3 kuşak 3 yaşam hikayesi
Anneanne, anne ve torun ...
Hikaye aslında Anneanne Sevimin Almanya'ya gelin gitmesi ile başlar.
Sıradan isteyerek gidiş değildir bu gidiş, sevdiği adamı geride bırakarak, ailesine karşı boyun eğemeyisinin ve aileden beklediği ama göremediği anlayış ve hayal kırıklıkları içinde bir gidistir ..
Oysaki sevdiceğinin askerden dönüşünü beklemekteydi..
Ailesinin istegi ile hiç tanimadigi biri ile evlendirilip Almanya'ya gider, yol bilmez iz bilmez dil bilmez bir şekilde birde bu evliliğe 2 kız çocuğu dünyaya getirir.
Dilini bilmediği bu ülkede yaşamak onu bi hayli yipratacaktir.
En büyük korkusu kızlarının da yabancı biri ile evlilik yapmasıdır, aslında kızlarının kararlarına itiraz etmek değil niyeti sadece yaşanmışlıklar onun gözünü fazlasıyla korkutmustur. Tabi korkulan gerçekleşir ve kızı Fatma da yapılan tüm itirazlara karşı yabancı biri ile evlenir ..
İnsan sevince mantığı devre dışı kalıyormuş, bazen gorme yetisini kaybedebiliyor , nasihat vari sözlere Kulağını kapayabiliyormus.
Fatma da bu birlikteliğin sonunda üzülen, hayal kırıklığına uğrayan taraf oluyor ne yazikki, Birde ailesini karşına almış olması onu derinden etkileyen bir durum..
Bu hikayenin beni en etkileyen karakteri hiç şüphesiz Sevim oldu..
Yaşadıkları, caresizlikleri, bazen asi ve abartı soğuk duruşu okuyucunun tepkisini alsada,
Yıllar sonra torunu Mine'nin onunla yuzlesmesiyle sırlar açığa çıkıyor ve taşlar yerine oturuyor..
Aslında görünenin aksine görünmeyenin hüznü bambaskaydi ..
Oldukça etkileyici ve hüzünlü bir okuma oldu benim için, Sanki okumuyor o yılları Anneanne sevimin ağzından dinliyor gibiydim..