Herkes dünyaya bulunduğu noktadan bakar; kendisinin ve bulunduğu noktanın sağladığı olanaklar çerçevesinde dünyayı görür. İnsan ne zamanki gördüklerinin, deneyimlediklerinin ve zaman içinde biriktirdiklerinin kılavuzluğunda kendisiyle dünya arasındaki ilişki üzerinde düşünmeye başlar, işte o zaman felsefi düşünme de başlamış demektir.