Histeriyi psikanalizin temel kavramlarından biri hatta en temel kavramı olarak ele alan kapsamlı bir eser. Nasio, Lacan'dan aldığı ilhamla histerinin klinik ve teorik yönlerini derinlemesine incelemekte .Kitap, histerik bireyin yaşadığı içsel çatışmalar, bilinçdışı fantazmalar ve bedenle ilişkisindeki çelişkileri Freud'un ve Lacan'ın teorileri üzerinden tartışmakta.
Kitapta dikkat çeken bir nokta, histerinin yalnızca semptomlarla değil, aynı zamanda hastanın bilinçdışı fantazmlarıyla de şekillendiği vurgusudur. Nasio'ya göre histerik birey, başkalarıyla kurduğu ilişkilerde sürekli bir tatminsizlik arayışındadır. Bu tatminsizlik, onun kendini savunma mekanizmasıdır. Histerik birey, bilinçdışı bir şekilde doyuma ulaşmaktan korkar ve bu nedenle doyumu sürekli erteler. Kitabın en önemli katkılarından biri de, histerinin sadece bir hastalık olarak değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin dinamiklerini anlamada psikanaliz için temel bir yapı taşı olarak ele alınmasıdır.
Kitabın en ilginç bölümlerinden biri, histerinin tedavi sürecinde psikanalistin oynadığı rolü açıklarken, psikanalistin hastasıyla kurduğu "suni nevroz" aracılığıyla histerik semptomları çözmeye çalıştığını savunmasıdır. Psikanaliz sürecinde hastanın bilinçdışı fantezilerini açığa çıkartmak, bu semptomların ortadan kalkmasında temel rol oynar.
Sonuç olarak kitap histeri kavramını daha geniş bir çerçevede anlamak isteyenler için çok değerli bir kaynak. Hem Freudcu hem de Lacancı psikanalitik yaklaşımları harmanlayan Nasio, histerinin derinliklerine inerek modern psikanalizde hala önemli bir yer tuttuğunu kanıtlıyor. Kitap, psikanalizle ilgilenenler ve özellikle klinik uygulamada histeri kavramını daha iyi anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir eser niteliğinde.