin esiri olmadan karar verme boyutuna erişirsek Erdemli davranmış olacağız. Sonra akla hakim olup artık düşünce boyutunda Erdem sahibi olup ruhumuzun kamil boyuta ulaşmasını sağlamış oluruz.
Geçmişten günümüze bu “Etik” (ahlak) felsefesi tartışıla gelmiştir. İyi ve doğru kelimelerinin haz odağı etrafında değerlendirilmesiyle birlikte bir çerçeve önümüze çıkıyor.
1. Hedonist yaklaşım : Hazlarımızım doğrultusunda hareket edersek mutlu oluruz, bu iyidir.
İfrat boyutu, aşırılık, hayvani, Yuhudi ahlakı
2. Knik yaklaşım : Hazlarımızı tamamen terk edersek mutlu olmayız, bu