Kurtuldun işte o ağır yükten,
Özgür ve rahatsın: Koş haydi şimdi kendi dünyana!
Değil burası senin yerin!
Koş ancak tatlı ve duru bir ışık gördüğün,
Kendin olduğun ve yalnız kendine güvendiğin,
O yere, seni yalnız İyi'nin ve Güzel'in beklediği,
Yalnızlığa! --Kur orada dünyanı!
Gitmeli mi, gelmeli mi yoksa?
Veremez karar bir türlü;
Dümdüz bir yolun ortasında
Yürür sendeleyerek, korkak adımlarla.
Batar giderek dibe,
Görür her şeyi daha çarpık,
Boğulur nefes aldığı halde,
Cansızdır boğulmuş olmasa bile.
Ne çaresizdir, ne de ister teslim olmak.
Yuvarlanmadır bu bir öylesine, engellenemeyen,
Acı içinde bir vazgeçme, aykırı bir mecburiyet,
Bazen kurtuluş, bazen eziliş,
Yarım uyku ve kendini toparlayamama
Mıhlar onu olduğu yere.