Ihlamur - Sayı 44 (2016 Temmuz)

·
Okunma
·
Beğeni
·
173
Gösterim
Adı:
Ihlamur - Sayı 44
Alt başlık:
2016 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771309936109
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ihlamur Kültür Sanat Yayınevi
IHLAMUR’UN TEMMUZ SAYISINDA
Mehmet Akif Ertaş – Tan Tolga Demirci ile Söyleşi

Emre Doğan – Sinema “Sanat”ında Mükemmeliyetçilik Üzerine

Halûk Cengiz – Coğrafya

Berrin Akarsu – Nil Yeşili

Nuri Demirci – Konusuz XVI

Nevzat Çalıkuşu – Şair Oyuncular-Oyuncu Şairler Sözlüğü II

Volkan Hacıoğlu – Şairin Harfleri Dünyaya Yeter!

Özcan Tunçadam – Turgut Uyar’a Göre Divan ve Halk Şiiri

Uğur Ozan Özen – Ölü Canlar’ın Sesi Olmak



İLKSÖZ
Mehmet Akif Ertaş
Unutma fiilini hayatının merkezine oturtmayan IHLAMUR okurları, geçen sene Temmuz ayında yayımlanan dergimizin kapağında Abdurrahman Cahit Zarifoğlu’nun acılarıma da kardeş olur musun isteğine yer verdiğimizi, bu istek üzerinden Madımak ve Başbağlar’da yaşanan trajediyi gündeme getirdiğimizi, Zarifoğlu’nun isteğiyle, Hasan Hüseyin Korkmazgil’in izini sürdüğü acıyı bal eyleme geleneğinin buluşturulmasıyla, bu ve benzeri trajedilerden uzaklaşılabileceğini vurguladığımızı hatırlayacaklardır.

Bu iki kıymetli imzayı, bu seneki sayımızın kapağında buluşturma amacımız sanıldığı gibi sadece Madımak ve Başbağlar trajedisini hatırlatmak değil.

Böyle bir kapakla karşınıza çıkmak istememizin arka planında aynı zamanda, sureti haktan görünen, heybesini işgüzarlıkla dolduran, niçin bu şekilde davrandığı karınca adımlarıyla ilerlenerek idrak edilmeye çalışılan edebiyat tarihiyle ve dolayısıyla bu tarihi kaleme alanlarla hesaplaşma isteği bulunuyor.

Bu sayımızdaki kapağa odaklananlar, orada, Mehmet Âkif Ersoy ile Tevfik Fikret’i; Necip Fazıl ile Nâzım Hikmet’i; Kemal Tahir ile Tarık Buğra’yı da görebildiklerinde düşüncemiz amacına ulaşabilecek.

Madımak ve Başbağlar trajedileri ve onlardan öncekiler, yukarıda vurguladığım şekilde bir araya gelinemediği, gelinmek adına çaba harcanmadığı için yaşanmıştır.

Bu ve benzeri trajedilerden uzak durmak acıyı bal eyleyenlerin kardeşliğini önemsemekle mümkündür.

Kardeş olmak için aynılaşmak değil, farklılıktaki aynılığı hissetmek yeterlidir.

Acıyı bal eyleyenlerin kardeşliğine inananlar için yıllar geçse de cümle değişmeyecektir:

Sivas’ta Madımak Oteli’nde yaşananları protesto etmeye evet. İnsanlıklarından çıkarak, Başbağlar’ı, Sivas’ın rövanşı gibi görmek isteyenleri ve insanları bu yolla kamplara bölmeye çalışanları protesto etmeye de evet.

Trajediyle mücadele, insana “Ben kimim ki hayal kırıklığına uğratayım hiçlik şüphesini?” sorusunu sordurduğunda anlamını artırır.

Bu soruyu yönelterek acıyı bal eyleyenlerin kardeşliğine, sesini Filistin’den dünyaya duyurarak imza atan Mahmud Derviş’i 45. sayımızın kapağında ağırlayacağımız haberini şimdiden veriyor; Oya Aydoğan ve Muhammed Ali Clay’in anısı önünde saygıyla eğiliyor; sureti haktan görünenlerden, bulanık suda balık avlamaktan vaz geçemeyenlerden, bir türlü kendisi gibi ve önce insan olamayanlardan, karşısındakini de önce insan olarak göremeyenlerden uzak durduğunuz, belleğinize ve yüreğinize insani hassasiyet enjekte eden kültür, sanat ve edebiyat eserlerini başucunuzdan ayırmadığınız günlerin sizlerin olmasını temenni ediyorum.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ihlamur - Sayı 44
Alt başlık:
2016 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9771309936109
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ihlamur Kültür Sanat Yayınevi
IHLAMUR’UN TEMMUZ SAYISINDA
Mehmet Akif Ertaş – Tan Tolga Demirci ile Söyleşi

Emre Doğan – Sinema “Sanat”ında Mükemmeliyetçilik Üzerine

Halûk Cengiz – Coğrafya

Berrin Akarsu – Nil Yeşili

Nuri Demirci – Konusuz XVI

Nevzat Çalıkuşu – Şair Oyuncular-Oyuncu Şairler Sözlüğü II

Volkan Hacıoğlu – Şairin Harfleri Dünyaya Yeter!

Özcan Tunçadam – Turgut Uyar’a Göre Divan ve Halk Şiiri

Uğur Ozan Özen – Ölü Canlar’ın Sesi Olmak



İLKSÖZ
Mehmet Akif Ertaş
Unutma fiilini hayatının merkezine oturtmayan IHLAMUR okurları, geçen sene Temmuz ayında yayımlanan dergimizin kapağında Abdurrahman Cahit Zarifoğlu’nun acılarıma da kardeş olur musun isteğine yer verdiğimizi, bu istek üzerinden Madımak ve Başbağlar’da yaşanan trajediyi gündeme getirdiğimizi, Zarifoğlu’nun isteğiyle, Hasan Hüseyin Korkmazgil’in izini sürdüğü acıyı bal eyleme geleneğinin buluşturulmasıyla, bu ve benzeri trajedilerden uzaklaşılabileceğini vurguladığımızı hatırlayacaklardır.

Bu iki kıymetli imzayı, bu seneki sayımızın kapağında buluşturma amacımız sanıldığı gibi sadece Madımak ve Başbağlar trajedisini hatırlatmak değil.

Böyle bir kapakla karşınıza çıkmak istememizin arka planında aynı zamanda, sureti haktan görünen, heybesini işgüzarlıkla dolduran, niçin bu şekilde davrandığı karınca adımlarıyla ilerlenerek idrak edilmeye çalışılan edebiyat tarihiyle ve dolayısıyla bu tarihi kaleme alanlarla hesaplaşma isteği bulunuyor.

Bu sayımızdaki kapağa odaklananlar, orada, Mehmet Âkif Ersoy ile Tevfik Fikret’i; Necip Fazıl ile Nâzım Hikmet’i; Kemal Tahir ile Tarık Buğra’yı da görebildiklerinde düşüncemiz amacına ulaşabilecek.

Madımak ve Başbağlar trajedileri ve onlardan öncekiler, yukarıda vurguladığım şekilde bir araya gelinemediği, gelinmek adına çaba harcanmadığı için yaşanmıştır.

Bu ve benzeri trajedilerden uzak durmak acıyı bal eyleyenlerin kardeşliğini önemsemekle mümkündür.

Kardeş olmak için aynılaşmak değil, farklılıktaki aynılığı hissetmek yeterlidir.

Acıyı bal eyleyenlerin kardeşliğine inananlar için yıllar geçse de cümle değişmeyecektir:

Sivas’ta Madımak Oteli’nde yaşananları protesto etmeye evet. İnsanlıklarından çıkarak, Başbağlar’ı, Sivas’ın rövanşı gibi görmek isteyenleri ve insanları bu yolla kamplara bölmeye çalışanları protesto etmeye de evet.

Trajediyle mücadele, insana “Ben kimim ki hayal kırıklığına uğratayım hiçlik şüphesini?” sorusunu sordurduğunda anlamını artırır.

Bu soruyu yönelterek acıyı bal eyleyenlerin kardeşliğine, sesini Filistin’den dünyaya duyurarak imza atan Mahmud Derviş’i 45. sayımızın kapağında ağırlayacağımız haberini şimdiden veriyor; Oya Aydoğan ve Muhammed Ali Clay’in anısı önünde saygıyla eğiliyor; sureti haktan görünenlerden, bulanık suda balık avlamaktan vaz geçemeyenlerden, bir türlü kendisi gibi ve önce insan olamayanlardan, karşısındakini de önce insan olarak göremeyenlerden uzak durduğunuz, belleğinize ve yüreğinize insani hassasiyet enjekte eden kültür, sanat ve edebiyat eserlerini başucunuzdan ayırmadığınız günlerin sizlerin olmasını temenni ediyorum.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Ihlamur Dergisi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0