Hulefa-yı Raşidin Devri (Dört Halife Dönemi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
452
Gösterim
Adı:
Hulefa-yı Raşidin Devri
Alt başlık:
Dört Halife Dönemi
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054750115
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
"…Râşid Halîfeler dönemi, müslümanların dünya târihi karşısındaki medenî ve içtimâî değerlerinin dünyâya açılmasını sağlayan bir iktidar devri olmuştur. Aşk ile îman, insaf ile adâlet ve akıl ile mantığın karışımı hâlinde târih sahnesine çıkmış olan bu yapıcı ve hamleci iktidar döneminde, İslâm Dîni, bu dînin Peygamber'inden başlayarak onun bağlıları olan arkadaşlarının gayretleri ve örnek hayatları sâyesinde cihanşumül bir din hâline gelmiştir. Onlar, bütün beşeriyeti tevhid inancına dâvet ederken, ellerinde, akıllarında ve gönüllerinde yer etmiş bulunan Kur'ân-ı Kerîm'den ve Resûlullah'ın sünnetinden feyz alarak yaşadıkları hayatlarıyla bu dînin yayılmasına öncülük etmişlerdir. İslâm îmânı ve bu îmânın telkin ettiği yüce değerlerle dünyâda bir "İslâm Sulhu" bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Bu "sulh", dayatmacı, baskıcı ve insanları zorla dönüştürücü bir sulh olmamıştır…"

Yıllardır ilk dönem İslam Tarihi alanında çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Mustafa Fayda bu kitabında, dört halife döneminin siyasi, sosyal hadiselerini, fetihleri, iç karışıklıkları, ayrıntılı bir şekilde ele almıştır. "Hûlefâ-yı Râşidîn" İslam'ın yayılış tarihini merak edenler ve araştırmacılar için bir başvuru kaynağı.
(Tanıtım Bülteninden)
416 syf.
·3 günde·7/10
Kitap, İslam Tarihi dersine giren hocamızın önerisi olması sebebiyle alıp okudum. İçeriği dolu bir kitap değil. İçeriği beni tatmin etmedi. Genelde dört halife dönemini askeri faaliyetleriyle ele almış. Toplumsal düzen ve yaşanan çalkanyılara değinmemiş ve askeri faaliyetler dışında çok az şeye değinmiş.

Kitabı oluşturan bölümler, halife halife ayrılmış değil. Kitap konu konu ayrılmış. Örnek verecek olursam Irak'ın ele geçirilmesi konusunda kimin faaliyetleri varsa onlar bir bölümde ele almış. Böyle olunca halifelerin dönemi büyüklük içinde bir arada olmadığından her şey karışık geliyor.

İslam tarihinde hiç şüphesiz ki halifelerin seçilmesi önemli bir konudur. Kitap bu noktalara o kadar az eğilmiş ki sanki halife seçimlerinde her şey güllük gülistanlıktı. Halife seçimlerinin islam tarihine etkisi büyük olduğundan bu konuda daha geniş bilgi verebilirdi.
416 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabı üniversite zamanında okumuştum. Birkaç yeri oturtmak için tekrar elime aldım. Özellikle okumak istediğim yerleri okudum sadece. Çünkü baştan sona okunmak istendiğinde derli toplu yazılmış bir kitap değil ne yazık ki. Yazar mesela Hz. Ebu Bekir dönemini her yönden tek başlık altında ele almamış. Konularına göre, hangi sahabe hangi olayda yer almışsa ona göre derlemiş. Bu yüzden karışık bir kitap lakin istifade edilebilir.
Müslüman Araplar, İslam Dini ile birlikte yeni bir şahsiyet kazandılar. Onlar, disipline alışmamış, heyecanlı, kendilerine emir verilmesine razı olmayan, kendi başına buyruk çölde yaşamaya alışmış zümrelerdi. Yağma, talan, kabile asabiyeti ve bunun gibi sebeplerden dolayı ortaya çıkan savaşlar sonucunda birbirlerine diş bileyen, cemiyeti kökünden sarsan kan davalarının peşine düşen sakim bir anlayışın kurbanı idiler. Hz. Peygamber, eşsiz ve mümtaz şahsiyeti ile onları kendilerine güvenilebilen, kontrol edilebilir insanlar haline getirdi.
Halife Hz. Ebû Bekir okuduğu ilk hutbede, "Ey insanlar! En hayırlınız olmadığım halde sizlerin işlerine bakmakla mükellef kılındım. Eğer iyi işler yaparsam bana yardım ediniz. Yanlış yaparsam beni doğrultunuz. Doğruluk, emanettir. Yalancılık, hiyanettir. Aramızdaki zayıf biri hakkını alıp kendisine verinceye kadar benim yanımda kuvvetlidir. İnşallah aranızda kuvvetli biri de başkasının hakkını ondan alıncaya kadar benim yanımda zayıftır."
Abdullah b. Mes'ûd ise Hz. Ömer'in şahsiyetini şu ifadeleriyle değerlendirmiştir. “ Hz. Ömer'in müslüman oluşu bir fetih idi; Medine'ye hicreti bir zaferdi; emirliği ise bir rahmetti. Biz Hz. Ömer müslüman oluncaya kadar Kabe'de açıktan namaz kılamaz halde idik; o müslüman olunca, hep beraber orada namaz kılmamızı sağlayana kadar müşriklerle mücadele etti. ”
Dimaşk şehrinin muhasarası esnasında, Halid b.Velid'in ordusunda bulunan Cabir'in anlattığına göre,Ebu Übeyde Halid'e:
"Insanlara namazı kıldır; sen buna layıksın; çünkü bana yardım için geldin."dedi. Onun bu teklifi üzerine Halid b. Velid kendisi hakkında Resulullah'ın " Her ümmetin bir emini vardır. Bu ümmetin emini ise Ebu Ubeyde'dir." buyurduğu bir insanın önüne geçip de namaz kıldırmam!" demiştir.
Bir gün Hz. Ömer, elinden tutmuş bulunan Resülullah’ a: “Ey Allah ’ın elçisi! Muhakkak ki seni canımdan başka her şeyden daha çok seviyorum ” demişti. Resül-i Ekrem: Canımı elinde bulundurana yemin ederim ki, beni canın da çok sevmedikçe olmaz” buyurdu. Bunun üzerine Hz. Ömer: “Vallahi, şu andan itibaren seni canımdan da daha çok seviyorum ” dedi. Onun bu cavabı üzerine Hz. Peygamber: “işte şimdi oldu ey Ömer! ” buyurdu.
Yetmiş kadar Müslümanın şehid olmasını göz önüne alan Ebu Süfyan'ın: "Savaş sırayladır, bugün Bedir Savaşı'na bedeldir" sözlerine cevaben Hz. Ömer: " Evet ama eşit değiliz. Zira bizim ölülerimiz cennette, sizin ölüleriniz cehennemdedir" cevabını verdi.
El Hakka Suresi,

﴾38-39﴿

 Görebildikleriniz ve göremedikleriniz üzerine yemin ederim ki,

﴾40﴿

 Kur’an elbette değerli bir elçinin sözüdür.

﴾41﴿

 O bir şair sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!

﴾42﴿

 O bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!

﴾43﴿

 O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hulefa-yı Raşidin Devri
Alt başlık:
Dört Halife Dönemi
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054750115
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
"…Râşid Halîfeler dönemi, müslümanların dünya târihi karşısındaki medenî ve içtimâî değerlerinin dünyâya açılmasını sağlayan bir iktidar devri olmuştur. Aşk ile îman, insaf ile adâlet ve akıl ile mantığın karışımı hâlinde târih sahnesine çıkmış olan bu yapıcı ve hamleci iktidar döneminde, İslâm Dîni, bu dînin Peygamber'inden başlayarak onun bağlıları olan arkadaşlarının gayretleri ve örnek hayatları sâyesinde cihanşumül bir din hâline gelmiştir. Onlar, bütün beşeriyeti tevhid inancına dâvet ederken, ellerinde, akıllarında ve gönüllerinde yer etmiş bulunan Kur'ân-ı Kerîm'den ve Resûlullah'ın sünnetinden feyz alarak yaşadıkları hayatlarıyla bu dînin yayılmasına öncülük etmişlerdir. İslâm îmânı ve bu îmânın telkin ettiği yüce değerlerle dünyâda bir "İslâm Sulhu" bu dönemde gerçekleştirilmiştir. Bu "sulh", dayatmacı, baskıcı ve insanları zorla dönüştürücü bir sulh olmamıştır…"

Yıllardır ilk dönem İslam Tarihi alanında çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Mustafa Fayda bu kitabında, dört halife döneminin siyasi, sosyal hadiselerini, fetihleri, iç karışıklıkları, ayrıntılı bir şekilde ele almıştır. "Hûlefâ-yı Râşidîn" İslam'ın yayılış tarihini merak edenler ve araştırmacılar için bir başvuru kaynağı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • İrem
  • Zehranur Yavuz
  • Kübra
  • Ebrar Kopmaz
  • Aaaa
  • Fatoş
  • Neslihan Turgut
  • Onur Damar
  • şüheda
  • vozerdem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (3)
9
%25 (2)
8
%0
7
%37.5 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0