1000Kitap Logosu
Hüseyin İnan

Hüseyin İnan

Erikler Çiçek Açtığı Zaman : Dede

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET

Hakkında

592 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 16 sa. 46 dk.
Adı
Hüseyin İnan
Alt başlık
Erikler Çiçek Açtığı Zaman : Dede
Basım
Türkçe · Türkiye · Tekin Yayınevi · Mayıs 2014 · Karton kapak · 9789944610742
Henüz 23 yaşında gencecik bir fidan, Hüseyin İnan… Dünya halklarının, emperyalizme karşı haklı mücadelesini desteklemek için yola çıktılar. Büyük hedefleri ve idealleri uğruna yürüttükleri mücadelede, ölümü gülümseyerek karşıladılar. Elinizdeki kitap Hüseyin İnan hakkında hazırlanmış kapsamlı bir araştırma ve çalışmanın sonucunda oluşturuldu. Bu kitap, Hüseyin İnan ve arkadaşlarının mücadelelerini ve anılarını bugünün gençlerine doğru kaynaklardan aktarma çabasının bir ürünüdür. Editör “Suçsuzluğumuz, ezilmişliğimiz kadar meşru, alın terimiz kadar kutsaldır. Tek suçumuz geri kalmış bir ülkenin çocukları olmamız ve emperyalizmin ne olduğunu bilmemizdir… 150 saatten fazla işkenceye tabi tutulduk. Önceden hazırlanmış ifadeler bize imzalattırılarak suç dosyaları haline getirildi… Günlerce süren işkenceler ve insanlık dışı uygulamalar, adli makamlara ‘tahkikatı derinleştiriyoruz’ şeklinde yansıtıldı. Bütün bunlar; altı günlük işkence, binlerce cop, sopa, küfür ve sayısız ifadeler işbirlikçilerin ve ortaklarının çıkarlarını korumak içindi. Türkiye halklarına şu noktayı kesinlikle açıklamak isteriz: Bizim şurayı ya da burayı bombalayacağımız, sabotaj yapacağımız iddiaları yalandır, kasıtlıdır, tertiptir. Biz devrimciyiz.” “Biz, bağımsız Türkiye ideali için mücadele ediyoruz. Bunu sağlayıp başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere, ülkemizi sömürenleri kovduktan sonra, sosyalist Türkiye’yi kuracağız. Babam da sömürücü. Ve dağıtıma önce babamın mal varlığından başlayacağım.” Hüseyin İnan’ın son sözleri: “Ben, şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum. Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. Kahrolsun faşizm.”

Okurlar

Kadın
% 72.0
Erkek
% 28.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
10
10 üzerinden
6 Puan · 2 İnceleme
592 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
TURHAN FEYİZOĞLUHÜSEYİN İNAN ERİKLER ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN-DEDE 1949’da Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Bozhüyük köyünde doğmuş.İlk ve ortaokul öğrenimini Pınarbaşı’nda,liseyi Kayseri’de okumuş.1966’da ÖDTÜ İdari Bilimler Bölümünü kazanmış. Zaten içinde olan hak adalet kavramlarıyla dolu başlayan eğitim hayatı,okuldaki fikir kulübüne üye olması ve kendi düşüncesinde olan arkadaşlarıyla birlikte hayattaki ideallerine kafa yormalarıyla bundan sonraki hayat çizgisini belirlemiş ve bu yolda ilerlemişler.Çünkü kitap her ne kadar HÜSEYİN İNAN’ın hayat hikayesini anlatıyor gibi görünsede 68’liler olarak bildiğimiz Hüseyin’ler,Deniz’ler,Yusuf’lar,Sinan’lar,Mahir’ler ve daha nicelerini muhteşem yalın bir dille anlatmış yazar Turhan Feyizoğlu. Sıralamalarda Vietnam kasabı olarak bilinen Kemer’in Türkiye’ye büyükelçi olarak atanması,Bu gençlerin havaalanından göndermek çabaları.ÖDTÜ rektörü Kurdaş’ın bütün bunlara rağmen Komer’i üniversitede ağırlamasıyla başlıyor.Komerin arabasının yakılması,İstanbul’da Amerikan askerlerinin 6.Filo gemisiyle konumlanması ve Deniz’lerin 6.Filo Defol eylemleri. Devrimci gençliğin o dönemde okul ve dışarda yaşamış oldukları tüm ayrıntıları kitapta bulmak mümkün.Hüseyin İnan adında tüm devrimci gençliğin adları anılıyor tarih tarih,gün gün.Bu uğurda kaybedilenler ve mücadeleye devam edenler. “KAHROLSUN EMPERYALİZM,YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE HALKLARI” Diyen vatan hainliğiyle devleti yıkmakla suçlanan bu gençler gerçektende vatan haini miydi?Bu gibi soruların cevabını çok güzel vermiş kitap. Yaşları 23 ve 25 arasında,Türkiye’nin en zeki insanlarının binbir zorlukla girdikleri okullarda,eğer şimdi yaşıyor olsalardı,yüksek makamlarda,cepleri çok şişkin,malvarlıkları hayli yüksek,olarak yaşamak varken,köylü,işçi,emekçi,zanaatkarın derdine niçin düştüler acaba?Üstelik orantısız güç ve imkanlarla. “ölen bedenlerimiz olacak,fikirlerimiz sonsuza kadar taşacak” şiarını edinmiş,bizim kararımız çoktan verilmiş bizi asacaklar diyecek kadar korkusuz,ölüme giderken bile Hüseyin avukatlarından Toprak Reformunu isteyecek kadar vatan haini.Yakalandığında valinin ne yapacaksınız sorusuna: “Biz bağımsız Türkiye ideali için mücadele ediyoruz.Bunu sağlayıp başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere,ülkemizi sömürenleri kovduktan sonra,Sosyalist Türkiye’yi kuracağız.Babam da sömürücü v dağıtıma önce babamın malvarlığından başlayacağım.” Diyecek kadar vatanhaini. Kitapta mahkemeye sundukları ekler bölümünde anlatılanlar,bu inanılmaz deha ve bilincin,Önce Osmanlı’dan başlayarak,sonra tüm dünyadaki ekonomik,siyasi bir çok alanda ülkelerin tarihlerini,Amerikanın ülkemiz ve dünya ülkeleri üzerinde kurdukları sömürü politikalarını ve daha sonra idam edilecekleri tarihi kadar yansımalarını Okurken,hayranlığım binlerce kat arttı.Günümüz modasıyla kopyala yapıştır mantığıyla değil,pozitif bilim ışıgında değerlendirmeler okudum. Ölüme gülümseyerek gitmeleri,idam sehpasına yürüyüşleri ve son dakikaya kadar onurlu dik duruşları okumuş olduğum her iki kitaptadır Onur’un resme dökülmüş haliydi.O gençleri yetiştiren annelerin ellerinden öperim. Hüseyin İnan’ın son sözleri:”Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım.Bu bayrağı bu ana kadar Şeref’le taşıdım.Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum.Yaşasın işçiler,köylüler ve yaşasın devrimciler.Kahrolsun faşizm.”
Hüseyin İnan
10.0/10 · 13 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
592 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Erikler Çiçek Açtığı Zaman
Hüseyin İnan... Adını duyunca ne geliyor aklınıza. 3 fidanın en küçüğü, en naifi, en sessiz sakini, en kendi halindesi belki. Darağacına gülerek giden bir devrimci ? Grubun beyni, fikirlerin sahibi ? İlk ne geliyor aklınıza ? Belki tüm bu kavramlardan önce gencecik bir insan geliyordur bilmiyorum. Hüseyin İnan... Taklit edilemeyecek cesaret örneklerinden biri, hep sessiz, hep ciddi, hep düşünceli... Öyle ki gülerken çok az fotoğrafı var. Çok az anısı var. Bu kitapta öyle değil ama merak edilen, bilinmeyen, o ağzından on sorudan sonra kerpeenle laf alınan Hüseyin İnan'ın bilinmeyen yönlerini çıkarmış ortaya. Merak edilenleri cevaplamış. bizim asla tahmin edemeyeceğimiz bambaşka bir Hüseyin İnan çıkarıyor karşımıza. Hüseyin İnan 1949'da sivas Bozhöyük'te doğmuş. Aslında 10 şubat 1949'un resmi nüfus kayıtlarındaki tarih olduğunu, gercek doğum gününün 1 kasım 1948 olduğunu burada öğreniyoruz. Bu kitapta o korkusuz devrimcinin altında yatan genci de buluyoruz: En sevdiği meyve erikmiş. Yemek ayırt etmez ne olsa yermiş. Çocukları, hayvanları, ağaçları pek severmiş. Daha o yaşlarda düşünceli, farklı bir çocukmuş. Geceleri gazlambasıyla ders çalıştığını zaman rahatsız olmasınlar diye özellikle kısar, harçlıklarının yarısını alır, bunları da kitaba yatırırmış. Kendi adını basmış tüm kitaplarına: Hüseyin İnan kütüphanesine aittir. Tiyatroya özellikle ilgi duyuyormuş. Tiyatro senaristi olmak istiyormuş. Yine lisede tiyatroda saffet alp'le beraber rol almışlar. Voleybolu seviyormuş ingilizcesini geliştirmek için İngiliz bir kızla mekuplaşır kendinden küçüklere ders verirmiş... Hüseyin İnan sözünü dinletir çoğunlukla arkadaşlarını da eleştirirmiş. Fikirleriyle uyuşmayan hiçnir şeye katlanamaz cevresine de sessiz kalmazmış. Öyle zannedilen gibi grubun asıl lideri deniz değil hüseyin'miş. Belki bu yüzden gerİde durmuş. Son ana kadar mimlenmemiş, fark edilmemiş.... Bu kitapta da son değişmiyor, yine aynı şekilde idama gidiyor, yine iki tekmede kendisi deviriyor sehpayı. Yine babasına o son mektubu yazıyor. Yine söylüyor son sözlerini... Hüseyin İnan üstüne söylenecek yazılıp çizilecek çok şey vardır mümkündür evet ama ne yazsak biraz eksik biraz yarım kalmışlıkltır Çünkü senin hikayen yaşayabildiğin kadar da yaşayamadıklarındır.
Hüseyin İnan
10.0/10 · 13 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.