Zamanımızda din bilgisi bilimsellikten çıkarılmış, yerini birçok
uydurma hurafe ve İslam’da olmayan bilgilerle doldurulmuş, İslam’ın
insanlara sunduğu ilim kısıtlanıp kaybolmuştur.
Ortaçağın Hrıstiyan din adamlarının bilimin önüne din adına
engel koymalarıyla başlayan engizisyon, bu gün İslam adına
kendilerini İslam alimi sanan kişiler tarafından (İslam adına)
sessizce uygulamaya konulmuştur.
Tamamen kapalı bir devre haline getirilen İslam, aslına uygun
olmaktan çıkarılmış Kur’ân’ın bilimsel derinliklerinden ilim tahsili
yapmak nerdeyse yasaklanmış, Kur’ân’ın derinliklerinden
haber verenlere de günahkar, dinden çıkmış gözü ile bakılmaya
başlanmıştır.
Bir zamanlar İslam ilminin pınarları olan Tasavvuf ocakları da
asıl gayesinden uzaklaştırılmış, bir kısmı turizm ve tiyatro geliri
elde eden kurumlara dönüştürülmüştür. Diğer tasavvuf ocakla
rının birçoğunda ise talebelere İslami ilim tahsili yasaklanmış
kayıtsız şartsız o ekolun başındaki kişiye itaat ve teslimiyet şartı
getirilmiştir.
Oysa Resulullah Efendimizin (s.a.v.) talebeleri olan sahabeler,
Peygamber Efendimizden (s.a.v.) değişik bir bilgi öğrendikleri
zaman şöyle sorarlardı:
“Ya Resulullah bu söylediğiniz Allah (c.c) tarafından inen bir
ayet mi yoksa kendi sözünüz mü?”
Amâ?
Amâ, Allahü Teâlâ’nın kendi sonsuz ve sınırsız varlığından yine
kendi sonsuz ve sınırsız varlığına tecelli etmeden yani kâinatı ve
içindeki varlıkları yaratmadan önceki halidir.
Amâ’da İlah, kendi varlığındaki sayısız isim ve kudretlerini
sükûn halinde ihtiva eder.
Allahü Teâlâ sonsuz mülkünde, sonsuz Amâ halinde sayısız
isimlerinden önce insanı sonra kâinatı ve içindekileri yaratmayı
dilemiştir. Zatından Zatına tecellisi ile bütün yaratılmış canlı,
cansız varlıkları kâinattaki tüm insanları, insanlardan sonra melekleri,
meleklerden sonra cinleri ve şeytanları ve daha sonra da,
bu varlıkların beden alemlerindeki yaşayacakları yerler olan,
kâinat içerisindeki galaksileri ve gezegenleri yaratmıştır.
Allahü Teâlâ insan ve kâinatın yaratılışını ışıktan hücreye altı
aşamada yaratmıştır. Her şey yaradılışla başlar. Bu nedenle öncelikle
nasıl yaradıldığımızı çok iyi kavramamız gerekir. Şimdi
gelin hep birlikte Kur’ân-ı Kerîm’deki ayetler ışığında nasıl yaratıldığımızı
öğrenelim.