Gölge Felsefe (Platon'un Mağarası ve Sinema)

·
Okunma
·
Beğeni
·
39
Gösterim
Adı:
Gölge Felsefe
Alt başlık:
Platon'un Mağarası ve Sinema
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053143802
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Shadow Philosophy: Plato's Cave and Cinema
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Nathan Andersen, Stanley Kubrick’in Otomatik Portakal’ını Platon’un Devlet’iyle felsefi bir sohbete sokarak deneyim ve anlamın doğası, adaletin karakteri, görünüş ile gerçeklik arasındaki karşıtlık, sanatın önemi ve görüntülerin etkisi gibi temalara katkılarını mukayese ediyor. Ve bunu akademik jargonun ağırlığından uzak, “herkes”in anlayabileceği bir dille yapıyor. Devlet eseriyle Otomatik Portakal filminin bazı başat imgelerini ve fikirlerini inceleyip ilişkilendirmesinin sebebi, tarihsel mesafelerine rağmen, tasvir ettikleri ve inceledikleri endişelerin yelpazesinde dikkate değer yakınlıkları paylaşmalarıdır. Otomatik Portakal’dan edinilen bilgileri Devlet’ten çıkarsanan bilgilerle diyaloğa sokmak, filmin gerçeklik ve özgürlük, adalet, ahlak ve sanat sorunlarına verdiği cevabın çoğu kişinin düşündüğü kadar basit ya da belirsiz olmadığını göstermektedir.

“Filmler bize bir anlam ifade eder, gerçek olarak algıladığımız şeyle ilgilidir ve bizden estetik, epistemolojik ve etik değerlendirmeler yapmamızı isterler. Filmlerin ifade ettiği anlamların peşine gidilmesi, incelenmesi ve ortaya koyduğu sorular doğrudan felsefeye ilişkin düşüncelere girmektir… Felsefecileri ilgilendiren türden ne kadar sorun varsa filmler de kendilerine has şekillerde onların hepsini ele alır ve araştırır. Felsefe geleneğinden gelen fikir ve yaklaşımlar filmlerin doğası gereği değindiği, gerçek, bilgi, sanat ve etikle ilgili temel sorunlara tatbik edildiğinde bu film araştırmaları için ne kadar yararlı olacaksa felsefenin de sinemadan öğreneceği bir o kadar şey vardır.”

“Felsefe ile sinema arasında sahici bir diyalog açan, film-felsefesine muhteşem bir giriş. Platon’un “mağara”sının Otomatik Portakal eşliğinde zekâ dolu bir irdelemesiyle Andersen, film izleme konusundaki özenli deneyimin felsefi düşünme konusunda nasıl bir egzersiz olabileceğini gösteriyor. Öğrencilere, film teorisyenlerine ve film sanatına tutkulu olan herkese şiddetle tavsiye edilir.” Robert Sinnerbrink, Macquarie Üniversitesi, Avustralya

“Metodoloji ve içerik açısından, film-felsefesi yolunda atılması gereken iyi bir adım. Andersen, en çok kullanılan felsefe analojisinin hayrete düşürücü bir şekilde keşfedilmemiş derinliklerini film teorisi bağlamında araştırıyor ve tek bir filmi ayrıntılı bir şekilde ve istisnai analitik özenle incelemenin değerini gösteriyor.” Hunter Vaughan, Oakland Üniversitesi, ABD

Gölge Felsefe: Platon’un Mağarası ve Sinema film-felsefesine kesinlikle özgün bir katkı sunuyor.
208 syf.
·Beğendi·9/10
Kısa sürede okuyamadığım, aslında biraz da kendisine haksızlık ettiğim ve yakın zamanda dönüp tekrar okuyacağım bir eser Gölge Felsefe. Nathan Andersen'dan öğrenebileceğiniz güzel şeylerden birisi film izleme metodudur. Bir Kubrick fan'ı olarak defalarca izlediğim Otomatik Portakal filmini Andersen'in gösterdiği pencereden hiç izlememiştim... Felsefenin klasik anlatısı olan Mağara Alegorisiyle, Otomatik Portakal filminin benzeşimlerine oldukça güzel değinmiş, filmin detaylarındaki izdüşümleri çok güzel göstermiş ve felsefe ve sinema konusunda rehber olabilecek kadar da felsefi belagat sunmuş. Sinema yada felsefe yada ikisini birden sevenlere tavsiyemdir.
Platon'un çalışmasının önerdiği gibi gerçek özgürlük, yalnızca mağarada kendilerini bağlayan zincirlerden kopanlara, onları kendi yollarına koyan fikirlerini reddedenlere ve sorgulama yaşamının, felsefe yaşamının peşinden koşmaya başlayanlara gelir.
Devlet'te Platon için metaforik olarak anlaşılır bir ışık, standartlar standardı olarak işlev görür ve varlığı bize güneşin görünür ışığıyla aynı şekilde bir çok görünür şeyi görmemizi ve ayırt etmemizi sağlayarak standartları ve ideaları anlamamıza ve çözümlememize izin verir. Şeylerin nasıl olduğunu, onları nasıl bildiğimizi, nasıl olmaları gerektiğini ve şeylerin içindeki güzelliği nasıl göreceğimizi ayırt etmek, sadece tek tek şeylerin ne olmaya çalıştığını değil, aynı zamanda birlikte neye çabaladıklarını ve neyi mümkün kıldıklarını da düşünmemizi talep eder.
Böylece Alex, yeterince cezalandırıldığını düşünür ve Ludovico tedavisinin üstün faydalarını methederken Bakan'ın ironik bir şekilde ifade ettiği gibi hapishanenin öğrettiği tek dersi, gerçek dersi öğrenir. Hapishanenin, "sahte gülümsemeyi, ikiyüzlüce elleri ovuşturmayı ve yaltaklanan yan bakışı" öğrettiğini söyler.
Filmler sadece karakterlere ve sonuçlarına önem vermemizi sağlayarak veya gösteriden etkilenip ayaklarımızı yerden keserek eğlendirmez, aynı zamanda onlar için bir şey yapamadığımız ama ciddiye aldığımız sorulara ilişkin fikirleri araştırmaya ve eğlenmeye çağırır, zira yaşamlarımızın önemini şekillendirdiğimiz sorulardır. Hatta bugün Platon'un yaşadığını bile söyleyebiliriz, felsefesini film ortamı aracıyla sahneye koyan bir filmci olabilirdi.
Platon'un Devlet'i adaletin doğasını araştırırken Otomatik Portakal özgür iradenin önemine odaklanır. Vurgudaki bu karşıtlık antik ve modern dünya arasındaki önemli bir farkın altını çizer. Platon'un Devlet'i hiçbir zaman özgürlükten söz etmez..
Ekranda gördüğümüz şey hem gerçek dünyaya benzer hem de ekranın dışındaki şeyleri nasıl gördüğümüzü şekillendirir. Gerçeklikleri ölçtüğümüz ve onları değerlendirdiği ilişkilerle ilgili idealleri de içerdiğinden, gerçekliğin bir kopyasından daha fazlasını sunar. Filmler, olayların nasıl olduğu ve neyin önemli olduğu konusundaki algımızı değiştirme gücüne sahiptir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gölge Felsefe
Alt başlık:
Platon'un Mağarası ve Sinema
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053143802
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Shadow Philosophy: Plato's Cave and Cinema
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Nathan Andersen, Stanley Kubrick’in Otomatik Portakal’ını Platon’un Devlet’iyle felsefi bir sohbete sokarak deneyim ve anlamın doğası, adaletin karakteri, görünüş ile gerçeklik arasındaki karşıtlık, sanatın önemi ve görüntülerin etkisi gibi temalara katkılarını mukayese ediyor. Ve bunu akademik jargonun ağırlığından uzak, “herkes”in anlayabileceği bir dille yapıyor. Devlet eseriyle Otomatik Portakal filminin bazı başat imgelerini ve fikirlerini inceleyip ilişkilendirmesinin sebebi, tarihsel mesafelerine rağmen, tasvir ettikleri ve inceledikleri endişelerin yelpazesinde dikkate değer yakınlıkları paylaşmalarıdır. Otomatik Portakal’dan edinilen bilgileri Devlet’ten çıkarsanan bilgilerle diyaloğa sokmak, filmin gerçeklik ve özgürlük, adalet, ahlak ve sanat sorunlarına verdiği cevabın çoğu kişinin düşündüğü kadar basit ya da belirsiz olmadığını göstermektedir.

“Filmler bize bir anlam ifade eder, gerçek olarak algıladığımız şeyle ilgilidir ve bizden estetik, epistemolojik ve etik değerlendirmeler yapmamızı isterler. Filmlerin ifade ettiği anlamların peşine gidilmesi, incelenmesi ve ortaya koyduğu sorular doğrudan felsefeye ilişkin düşüncelere girmektir… Felsefecileri ilgilendiren türden ne kadar sorun varsa filmler de kendilerine has şekillerde onların hepsini ele alır ve araştırır. Felsefe geleneğinden gelen fikir ve yaklaşımlar filmlerin doğası gereği değindiği, gerçek, bilgi, sanat ve etikle ilgili temel sorunlara tatbik edildiğinde bu film araştırmaları için ne kadar yararlı olacaksa felsefenin de sinemadan öğreneceği bir o kadar şey vardır.”

“Felsefe ile sinema arasında sahici bir diyalog açan, film-felsefesine muhteşem bir giriş. Platon’un “mağara”sının Otomatik Portakal eşliğinde zekâ dolu bir irdelemesiyle Andersen, film izleme konusundaki özenli deneyimin felsefi düşünme konusunda nasıl bir egzersiz olabileceğini gösteriyor. Öğrencilere, film teorisyenlerine ve film sanatına tutkulu olan herkese şiddetle tavsiye edilir.” Robert Sinnerbrink, Macquarie Üniversitesi, Avustralya

“Metodoloji ve içerik açısından, film-felsefesi yolunda atılması gereken iyi bir adım. Andersen, en çok kullanılan felsefe analojisinin hayrete düşürücü bir şekilde keşfedilmemiş derinliklerini film teorisi bağlamında araştırıyor ve tek bir filmi ayrıntılı bir şekilde ve istisnai analitik özenle incelemenin değerini gösteriyor.” Hunter Vaughan, Oakland Üniversitesi, ABD

Gölge Felsefe: Platon’un Mağarası ve Sinema film-felsefesine kesinlikle özgün bir katkı sunuyor.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Ozan Ramazan ocak
  • Lokman göktaş
  • Fırat Gündüz
  • Furkan Pala

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0