Puan

8.710 üzerinden
45 kişi
Puan vermedi·712 syf.·
2017 188. kitabı
"Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak. Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kimbilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım? Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım. Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce." Askerdeydim ben. Hem de talihin bana yaptığı kötü bir şakayla Trabzon'da. Her zamanki akşamlardan birinde, her zamanki yerimizde, her zaman yaptığımız şeyleri yaparken bir arkadaşımız geldi yanımıza, evle konuşmuş, "Şişli'de Ermeni bir gazeteciyi vurmuşlar, ortalık karışmış." dedi. Lütfen Hrant olmasın, diye düşündüğümü hatırlıyorum; sanki Hrant olmayan başka bir Ermeni gazetecinin sokak ortasında öldürülmesi daha az kötüymüş gibi. Sırf duyulması istenmeyenleri söyledi, tabu kabul edilenleri sorguladı, görüşlerini açıkladı diye günbegün nasıl hedef gösterildiğini, nasıl yalnızlaştırılmaya çalışıldığını, davalarla, soruşturmalarla yıldırılmaya çalışıldığını hepimiz izlemiştik ve geçmiş tecrübelerimizden dolayı tedirgin olmakta, korkmakta haklıydık. Şahit olduğumuz, yerli bir Kırmızı Pazartesi hikayesiydi adeta. Haber almaya çalıştım, teyit edebilmek için. Doğruydu, korktuğum başım(ız)a gelmişti. Sonrasını herkes az çok biliyor. Yüz binlerce insan yüz yıllık güvercin tedirginliğini fırlatıp hep birlikte uğurladı kardeşini, arkadaşını. Türkiye tarihinde ilk defa insanlar bu denli kitlesel bir şekilde etnik kökeni, görüşü, inancı yüzünden "Arkadaşıma dokunma" diyordu hep bir ağızdan. Kişisel tarihimde orada olamadığım için en çok hayıflandığım günlerden biridir. (Benzer bir duyguyu bir kez daha
HrantTuba Çandar · Everest Yayınları · 2010110 okunma
9/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2019 22:40
Türkiyeli Anadolulu bir Ermeni aydınıydı Hrant Dink ve biz onu ne kadar tanıyabildik..Bu Biyografiyi okuyana kadar eksik kalmış ona dair her şey. 19 Ocak 2007'de bütün Turkiye'nin gozleri önünde düşünceleri yüzünden öldürülmüştü ! "Ya sev ya terk et "diyerek onu ülkesinden kovmaya çalışmışlar "guvercin tedirginliği içindeyim, ama biliyorum ki bu ülkede güvercinlere dokunmazlar," diye yazdiginin murekkebi bile kurumadan kahpece onu arkadan vurmuşlardı... Bu utancı ve acıyı o zamanlar hep birlikte yaşadık ve gelmeyen adalette Hrant halen o kaldırımda yatıyor! Anadolu'dan Istanbul'a gelişi ve yetimhanede baslayan bir hayat kardeşlerini sahiplenisi ve yine cocuk yaşlarda yetimhanede baslayan ilk ve tek büyük Aşkı Rakel... Annesini intihar sonucu trajik kaybedisi... Ve daha bir cok şey bilmedigimiz... Dostlarinin sevdiklerinin ailesinin ona dair burda anıları ve yaşadığı ozellikle son dönemde aldığı tehditler ve yalnizlasmasi ...Her seye ragmen Memleketini terketmeyen guzel yurekli Bir insan... Yasarken sevdigi insanlara dokunmayi bilmiş, herkeste derin izler bırakmış...Keşke böyle son bulmasaydı hayatı, malesef güvercinlere de kıyıyorlar bu Ülkede Sevgili Hrant... Devr-i Daim olsun ...
HrantTuba Çandar · Everest Yayınları · 2010110 okunma
Reklam
10/10
·712 syf.··
2019 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2019 19:43
Hrant... Güvercinin hikayesini güvercin ürkekliği ile okumaya başladım ve yine aynı ruh haliyle okumayı bitirdim. Anadolu'ya, doğduğu topraklara, bu kadar sevgiyle bağlı olan bir insanın, bu sevdiği topraklardan böylesine acımasızca koparılmış olması kahredici. Koparılmasına kadar geçen sürede ise toplumumuzun Marquez'in Kırmızı Pazartesi romanındakiler gibi bu cinayetin işleneceğini bildiği halde engellemek için hiçbir şey yapmamış olması da ayrı bir utanç sebebi. Her ne kadar Hrant ile kurulan cümleler "keşke"ler ile dolu olsa da sonuçta olan oldu, ölen öldü... Bundan sonra yapılabilecek tek şey Hrant'ın ölümüyle Türk - Ermeni ilişkilerindeki barış köprüsünün kırılan basamağını onarmak ve yaşam devam ettiği sürece hep sağlam kalmasını sağlamak. Ve unutulmasın ki güvercinler şehirlerin en içlerinde dahi yaşarlar. Evet, biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce!
HrantTuba Çandar · Everest Yayınları · 2010110 okunma
Buradasın Ahparig
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2022 94. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2022 01:02
bu kitap bir hayat sundu bana, başlarken de ağladım bitirince de. kitabı aldığım ilk zamanlar başlayamadım bir türlü çünkü biliyordum ki kitap bitince hrant dink'in yokluğuna daha da yanacağım. biliyordum ki bu kitap mutlu sonla bitmiyor. bir hafta önce okumaya karar verdim sonunda. isteksizce başladım ancak bir baktım hrant dinksizliği telafi adına her geçen sayfada daha da hızlı daha da şevkle okumaya başlamışım. güldüm, ağladım, kızdım, imrendim, sevindim, üzüldüm... en çok da öğrendim. tuba çandar hrant dink'in hayatını hrant dink'in hayatını oluşturan, şekillendiren insanların ağızlarından çok iyi aktarmış bizlere. bu biyografi nasıl daha başarılı yazılabilirdi bilmiyorum. hrant'la birlikte ailesini, arkadaşlarını, dostlarını da tanıma fırsatını sağlamış okura tuba çandar. bu kitabı okumadan önce hrant dink'le birlikte geride bıraktıklarına da çok üzülürdüm. yani onlarla ilgili baskın duygum üzüntüydü. rakel dink'i ne zaman görsem gözlerim dolar hep. bir dostum var, bir sempozyumda ya da bir anmada bana ne zaman ''şu tarafa bakmadan önce uyarıyorum ağlama sakın'' diye takılsa anlarım ki rakel dink o yanda. sadece rakel dink için değil, hrant dink'in evlatları, kardeşleri yani bütün ailesi için çok üzülürdüm. ki hala da üzülüyorum ancak bu kitaptan sonra onlar için 'baskın' duygum sevgi oldu. tuba çandar hrant dink'in geride bıraktıklarına acımaktan çok onların asıl ihtiyaçları duygu olan sevgiyi daha da hissedebilmemizi sağlamış bu kitapla. en azından benim için durum böyle. rakel dink'i görünce gözlerim dolardı ama tutardım kendimi, bu kitaptan sonra tutabilecek miyim bilmiyorum. bildiğim şey artık acıdığım için değil sevdiğim için dolacak gözlerim. tûba çandar'ın yazdığı -daha doğrusu hrant dink'in yakınındaki insanların tanıklıklarını ve yazılarını kendi içinde
1000k
HrantTuba Çandar · Everest Yayınları · 2010110 okunma
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
tuba çandar’ın hrant kitabı 2010 un eylül’ün de tam da 15 eylül de hrant’ın doğum gününde alıp çıkmıştı. bende üstünden çok geçmeden alıp okumuştum. yıllardır kitaplığımın en kıymetlilerinden. 23,5 hrant dink hafıza mekanında 13 ocak 2025 de yazarıyla kitap hakkında söyleşi olduğunu haber alınca hemen kayıt yaptırmıştım. dün o söyleşi gerçekleşti. karşımda tuba çandar ve bir diğer sevdiğim yazar karin karakaşlı, kitap hakkında konuşuyorlar. yazım süreci, tekniği, kimlerin nasıl yardımcı olduğu tek tek anlatılıyor. fakat en çok hrant’ a dair duygular, anılar var aramızda. başka türlüsü mümkün olabilirmiş gibi sanki. gözlerimiz dolu, sesler titriyor, boğazımızda yumru. bir ara sol yanıma dönüyorum rakel (dink) sessizce gelmiş bir köşeye oturmuş. böyle bir duygu yoğunluğu içindeyim. o duygulara dair yazacak çok şey var ama ben hepsini duvarın köşesinde gözünde yaşlarla dinleyen rakel’e uzun uzun sarılarak ona anlattım gerisine de gücüm yetmez. sadece ağlayabiliyorum. hrant için taziyeye gittiğinde taziye defterine bir şey yazamayacak halde olan tuba çandar “ buraya bir şey yazamıyorum ama senin hayatını yazacağım” demiş içinden ve hrant’ın ailesi ve yakın çevresinden 125 kişiyle konuşup bu görüşmeleri kurgulayıp içine hrant’ın sesini de katarak çok içten bir biyografi yazmış. hissetmeden,yazılamayacak bir kitap olmuş hrant kitabı. hem hrnat’ın benzersiz hayatını anlatan kitabın okunmasını hem de 23,5 hrant dink hafıza mekanı’nın ziyaret edilmesini içtenlikle öneririm.
HrantTuba Çandar · Everest Yayınları · 2010110 okunma
Reklam