Gururlu Peri

Mehmet Seyda
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
Mart 2007
İlk Yayın Tarihi:
1981
Yayınevi:
Elips Kitap
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789756132982
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2017 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2017 10:31
Sokakta kibrit ve çengel iğne satan zavallı peri. Ben bu kitabı çok sevdim. Annesi vefat etmiş.perinin babası da onları terk etmiş. Oda zor durumda kalmış. Bu kitabı sizlere tavsiye ederim ...
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2016 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2016 00:00
Salim öğretmen kahveden çıkarken küçük kıza rastlar ve hikaye burda başlar salim öğretmen evine getirir ve ona bakarlar ama o sık sık kaçmaktadır çok iyi bi hikaye
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2019 01:08
Mehmet Seyda'nın çocuklara yönelik yazmış olduğu bu eserinde, aile, okul, arkadaş, öğretmen, hayvan sevgisi gibi konuları işleyerek, çocukların eğitimlerine, okuma alışkanlıklarını geliştirmelerine ve kişisel gelişimlerine olumlu katkı sağlamayı amaçladığı görülüyor. Konuyu akıcı, merak uyandıran, etkileyici, eğlenceli bir anlatımla, başarılı şekilde okura aktardığını söyleyebilirim. Hikâyede yoksulluk içerisindeki bir ailenin ilgilenemedikleri küçük kızları Gururlu Peri'nin, Salim Öğretmen ve annesi Huriser Hanım tarafından sahiplenilmesi anlatılıyor. Salim Öğretmen, hem hikâyenin geçtiği ilçedeki yaşantısıyla, hem okuldaki diğer öğretmenler arasında örnek davranışlarıyla, hem de sınıfta öğrencilerini yetiştirmek için oyun oynatarak gösterdiği yenilikçi çabalarıyla iyi ve değerli bir öğretmen olarak öne çıkıyor. Hikâyede sınıf içerisinde gerçekleştirilen "hayvanlar âlemi oyunu" uzunca bir bölümü oluşturuyor. Mehmet Seyda bu bölümde öğrencilerin yarattığı karakterler ve oyun içerisindeki diyaloglarla okura eğitici mesajlar veriyor. Aynı zamanda çocukların oyun oynayarak öğrendiği, eğlendiği, sevdiği dolayısıyla derse daha fazla katılımın gerçekleştiği öğrenci merkezli eğitim görüşünü vurguluyor. Eser içerisinde çocukların, ebeveynleri ve arkadaşları gibi yakın çevreleri tarafından şiddete maruz kalmaları da dikkat çekici ve etkileyici şekilde anlatılıyor. Hikayede olumlu ve olumsuz insani özelliklere sahip karakterler keskin olarak birbirinden ayrılıyor. Bu durum okuyan kişinin kötü insan ve olaylara karşı cephe almasına, iyi olanın ise yanında yer alıp ders çıkarmasına sebep oluyor. Okurun kişilik ve hayal dünyasının gelişimini olumlu şekilde etkilediğini düşünüyorum. Çocuk gelişimi ve eğitiminde sevginin önemi, gerekliliği konusunun işlendiği bu hikâyeyi
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
8/10
·192 syf.··
2022 47. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2022 21:00
Peri kızı, Gururlu peri... Peri, gerçek adıyla Fidan, sokaklarda yaşayan, çengelli iğne ve kibrit çöpü satan fakir bir kız.. Yine çengel iğne ve kibrit çöpü sattığı karlı bir akşam Fidan, Salim öğretmene rastlar. Salim öğretmen Fidana sorular sorar, fakat hiçbir sorusuna yanıt alamaz. Salim öğretmende Fidanı, nur yüzlü annesine götürür. Valide hanım Fidanı alır, bağrına basar. Adını bile bilmeyen Fidan, Salim Öğretmen ve nur yüzlü anasından, bu küçük kızı bir periye benzettiklerinden dolayı Peri ismini verirler. Ve Perinin yeni hayatı başlar..... ****** Kitap güzel ve hoştu. Kapak tasarımından dolayı yargılanmasın. Çocuk kitabı gibi gözüksede, aynı zamanda gençlerinde okuyabileceği bir kitap aslında. Okuyacaklara iyi okumalar❀❀
Edebiyat
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
10/10
·192 syf.··
2024 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 16:11
Sınıf öğretmeni olan Salim öğretmenin küçük bir kızın hayatına dokunuşu kaleme alınmıştır. Hayatını idame ettirmeye çalışan ve küçük yaşlarda sorumluluk alan asıl adı Fidan olan ama Salim öğretmenin deyimiyle periye benzediği için "Peri" olarak bilinen küçük bir kızın hayata tutunuşu çok güzel anlatılmıştır.Peri çok hassas ve gururlu bir kızdır. Öğretmenin, küçük bir çocuğun hayatında ne kadar önemli olduğu görülmektedir. İnsan yetiştirmenin ve insanı şekillendirmenin ne kadar zor olsa da imkansız olmadığı görülmektedir. Nice Periler yetiştirmekle...Kesinlikle okunması ve okutulmasi gereken kitaplardan biridir.
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
Salim öğretmenin okul çıkışı ayaz bir havada çen gel iğne vb.şeyler satan bir kıza rastlamış ve kıza bir soru sormuş kızdan doğru düzgün bir cevap alamayınca annesine götürmüş.çok iyi bir davranış yapıp sergilemiş
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
Gururlu Peri | Kitap İncelemesi
9/10
·192 syf.··
2024 147. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 18:37
Gururlu Peri, Son zamanlarda okuduğum ve beni olay örgüsüne bağlayan bir kitap oldu. Peri (gerçek adıyla Fidan) çengelli iğne ve kibrit satan küçük bir satıcıdır. Bir gün Salim öğretmenle yolları kesişir ve Salim Öğretmen ile Annesi Huriser Hanım Peri'yi evlatlık edinirler ve hikayemiz böylelikle başlamış olur. Kitap sevgi nedir?, sevgiyi kimler verebilir?, acı nedir?, acı ne zaman hissedilir? Veya "insan nasıl sevgi duyar?" tarzında birçok sorunun cevabını da bizlere veriyor. Okunulması gereken kitaplardan biriydi diyebilirim, şans verilmeli. Mehmet Seyda
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2017 15. kitabı
İlçenin en büyük kahvesiydi. İçerisi hıncahınçtı. Zamanın ilerlemiş olmasına karşın, hâlâ, iğne atsan yere düşmezdi. Tavla, domino şakırtılarına öksürükler, aksırıklar karışıyor; arı gibi çalışan garsonlar, uzaktan uzağa, ocakçıya doğru: “Çaylar demli olsun usta, iki az şekerli!” diye bağrışıyorlardı. Öğretmenin gidici olduğunu gören mal müdürü: - Salim Bey kardeşim, hayrola, bizi yüzüstü bırakıp nereye? diye sordu. Oysa epeydir onlarla birlikte oturan Öğretmen Salim, üçüncü kez içtiği çayın boş bardağını masada biraz öteye iteleyip: - E, dedi, eve geç kalmayalım. Vakittir. - Ev kaçmıyor, kardeşim. Jandarma başçavuşu, onun birden kalkmak istemesini başka bir nedene bağlayarak, dertlendi: - Şu ilçede adam gibi, eli yüzü düzgün bir okuma ve dinlenme salonu olsa, kahve köşelerinde dumandan bogulmazdık. Doğruydu dediği; sigara, nargile dumanına boğulmuştu kahve. Birisi, kalkıp pencere camlarından birini açacak oldu mu, o pencereye yakın oturanlardan başka birisi, “Üşüdük anam!” deyip hemen kapatıyordu pencereyi. - Salon mu, şehir kulübü mü bakalım, yakında o da olur inşallah! dedi mal müdürü. Kaymakam bey niyetlisiymiş diyorlar. Hiç değilse memurlar sık sık bir araya gelir, birbirlerini daha sık görürler. Öğretmenim, nedir yani, şimdi dumandan mı kaçıyorsun, yoksa bizden mi?
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2017 2. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2017 00:00
Gururlu Peri cok guzel bir kitap herkezin okumasini tafsiye ediyorum .icin de kücük kizincengel ine, satarak basladigi hayati bahsediliyor.cok begeneceksiniz...
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma
9/10
·192 syf.··
2022 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 03:24
Babası terk etmiş, annesi hasta hasta temizliğe gidiyor ama çoğu kez hasta diye insanlar evine almıyor Peri'nin annesini. Bir gün sokakta iğne satarken bir gece vakti öğretmenle karşılaşıyor ve öğretmen onu evine götürüyor, evlat ediniyor. Başta alışmakta zorlasa da Peri, sonra iyi bir gelecek için annesi öğretmenin Peri'yi evlat edinmesine razı olması ile kabulleniyor.İyi niyetli bir öğretmenin, çaresiz hayatlardaki çocukların elinden nasıl tuttuğunu anlatan akıcı bir eser. Okunmalı.
Gururlu PeriMehmet Seyda · Bilge Kültür Sanat · 2020428 okunma

Yazar Hakkında

Mehmet SeydaYazar · 21 kitap
15 Ağustos 1919’da İstanbul’da dünyaya geldi. 13 Temmuz 1986’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Tam adı Mehmet Seyda Çeliker’dir. James Sullivan, Necdet Ası, Ömer Sakıp, Mim-sin, Özcan Çeliker, S. Toprak ve Toprak imzalarıyla mizah ve magazin öyküleri, polisiye romanlar ve politik yazılar yayımladı. Remziye(Ruhsar) Hanım ile eczacı-kimyager Mahmur Kamil Bey’in oğludur. Antalya İlkokulu’nda ve Kırıkkale Askeri Sanat Lisesi’nde okudu. 1935 yılında Pertevniyal Lisesi’ndeki eğitimini yarım bırakarak Zonguldak Kömür İşletmeleri, Divriği, Devrek ve Merzifon madenlerinde memur olarak çalıştı. 1946’da İstanbul’a dönerek 1951-60 arasında Belediye Eğlence Yerleri kontrol memurluğu görevinde bulundu. Daha sonra bir süre de Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nde çalıştıktan sonra buradan emekliye ayrıldı. İlk şiir ve öykülerini 1933 yılında yayımlamaya başladı; psikolojik çözümlemelerin öne çıktığı bir anlatımla öykü ve romana yöneldi. Tolstoy’dan esinlenerek kaleme aldığı “Mum” adlı öyküsü Yücel’de S. Toprak imzası ile çıktı. Kendi adı ile yayımlanan ilk öyküsü olan “Alınyazısı” 1937’de Yeni Adam’da çıktı. Klasik Batı romanın etkisinde, bireyin iç dünyasını derinlemesine ele alırken bireyin duygu dünyasını cinselliğiyle birlikte işledi. Ses, Tan, Yeni Adam, Yedigün ve Yeni Edebiyat dergilerinde yayımladığı öykülerinden sonra uzun bir süre edebiyat çevrelerinden uzak kalan Mehmet Seyda, geçim zorluğu sebebi ile, takma adlarla Gece Postası, Akşam ve Zafer gazetelerinde otuz kadar tefrika roman yazdı. Ne Ekersen adlı romanının 1958 yılında Yunus Nadi Roman Armağanı’nda üçüncülük almasından sonra yeniden edebiyat çevrelerinde görünmeye başladı ve 1958’de 1980 yılında kadar aralıksız olarak Yelken, Yeditepe, Yeni Dergi, Yeni Ufuklar, Güney, Varlık ve Türk Dili gibi dergilerde yayımlandı. 1970 yılında TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda “başarı ödülü” alan romanı Yanartaş ile ünlendi. Yer yer belgesel özellikler taşıyan iki ciltlik bu büyük çalışmasıyla Zonguldak ve çevresindeki “kömür ocağı” gerçeğine ışık tuttu. Uzun Mehmet’in taş kömürü bulması rivayeti ile, 1829’dan 1940’lı yıllara kadar Zonguldak Kömür İşletmeleri’nin belgelerine dayanan tarihi niteliğindedir. Bu tarih çerçevesinde Yanartaş, kömür madeni işçilerinin yaşamı ve çalışma koşullarına tanıklık eden, belgesel niteliğindeki ilk roman olma özelliği ile Türk edebiyatında ayrıcalıklı bir konum edinmiştir. Mehmet Seyda, Ne Ekersen ile 1958 Yunus Nadi Roman Armağanında üçüncülük, Başgöz Etme Zamanı ile 1964 Sait Faik Hikâye Armağanı, Bir Gün Büyüyeceksin ile 1964 Doğan Kardeş Çocuk Romanı Armağanında birincilik, Yanartaş ve Şehzadenin Başıdır ile 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışmasında iki başarı ödülü; İhtiyar Gençlik ile 1971 May Yayınevi Edebiyat Ödülü, İçe Dönük ve Atak ile 1974 TDK Roman Ödülü; üç oyunuyla 1968 Milliyet Gazetesi “Günümüz Dili ve Hayatına Uygun Karagöz Oyunları” konulu 6. Karacan Armağanında ikincilik ödülünü aldı. ESERLERİ HİKÂYE: Zonguldak Hikâyeleri (1962), Beyaz Duvar (1962), Başgöz Etme Zamanı (1963), Oyuncakçı Dükkânı (1964), Garnizonda Bir Olay (1968), Anahtarcı Salih (1969), Kör Şeytan (1974), Bana Karşı Ben (1976), Kapatma (1980). ROMAN: Yaş Ağaç (1958), Ne Ekersen (1958), Cinsel Oyun (1960), Bir Gün Büyüyeceksin (1966), Sultan Döşeği (1969), Köroğlu (1969), Nemrut Mustafa (1970), Süeda Hanım’ın Ortanca Kızı (1970), Yanartaş (1970), İhtiyar Gençlik (1971), İçe Dönük ve Atak (1973), Gerçek Dışı (1976), Mavi Siyah Aşk (1989). ÇOCUK KİTABI: Cumhuriyet Öncesi Yazarlardan Çocuklara Hikâyeler (1978), Düşleme Oyunu (1979), Bastıbacak Ermiş (1979), Deli Ali (1979). DİĞER ESERLERİ: Bir Açıdan (denemeler, 1969), Türk Romanı (Kemal Tahir’in Devlet Ana romanı üzerine bir açık oturum tutanağı, 1969), Edebiyat Dostları (29 yazarla röportaj, 1970), Çocukluk Yılları (anılar, 1979