Adı:
Gündönümü
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
284
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750522338
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Kapıyı kapatacaktı ki bir şey onu içeri çekti, girip bakmak istedi. İçeri adımını atınca el yordamıyla lambanın düğmesini arandı, yerini bildiğinden kolayca buldu ve yaktı lambayı. Yakar yakmaz olduğu yerde dondu kaldı, kımıldayamıyordu. Geri dönüp çıkmak istiyor, iradesine istikamet veremiyordu. Ani duygu atakları kulaklarını çınlatırdı, kulakları çınlıyordu. Bir türlü harekete geçemiyordu, ayaklarına pranga vurulmuştu sanki. Gözleri baktığı noktada çivilenip kalmıştı, başını çeviremiyordu. Gördüğü şeyin bir yanılsama olmasını istedi.

Bahtiyar Hoca, sabah ezanına gittiğinde bir kadın cesedi buluyor gasilhanede. Ölüm gününü kutlamaya gelmiş Cemre yatıyor teneşirin üstünde.

Uçurumu çağıran iç ağrıları anlatan bir defter çıkıyor ortaya. Siyahi boşluklar. Kısacık mutluluklar. Uzun ve saklanan hatıralar. Korkutan ve utandıran sırlar.

Kerim Özcan, cami avlusuna inen kaybolmuşluğu anlatıyor, yok sayılanı, yıllar yıllar öncesinden kalan sızıyı. Tek tek acılı sözcüklerle geliyor Gündönümü. Yeni bir yazar, güçlü bir ilk roman. Hayattan gelen hayata..
Kitap için yapılan yorumlarda da bahsedildiği üzere yazarın ilk romanı olduğunu düşünürsek çok çok güçlü bir ilk roman. Polisiye romanları pek tercih etmesem de bu romanı hem salt bir polisiye olarak değerlendirmek haksızlık olur hem de polisiye çizgisiyle de gayet tatmin edici, gizemli, kurgu ve anlatımıyla gayet başarılı bir roman olmuş.
Cemre... İmam Bahtiyar sabah namazı için gittiği caminin gasilhanesinde bir kadın cesedi ile karşılaşır. Aynı doğduğu gün gibi çıplak yatmaktadır taşın üzerinde. Kızın adı Cemre'dir. Yetimdir, öksüzdür, köksüzdür. Cemre bir kayıp yaşamdır. Yetimhanede büyür bir dost edinir, bir sevgili (!) edinir sonra sonra... Hatta Cemre bir ara evlatlık bile verilir. Tüm kitap boyunca Cemre'nin suskunluğu beni çok üzdü hatta hırpaladı... İnsanın güvenebileceği bir dayanağı olmadığında susmak en güzel korunma yöntemidir ya hani...
Kitap bir hayli karakter barındırıyor ve yazar bu kişileri bize tanıtmakta bir hayli başarılı. Kitap boyunca Cemre'yi kim niye öldürdü diye fellik fellik geziyorsunuz sayfalarca.. Kitabı polisiye, dram, macera gibi bir çok türde tanımlayabiliriz ama ben buna dram demeyi doğru buluyorum. Cemre'nin dramı...
Okuduğum dolu dolu bu kitap için yazarı tebrik ederim, fakat bir sonraki kitabında bu kadar malzemeyi aynı kitapta kullanmamasını da isterim doğrusu. Tam da dizisi çekilecek cinste bir kitaptı. Evet kesinlikle..
Uyku herkesi eşitliyor. Gözlerini kapattıklarında bir seri katil ile bir rahip arasındaki fark da kapanıyor. Gündüzleri her günahın hamalı, her hırsın tutsağı olmuş, baştan ayağa kötülükle dolu bir insan uykuya geçince duruyor, durulaşıyor. İyi ki geceler var, uyku ne büyük nimet! Dünya kıyametini yaşamıyorsa geceye çok şey borçlu... İnsanlık yirmi dört saat uyanık olsa belki de kötülük mutlak hükümdar olur.
Kerim Özcan
Sayfa 60 - İletişim yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gündönümü
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
284
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750522338
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Kapıyı kapatacaktı ki bir şey onu içeri çekti, girip bakmak istedi. İçeri adımını atınca el yordamıyla lambanın düğmesini arandı, yerini bildiğinden kolayca buldu ve yaktı lambayı. Yakar yakmaz olduğu yerde dondu kaldı, kımıldayamıyordu. Geri dönüp çıkmak istiyor, iradesine istikamet veremiyordu. Ani duygu atakları kulaklarını çınlatırdı, kulakları çınlıyordu. Bir türlü harekete geçemiyordu, ayaklarına pranga vurulmuştu sanki. Gözleri baktığı noktada çivilenip kalmıştı, başını çeviremiyordu. Gördüğü şeyin bir yanılsama olmasını istedi.

Bahtiyar Hoca, sabah ezanına gittiğinde bir kadın cesedi buluyor gasilhanede. Ölüm gününü kutlamaya gelmiş Cemre yatıyor teneşirin üstünde.

Uçurumu çağıran iç ağrıları anlatan bir defter çıkıyor ortaya. Siyahi boşluklar. Kısacık mutluluklar. Uzun ve saklanan hatıralar. Korkutan ve utandıran sırlar.

Kerim Özcan, cami avlusuna inen kaybolmuşluğu anlatıyor, yok sayılanı, yıllar yıllar öncesinden kalan sızıyı. Tek tek acılı sözcüklerle geliyor Gündönümü. Yeni bir yazar, güçlü bir ilk roman. Hayattan gelen hayata..

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Şeyma Güleç
  • Ali Akyön
  • Emin ERDEM
  • Burcu Bergen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%0
8
%66.7 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0