Hüsran FilizleriCelal Sılay

·
Okunma
·
Beğeni
·
266
Gösterim
Adı:
Hüsran Filizleri
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Sayfa sayısı:
582
ISBN:
9789750802508
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Celal Sılay, bütün bütün unutulmuş olmasa da, sadık okunan için bile unutulmaya yüz tutmuş bir şair. Oysa yaşadığı ve yazdığı sırada, edebiyat çevrelerinde iyi bilinen, yaşarken efsaneleşmiş bir figürdü: Tek başına dergiler çıkarması, kitaplarını -çoğu kez dostlarından peşin para toplayarak- kendi bastırması, "Kel"liği, "Napolyon"luğu ve elbette ki bitmez tükenmez aşklarıyla, bir efsane...

Bir yandan da: 1940'lı yıllarda, yani günümüzden altmış yıl önce, daha "çevre" sorun olarak önümüze gelmemişken, tam bir çevre bilinciyle, yediği hayvandan, söndürdüğü güneşten, bitirdiği havadan, kirlettiği sudan özür dilediğini dile getiren bir şiir ("Mahcubiyet") yazabilmiş; yazdıklarının büyücek bölümünde şiir/deneme sınırı aşabilmiş bir şair.

Doğan Hızlan'ın deyişiyle "Cehennem mevsiminin şairi" Celal Sılay'ın şiirleri ilk kez bu kitapta bir araya geliyor. Efsane gerçeğe dönüşüyor böylece: Şair bütün yolların son durağıdır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Mavi bir elbiseyle gelmiştin, gökyüzü maviydi..
Getirdiğin rüzgarla ev kokuyordun..
Kolun koluma değiyordu, omzun omzuma..
Mendilin maviydi, gökyüzü maviydi..

Bin dokuz yüz kırk iki baharıydı
Bahçeli pencereler önünde geziyorduk,
Gözlerimiz buluşuyordu, ürperiyordum
Gökyüzü maviydi, mendilin maviydi

Sıcak nefesin yüzüme değiyordu
"Evlenebilir miyiz" diye sormuştum,
Yürüyüşün değişmiş, yüzün penbeleşmişti;
Mavi elbiseler içindeydin, gökyüzü maviydi.

Elini elime verdin, ayrılıyorduk,
Gözlerin gözlerimde, dudakların ıslak,
"Sık sık konuşalım" demiştin; gittin..
Mendilin maviydi, gökyüzü maviydi..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hüsran Filizleri
Baskı tarihi:
Ocak 2001
Sayfa sayısı:
582
ISBN:
9789750802508
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Celal Sılay, bütün bütün unutulmuş olmasa da, sadık okunan için bile unutulmaya yüz tutmuş bir şair. Oysa yaşadığı ve yazdığı sırada, edebiyat çevrelerinde iyi bilinen, yaşarken efsaneleşmiş bir figürdü: Tek başına dergiler çıkarması, kitaplarını -çoğu kez dostlarından peşin para toplayarak- kendi bastırması, "Kel"liği, "Napolyon"luğu ve elbette ki bitmez tükenmez aşklarıyla, bir efsane...

Bir yandan da: 1940'lı yıllarda, yani günümüzden altmış yıl önce, daha "çevre" sorun olarak önümüze gelmemişken, tam bir çevre bilinciyle, yediği hayvandan, söndürdüğü güneşten, bitirdiği havadan, kirlettiği sudan özür dilediğini dile getiren bir şiir ("Mahcubiyet") yazabilmiş; yazdıklarının büyücek bölümünde şiir/deneme sınırı aşabilmiş bir şair.

Doğan Hızlan'ın deyişiyle "Cehennem mevsiminin şairi" Celal Sılay'ın şiirleri ilk kez bu kitapta bir araya geliyor. Efsane gerçeğe dönüşüyor böylece: Şair bütün yolların son durağıdır.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Biri
  • ŞAHSINA MÜNHASIR

Kitap istatistikleri