Mussolini iktidara geldikten sonra Mason localarını kapattı. Ondan sonra seçim usulü kalktı. Suikastlere karşı tedbirler alındı. Harpten sonra trenlerdeki hırsızlığı durdurmak için ise milis gücü kuruldu, bu limanlar ve ormanlar için de geçerlidir.
Faşizm'in ekonomik modeli Solidarist Korporatizm. Bu modelde belli iş kollarındaki işçiler, işverenler, sendikalar, vb. ortak millî bir çıkar doğrultusunda hareket eder. Faşizm'de işçi ve işveren arasında toplu sözleşme vardır. Faşizm'in bir sınıfın istekleri için diğer sınıflara dezavantaj durum oluşturmaz. Faşizm için hepsi önemlidir, kapital işçi için, işçi de kapital için vardır. Ondan sonra İtalya'da Carta Del Lavaro anayasaya girer. Faşizm'de grev ve lokavt yasaktır. İşçi ve işveren arasında sorunlar uzlaşma yoluyla halledilir. Eğer çözüme varılamadıysa o zaman mahkemelere başvuru yapılabilir. Faşizm'de oy kullanmak ve millet vekili olmak istemen için korporasyonlara üye olman, yani çalışan bir kişi olmak gerekir. Faşizm'de bir adaya değil listeye oy verilir.
Faşizm özellikle gençlere önem veren bir ideolojidir. Balilla Millî Tesisleri kurularak gençlerin hem fiziksel, askeri hem de bilim dallarında eğitim alıp dinî ve millî bir terbiye ve şuurla hareket etmesini sağlar. Gençleri spora yönlendirmek amacıyla yapılan birçok çalışma vardır. Ayrıca Faşizm özel sektöre karşı değil, hatta yararlı ise destekler. İşte Faşizm ideolojisin pratiği budur.
II. Dünya Savaşı'nda mihver bloğunun en enteresan adamlarından birisi de Mussolini idi. Kendisinin inşa etmek istediği devleti, faşist ideolojinin ilkelerini ve ekonomik düzeni okumak ve anlamak adına bir merakla bu kitabı geçen yıl okumuştum. Ancak çok iktisadi tabanda ilerleyen bir baskıydı. Bu da beni okurken çok yormuştu. Diğer okurların incelemelerine de kesinlikle katılıyorum, çok tek şeritte ilerleyen bir yapı vardı. Kurgulanan modelin ne olduğu kafada asla canlanmıyor. Yine de diğer baskılara nazaran ucuz olmasından dolayı tercih edilebilir.
Faşizmin kurucusu Benito'nun devlet adına neler yaptığını detaylıca anlatıyor. Fakat iktisadi konulardan pek çakmıyorsanız alıp okumanızı önereceğim bir kitap değil.
Kötü bir çeviri, tarihsel zemine de değinilmemiş. Dorlion yayinevi genel olarak özensiz baskılar yapıyor zaten bu kitapta da geleneği devam ettirmişler.
Avrupa’nın ilk faşist lideri olan Benito Mussolini Forli'de doğdu. Gençliğinde öğretmenlik yaptı. 1902'de askerlik yapmamak için İsviçre'ye gitti. 1904'te geri dönen Mussolini 10 sene boyunca gazetecilik yaptı. Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine orduya yazıldı ve savaşta aktif olarak görev yaptı. Savaşta yaralanan Mussolini Milano'ya döndü ve burada sağ görüşlü Faşizm taraftarı "Il Popolo d'Italia" gazetesinin editörü oldu.
Benito Mussolini, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İtalya’da çıkan kaosu iyi değerlendirdi. Çökmüş ekonomi, siyasi kargaşa içindeki İtalya’da Mussolini çeşitli sağcı grupları kurduğu Faşist partisinin bünyesinde topladı ve onları organize etti. Mussolini (halk arasındaki lakabıyla Il Duce "Duçe" ) ülkenin problemlerini çözeceğini vaat ediyor ve eski Roma İmparatorluğu'nu tekrar kuracağını söylüyordu. Bunun yanında kurduğu Kara Gömlekliler adlı örgütle şiddeti artırıyor özellikle de aynı kendisi gibi ekonomik durumun kargaşasında faydalanarak büyük bir sıçrama yapan komünist gruplarla çatışıyordu. Mussolini’nin izlediği politikalar meyvesini vermeye başladı. Ve en nihayet Ekim 1922'de Mussolini Kral Viktor Emmanuel III'ü yönetimi kendisine devretmekle tehdit etti aksi takdirde 26.000 taraftarı ile Roma'ya yürüyecek ve bunu kendi yapacaktı. Komünist hareketinde önüne geçmek isteyen Kral bu teklifi kabul etti ve İtalya'da Duçe dönemi başladı.
Mussolini'nin başa geçmesiyle baskı ortamı başladı. Duçe Faşist Parti dışındaki diğer partileri kapattı, sendika hareketleri kanun dışı ilan etti, kitapve gazetelere sansür getirdi, eğitimi sıkı kontrol altına aldı ve bunun gibi bir çok düzenleme yaptı. Mussolini tüm ülkeyi tren rayları ve otobanlarla adeta ördü. Çiftçileri sürekli teşvik etti , tarım ve endüstrinin canlanmasını sağladı buna bağlı olarak da İtalya’da işsizlik azaldı. Tüm bunlar Mussolini'nin popülaritesini arttırdı.
Fakat popülaritesini daha da arttırmak isteyen Mussolini 1935'te Habeşis-tan'ın işgaline başladı. 1936'da Habeşistan'ın işgalini tamamladı ve aynı yıl Adolf Hitler'le Roma-Berlin mihverini kurdu. Bu tarihten sonra devamlı Hitler'in etkisinde kalan Mussolini 10 Temmuz 1940'da Müttefiklere savaş ilan etti. Ama İtalyan Ordusu Kuzey Afrika ve Balkanlar seferlerinde mağlup oldu. Fakat her seferinde imdada Hitler yetişti.
1943'te Müttefikler İtalya'ya çıkarma yaptılar. Kral Viktor Emmanuel III Mussolini'yi görevden aldı. Fakat Duçe Hitler’in komandoları tarafından 12 Eylül 1943'de Gran Sasso'da tutuklu bulunduğu otelden kurtarıldı ve uçakla Viyana'ya kaçırıldı. İtalya'da kendine bağlı birliklerle mücadeleyi sürdüren Mussolini Nisan 1945'de yani savaşın son günlerinde kaçmaya çalışırken İtalyan Mukavemet'ine mensup savaşçılar tarafından öldürüldü. Ertesi gün Mussolini'nin,sevgilisinin ve birkaç yandaşının cesedi Milano'da Loreto Meydanı'nda sallanıyordu.