·
Okunma
·
Beğeni
·
212
Gösterim
Adı:
Gezinti
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758868520
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çengeliğne Mephisto Yayınları
Futboldan başka tanımam, derdi. Her pazar, sağda solda öylesine oyalanıp maç saatini bekler, gene de tam vaktine kadar sabredemez, daha yarım saat öncesinden radyoyu açıp başına tünerdik. Maça kadar bir sürü abuk sabuk martavalı dinlemek zorunda kalırdık bu yüzden. Maçın başlamasıyla birlikte dünyadan geçerdik ikimiz de, kulaklarımızı hoperlöre yaklaştırdıkça saçlarımız birbirine dolanırdı. "Alpaslan'ın derin pası Selçuk... Selçuk sağ çaprazda, içeri hareketi...(Bu noktadan sonra spikerin kesik kesik gelen sesi yükselir, heyecan dozajı arttıkça artardı. Bu kerata spikerler heyecanı tavana vurdurmayı çok iyi becerirlerdi doğrusu) Selçuk, Selçuk altı pasta, vuruşşş! Ve gool!" Bu kutsal haykırışla birlikte sedirin üzerinden döşemeye fıraltır atardık kendimizi. Şekilden şekile girmekte öylesine usta olmuştuk ki; iyice boşalana kadar sokup çıkarma hareketlerini sıraya dizerdik karşılıklı. Biz tepindikçe ahşap döşeme de kendinden geçer, gıcırdadıkça gıcırdar, o gıcırdadıkça biz kantarın topuzunu hepten kaçırırdık. Arife Teyze'nin mutfaktaki işlerini bırakıp füze gibi odaya dalması uzun sürmezdi bu yüzden. Omuzuna kaymış yemenisini toplamaya uğraşırken, ürkek, faltaşı gibi açılmış gözleriyle sorardı hemen; "Lamba gibi taktı Selçuk." diye açıklama getirirdi Haluk, elini ileri geri hareket ettirirken.
(Arka Kapaktan)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gezinti
Baskı tarihi:
Haziran 2006
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758868520
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çengeliğne Mephisto Yayınları
Futboldan başka tanımam, derdi. Her pazar, sağda solda öylesine oyalanıp maç saatini bekler, gene de tam vaktine kadar sabredemez, daha yarım saat öncesinden radyoyu açıp başına tünerdik. Maça kadar bir sürü abuk sabuk martavalı dinlemek zorunda kalırdık bu yüzden. Maçın başlamasıyla birlikte dünyadan geçerdik ikimiz de, kulaklarımızı hoperlöre yaklaştırdıkça saçlarımız birbirine dolanırdı. "Alpaslan'ın derin pası Selçuk... Selçuk sağ çaprazda, içeri hareketi...(Bu noktadan sonra spikerin kesik kesik gelen sesi yükselir, heyecan dozajı arttıkça artardı. Bu kerata spikerler heyecanı tavana vurdurmayı çok iyi becerirlerdi doğrusu) Selçuk, Selçuk altı pasta, vuruşşş! Ve gool!" Bu kutsal haykırışla birlikte sedirin üzerinden döşemeye fıraltır atardık kendimizi. Şekilden şekile girmekte öylesine usta olmuştuk ki; iyice boşalana kadar sokup çıkarma hareketlerini sıraya dizerdik karşılıklı. Biz tepindikçe ahşap döşeme de kendinden geçer, gıcırdadıkça gıcırdar, o gıcırdadıkça biz kantarın topuzunu hepten kaçırırdık. Arife Teyze'nin mutfaktaki işlerini bırakıp füze gibi odaya dalması uzun sürmezdi bu yüzden. Omuzuna kaymış yemenisini toplamaya uğraşırken, ürkek, faltaşı gibi açılmış gözleriyle sorardı hemen; "Lamba gibi taktı Selçuk." diye açıklama getirirdi Haluk, elini ileri geri hareket ettirirken.
(Arka Kapaktan)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • ceren

Kitap istatistikleri

  • 1 okur okudu.
  • 10 üzerinden 3.0 Puan (1 Okur)
  • 212 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%100 (1)
2
%0
1
%0