Gotik stilin mimaride, edebiyatta, sinema ve müzikteki tarihi yolculuğunu anlatan çok detaylı bir kitap. Gotiğe ilgi duyanlara tavsiye edebilirim. Konuyla alakalı neredeyse her kişi, olay ve mekana değiniliyor. Yalnız kitabın ilk yarısı gotik mimari ve bu mimari stilin ortaya çıkmasında etkili olan İngiliz soyluları hakkında uzun, çoğunlukla kronolojik hikayeler anlatılmakta. Mimariye ve Avrupa tarihine pek ilginiz yoksa epey sıkıcı gelecektir. Bana başta ilgi çekici gelse de, mimariye pek merak duymadığımdan ilk 200 sayfa biraz bunaldım açıkçası. Kitabın diğer yarısında ağırlıklı olarak gotik edebiyat ve sinemaya yer verilmesi neyse ki heyecanımı arttırdı. Yine de okuması zahmetli bir metin. Çok fazla mimar, yazar, şair, yönetmen, ressam ismi geçiyor. Ve isimlerin kim olduğuna dair en ufak bir fikriniz yoksa fazla bilgi yüklemesinden kitabı bir kenara atabilirsiniz. Kısacası bence biraz temel isteyen bir kitap. Gotik edebiyatı araştırmaya sıfırdan başlayacaksanız, daha kolay bir metin tercih edebilirsiniz, tabi sizin tercihiniz, bu kitap da bilgi açısından oldukça faydalı. Sadece, hali hazırda okuma alışkanlığı olan ve en azından bazı korku ve gotik klasiklerini okumuş veya izlemiş olan birisi için okuması daha keyifli olur diye düşünüyorum. Kitabı okurken aşina olduğum isimleri gördükçe en azından ben öyle hissettim. Ayrıca metnin görsellerle desteklenmiş olması da büyük bir artı, gotiğin ruhuyla bütünleşmeme yardımcı oldu.
Not: Kitap 1998'de yayınlanmış, haliyle 2000'ler ve sonrasının gotiği hakkında hiç bir bilgi yok. Bu konuya benim gibi takılacak olanlara da yazar şöyle cevap veriyor;
''ileriyi özlemle beklemek Got ruh haline uygun değil, Got'un işe yaradığı alan, geriye dönük düşüncelere yönelik gücü''