(...)Böylesi bir bilgeliğin kaynağında elbette ki çok okumuşluk yoktu. O para kazanmış bir adamdı. Yani "başarmıştı. Başarıysa her şeyi mazur kılardı. Başardıysa demek ki tuttuğu yol doğruydu. Tuttuğu yol doğruysa dediği laf da doğruydu. Diğerleri ise para kazanamamışlardı. Ya da kazançları yetersizdi. Belki de borçluydular. Her üç ihtimalde de "başarısızdılar". Başarısızlığın bağışlanacak bir tarafı olamazdı. Başaramadılarsa demek ki tuttukları yol yanlıştı. Tuttuğu yol yanlış olanın dediği lafa da itibar olmazdı. Yani "hakikat" dedikleri bilimsel değil, ticari bir mevzuydu."
Sayfa 73
"Nelerin birleşeceğine aşıklar, kimlerin birleşeceğine de kavuşanlar karar verir."
Sayfa 160
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Hata, insan olmaya diretmekte belki de..."
Sayfa 87
"Düşmandan sakınan ürkek serçelerin gözleri, şahininkiler gibi keskinleşirdi."
Sayfa 144
"Hayatın tüm eşitlikleri, dünyanın tarihi kadar eski zamanlardan beri bozulmamış mıydı?"
Sayfa 159
Yemeği ağzımızla olduğu kadar gözümüz ve burnumuzla da yeriz: Birisi midemizi doyurur, gerisi de ruhumuzu... Tıpkı bir şarkı gibi...
Sayfa 14 - Yitik Ülke Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat