Güneşe Açılan Aynalar

8,0/10  (3 Oy) · 
4 okunma  · 
3 beğeni  · 
1.215 gösterim
Hızlı yaşanan bilgi çağındaki yalnızlık duygusuyla verilen kavgadan azat olmak, belki o kadar da zor değildir. Bu bir farkındalık romanı, planlar yaparken üzerimizde daha büyük bir Plan Yapıcı olduğunu gösteren. Bir eliniz yüreğinizde, dış dünyanın kaygılarından uzaklaşarak okuyacağınız, sevgi iplikleriyle örülmüş bir roman…
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9786051510507
  • Yayınevi:
    Hayat Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

Asiye Yıldız 
13 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aslında insanı öldüren hastalıklardan biri mukayese hastalığı. Aslında mukayesenin bir türü de başkasının malında gözü olmak.

Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 93)Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 93)
Asiye Yıldız 
22 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bazen başka birine anlattıklarımız, kendi düşüncemizi de daha iyi kavramamızı sağlıyor.

Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 298)Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 298)
Asiye Yıldız 
22 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir şeyle ilgili üç durum var. Ya senin nasibindir, ya başkasının nasibidir ya da hiç kimsenin nasibi olmayıp Allah tecrübe için ortaya koymuştur.

Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 155)Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 155)
Asiye Yıldız 
23 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşam; aslında bir bakıma Yaratıcı'yı arama serüveni. Çektiğimiz acıların, tattığımız zevklerin bizi götüreceği tek bir yer var; o da Allah'a giden yol. Acı çekiyoruz, çünkü bu, Allah'ın bizi sınama ve kendini hatırlatma yöntemi. O'na gerçekten inanmış, O'nu gerçekten sevmiş biri, bu acılarından şikayet etmez, bunlara sabırla katlanır. Çekilen sıkıntılarda her zaman ruhani bir taraf vardır. Hastalık ya da ölüm, insanı kendine getirir, onu sarar ve düşünmesini sağlar. Onu bencilliğinden sıyırır. Hasta olduğumuzda, yaşam bir eğlence mekanı olmaktan çıkar; kendimizi ve evreni düşünürüz, bu birlikteliğin nedenlerini sorgularız. Varoluş anlam kazanır. İnsan ancak acılarla olgunlaşabilir diye düşünüyorum. Zevk almak, yaşamın hızla geçmesini sağlar ama acı, yaşamı durdurur, ona ağır çekim içinde bakmayı mümkün kılar.

Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 299)Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 299)
Asiye Yıldız 
22 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sorgulayıcı bir kişilikti Özge. Her şeyi eksiksiz öğrenmek istiyordu. Bu sorunun cevabı olup olmadığını daha ilk başta seziyordu. Kur'an'la ilgili sorusunda da böyleydi bu. Cevabın varlığından emindi, onu bulmaya çalışıyordu. Bunu kuşku duyan birinin yıkıcı içgüdüsüyle değil, doğru yolda olduğunun bilincinde olan, inancını güçlendirmek isteyen birinin arayışıyla yapıyordu.

Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 143)Güneşe Açılan Aynalar, Zafer Akıncı (Sayfa 143)

Kitapla ilgili 1 Haber

DR. HAKAN YALMAN: Akıl iman etmeyi gerektiriyor
DR. HAKAN YALMAN: Akıl iman etmeyi gerektiriyor Pozitivizmin temsilcisi olan ateist ve materyalist felsefeciler her şeyin tesadüfen ve ezeli olan bir maddeden varolduğunu savunurlar ve bunu da aklî delillerle ispatladıklarını iddia ederler. Kâinatta var olan düzeni, nizamı, intizamı düşündüğümüzde bunun tesadüfen olduğunu düşünmek hangi akıl ile düşünülebilir. Biz akıllarımızla buna yol bulduk diyen materyalist felsefenin bu düşüncesi üzerine Dr. Hakan Yalman ile akıl-iman ilişkisini konuştuk. Hakan Yalman; “akıl-iman ilişkisinin birbirine paralel olduğunu ve doğru bir aklî sürecin insanı Yaratıcısına götürmemesinin mümkün olmadığını söylüyor.”