Gecenin KapılarıOzan Özgür

·
Okunma
·
Beğeni
·
421
Gösterim
Adı:
Gecenin Kapıları
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
492
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055892760
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yazılama
"Bir sembol olarak da bilinen Abdullah Çatlı ve onun şahsında bir kuşağı anıyoruz. Şahsi çıkarlarını milletin çıkarlarına feda eden bir kuşağın. Devletin yönetiminin felç olduğu, yargı ve hukukunun işlemediği bir dönemde bu millet ve devlet için ne yapabiliriz düşüncesindeydik."
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, birkaç gün önce bu sözleri Abdullah Çatlı'nın mezarı başında sarf etti. Dualar okundu ve sembol bir kez daha taçlandırıldı… Fakat enteresandır, Yazıcıoğlu o mezarın başına gittiği gün, bir işaret gibi, dumanı üstünde bir kitap geçti elime. Gecenin Kapıları. 9 Ekim 1978'deki Bahçelievler Katliamı'ndan tam 30 yıl sonra. Sanki 7 gençten selam gibi…
Her şey doğruydu. Devlet için, millet için çocukları katlediyor, karşılığında beynelmilel kariyerler inşa ediyorlardı. Şimdi onlar o kanlı mezarlara koşuyorlar hâlâ. Biz o 7 TİP'li genci anıyoruz…
Ve evet Muhsin Bey, biz de Abdullah Çatlı'yı unutmuyoruz! Unutturmanıza da izin vermiyoruz!
-Ece Temelkuran / Milliyet gazetesi-

Niye o romana, o gerçeğe, o hakikatin kendisine Gecenin Kapıları demiş ki Ozan Özgür?
Kapıyı açınca ışık giriyor, kapatınca karanlık çöküyor da ondan. Derin sığlaşıyor, oyun ortaya çıkıyor.
Şimdi siz derini mi arıyorsunuz yani? Öyleyse gidin 7 TİP'linin katillerine sorun. O iz sizi Susurluk'ta bagajında silahlarıyla ölene, mezarı başında ağıt yakılana götürür.
Ya da en iyisi romanı okuyun. Orda yazıyor ne derindir, ne değildir.
-Güray Öz / Cumhuriyet gazetesi-

'Kamplaşmaların yoğun olduğu bir dönem' diye kolayca nitelenemeyecek 1970'ler ortamının hızla 12 Eylül 1980'e doğru giden yönünün bugünden bakıldığında açıkça görüldüğü bir kitap Gecenin Kapıları. Son derece karanlık olayların münferit bir tezahür olmadığı, aksine Çorum, Maraş, Balgat olaylarının ve en son da Bahçelievler Katliamı'yla senaryosu yazılan komplike bir gerçeklik olduğuna dair düşünceleri keskinleştiren bir kitap. Buradan bakıldığında, Gecenin Kapıları'nı yakın tarihi aydınlatarak bugünü daha net görmeyi sağlayan bir büyütece benzetebiliriz.
-Aysel Sağır / Radikal Kitap-

Böylesine caniyane bir katliamı romanlaştırmaya girişerek çok ağır bir yükü omuzluyor Ozan Özgür ve yükünü dizleri titremeden taşıyor. Belli ki sadece aklının değil, yüreğinin imbiğinde de yıllarca damıtmış eserini. Anlatımda sığlığa düşmeden, naylon karakterlere, duyarlılık gösterilerine, yapay diyaloglara, çalakalem düşünce akıtmalara, Türkçeyi haber diline daraltan yavanlıklara yüz vermeden, evrensel ölçütlerde sağlam bir roman yaratmış. Gecenin Kapıları, ne kadar yerel görünürse görünsün, on yıllar sonra dünyanın başka bir köşesinde, Türkiye'nin siyasi tarihinden habersiz okur tarafından da edebiyat lezzetiyle okunabilecek bir eser.
-Can Saday / Cumhuriyet Kitap-
Yakın geçmişin unutmaya hazır olduğumuz bir katliamıyla yüzleşmeye cesaretiniz yoksa bu kitabı okumayın. Gecenin kapıları cesareti olanlar için açık duruyor.
Kaç yıl geçti aradan? On mu, yirmi mi, otuz mu? Bilmiyorum, unuttum, hatırlamıyorum. Ama o geceyi unutmadım, unutamadım. Unutturmadılar çünkü. Ne vakit o simsiyah asfaltın üstünden geçsem, ne vakit o ağlayan tepeyi ışığa, nura boğsam, aynı ses çınladı kulaklarımda:
- Unuttun mu, unuttun mu?
- Unutmuşumdur, unutmak benim tabiatım.
- Ben toprağım, unutmadım.
- Ben taşım, unutmadım.
- Ben otum, unutmadım.
- Unutmadık, tam burda düştüler üstümüze, tam burda yattılar. Kanlarıyla değil, hayatlarıyla, hatıralarıyla doldurdular benliğimizi. Bakar dururuz o günden beri. Onların gözleriyle bakarız, onların kulaklarıyla işitiriz, onların hisleriyle duyarız. İstesek de unutmayız, unutamayız.
Yorgunluğunu, öfkeni saymazsak, muslukla senin aranda hiçbir şey yok diyorsun. Yanılıyorsun. Ortada musluk falan yok, ben bu odada değilim. Başımın üstündeki kör kuyulardan biri kapanıp yuttu beni, artık senin masal olmayan masalının içindeyim. Yüzüm o adamlara, sırtım suya dönük.
Bastırdı ölüm, çözemedi. Bastırdı, alt edemedi. Bastırdı, silemedi.
Ve dışında kağıdın, doktorlar bağrışır, hemşireler ağlaşırken, son bir kez hiddetle çöktürdü. Ateşe metal bir çubuk daldırılmış gibi oldu. Çözüldü nokta, kıpkırmızı kıvılcımlar halinde dağıldı. Döndüler, dolandılar, bir araya gelmeye, yeniden bir bütün olmaya çabaladılar. Başardılar. Sessiz bir ahla, sonsuza dek yitip gitmeden önce, alevden damlalarla kıpkırmızı iki satır yazdılar:
Bu dünyada bir nesneye, yanar içim, göynür gözüm
Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gecenin Kapıları
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
492
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055892760
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yazılama
"Bir sembol olarak da bilinen Abdullah Çatlı ve onun şahsında bir kuşağı anıyoruz. Şahsi çıkarlarını milletin çıkarlarına feda eden bir kuşağın. Devletin yönetiminin felç olduğu, yargı ve hukukunun işlemediği bir dönemde bu millet ve devlet için ne yapabiliriz düşüncesindeydik."
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, birkaç gün önce bu sözleri Abdullah Çatlı'nın mezarı başında sarf etti. Dualar okundu ve sembol bir kez daha taçlandırıldı… Fakat enteresandır, Yazıcıoğlu o mezarın başına gittiği gün, bir işaret gibi, dumanı üstünde bir kitap geçti elime. Gecenin Kapıları. 9 Ekim 1978'deki Bahçelievler Katliamı'ndan tam 30 yıl sonra. Sanki 7 gençten selam gibi…
Her şey doğruydu. Devlet için, millet için çocukları katlediyor, karşılığında beynelmilel kariyerler inşa ediyorlardı. Şimdi onlar o kanlı mezarlara koşuyorlar hâlâ. Biz o 7 TİP'li genci anıyoruz…
Ve evet Muhsin Bey, biz de Abdullah Çatlı'yı unutmuyoruz! Unutturmanıza da izin vermiyoruz!
-Ece Temelkuran / Milliyet gazetesi-

Niye o romana, o gerçeğe, o hakikatin kendisine Gecenin Kapıları demiş ki Ozan Özgür?
Kapıyı açınca ışık giriyor, kapatınca karanlık çöküyor da ondan. Derin sığlaşıyor, oyun ortaya çıkıyor.
Şimdi siz derini mi arıyorsunuz yani? Öyleyse gidin 7 TİP'linin katillerine sorun. O iz sizi Susurluk'ta bagajında silahlarıyla ölene, mezarı başında ağıt yakılana götürür.
Ya da en iyisi romanı okuyun. Orda yazıyor ne derindir, ne değildir.
-Güray Öz / Cumhuriyet gazetesi-

'Kamplaşmaların yoğun olduğu bir dönem' diye kolayca nitelenemeyecek 1970'ler ortamının hızla 12 Eylül 1980'e doğru giden yönünün bugünden bakıldığında açıkça görüldüğü bir kitap Gecenin Kapıları. Son derece karanlık olayların münferit bir tezahür olmadığı, aksine Çorum, Maraş, Balgat olaylarının ve en son da Bahçelievler Katliamı'yla senaryosu yazılan komplike bir gerçeklik olduğuna dair düşünceleri keskinleştiren bir kitap. Buradan bakıldığında, Gecenin Kapıları'nı yakın tarihi aydınlatarak bugünü daha net görmeyi sağlayan bir büyütece benzetebiliriz.
-Aysel Sağır / Radikal Kitap-

Böylesine caniyane bir katliamı romanlaştırmaya girişerek çok ağır bir yükü omuzluyor Ozan Özgür ve yükünü dizleri titremeden taşıyor. Belli ki sadece aklının değil, yüreğinin imbiğinde de yıllarca damıtmış eserini. Anlatımda sığlığa düşmeden, naylon karakterlere, duyarlılık gösterilerine, yapay diyaloglara, çalakalem düşünce akıtmalara, Türkçeyi haber diline daraltan yavanlıklara yüz vermeden, evrensel ölçütlerde sağlam bir roman yaratmış. Gecenin Kapıları, ne kadar yerel görünürse görünsün, on yıllar sonra dünyanın başka bir köşesinde, Türkiye'nin siyasi tarihinden habersiz okur tarafından da edebiyat lezzetiyle okunabilecek bir eser.
-Can Saday / Cumhuriyet Kitap-

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Cemile yılmaz
  • Zeynep
  • Meralhlc
  • Bahar Erdal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0