'Sana kısaca "ortak" diyorum. Çünkü bu saatten sonra dert ortağı oluyoruz bir bakıma' demiş kitabını okuyan okurlarına, Alican Sofu.. 2016 yılında Müptela Yayınları'ndan 150 sayfalık okuruyla konuşan bir kitap 'F Tipi Aşk'.. Özellikle okumadıysanız 'Gayrımeşru Yalnızlık' kitabını okumamızı tavsiye etmiş. Aslında tam da gece demli çay eşliğinde okunacak bir kitapmış ama belli bir plan ve sıralamaya göre gittiğim için okumak bugüne kısmetmiş.
Kısa kısa etrafında gelişen tanık olduğu insan manzaralarını hikaye şeklinde aktarmış. Ve konu yine aynı; aşk, kavuşamamak ve hasret üçgeninden çıkamaz insanoğlu işte bildik, okuduk, alışkın olduğumuz sevda yaralarının açtığı çığırtkan seslenişler.. Şahit olduğu insanların sevdalarını, acılarını ve yaşamış oldukları derin yaralardan bahsediyor yazar.
İzmirli yazarımızın 19 yaşında ilk aşkı tadan, çok seven bir gencin İzmir ile Aydın Nazilli'de yaşayan sevdiği kızla başlayan, gelişen, alevlenen ve elinden geldiğince sevdasına sahip çıkmaya çalışan mücadeleci bir gencin zikzaklı, iniş-çıkışlı bir sevda hikayesine şahit oluyoruz kitabının büyük bölümünde. Yazarın kendi hayat hikayesi diye düşünüyorum.
Ufak ufak kısa hikayelerde mevcut tabii. Kitabın okuruyla konuşan, bol tavsiyeli bir eser olduğundan bahsetmiştim. 'Aldatmayın!' 'Sevdiğiniz hayattayken kıymetini bilin!' 'Dil yarasıyla birbirinizi yaralamayın' gibi nasihatler vermekte.. Kalpte yaralar açan dil yarasına dönüşen, zehir zemberek dil engereginin verdiği manevî zararlar üzerinden örnekler ve yaşanmış olaylar aktarıyor Alican Sofu.
Canı acıtılan bir insanın gözyaşlarının akmasına neden olanlar elbet günün birinde bedelini öder. Yazarı samimi ve sıcak buldum. Aynı zamanda 'Ahsen' ve 'Mavi Önlüklü Tabut' hikâyelerinide okurken çok etkilendim. Aklıma gelmişken incelememin