"HAZAR"
Türk tarihine damgasını vuran devletlerden biri şüphesiz ki Göktürklerdir. Orta Çağ’da Orta Asya’da göçebe Türk boylarının birleşmesiyle ortaya çıkan bu konfederasyon, Bumin Kağan’ın önderliğinde güçlü bir imparatorluğa dönüşmüş ve tarihin akışını değiştirmiştir. 552–744 yılları arasında Orta ve İç Asya’da hüküm süren Göktürkler, bozkırların yalnızca askeri değil, kültürel anlamda da ilk model devleti olmuştur. Asya Hun İmparatorluğu’ndan sonra ikinci büyük Türk Devleti olarak kabul edilen Göktürk Kağanlığı, hem siyasi teşkilatlanması hem de bağımsızlık ruhuyla sonraki Türk Devletlerine ilham vermiştir.
Türk tarihinin en az bilinen ama en güçlü devletlerinden biri olan Hazar Kağanlığı, 300 yıla yakın bir süre boyunca Avrasya coğrafyasında hüküm sürmüş, ticaret yollarını denetlemiş ve Türk adını Batı Göktürk Kağanlığı mirasıyla daha batıya taşımıştır. Ancak tarih sahnesindeki bu büyük devlet, özellikle son yüzyılında kabul ettiği Musevilik dini nedeniyle çoğu zaman tek taraflı ve eksik yorumlarla anılmıştır.
Bu eser, sadece Hazarların din tercihiyle sınırlı kalmayıp, devletin kuruluşuna ve kurucusuna ışık tutuyor.
Kitabın merkezinde, doğumunda aldığı Börü adını daha sonra Hazar adına dönüştüren, Aşina soyuna mensup cesur bir lider yer alıyor. Bu yiğit, yalnızca kendi yaşam öyküsünü yazmakla kalmıyor, tarihe damga vuran bir devletin temelini atıyor. Onun hikâyesi, Türk milletinin devlet kurma kudretini ve bozkırın özgür ruhunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bizleri, Suyab kentinden Çuy Nehri kıyılarına, Çin saraylarından İran dağlarına, Anadolu’dan Kafkasya’ya uzanan bir serüvene davet ediyor. Her bölüm, farklı bir diyarda yaşanan mücadeleleri, kültürel etkileşimleri ve diplomasi oyunlarını aktarıyor. Bu yönüyle eser, sadece bir tarih kitabı değil, aynı