Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Hüsamettin Ertürk

İki Devrin Perde Arkası

Samih Nafiz Tansu

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·600 syf.··
2025 9. kitabı
Bizim ülkemizde istihbarat hakkında öğrenme ayrı bir ilgi alanına sahib önemli bir konumda olduğunu belirtmem gerekir. Teşkilatı Mahsusa , Müsellah Müdafaa-i Milliye Kuvvetleri ve M.M. Grubu ile anılmış isimlerle anılagelmiş hem Osmanlı Devleti'nin son döneminde devamında Milli Mücadele Döneminde hizmet etmiş saygı değer bir yere sahip kurum olmuştur. Enver Paşa'yı bu konuda hatırla yad etmemiz bu kurumu meydana getirmiş bu yanında bilginin her zaman güç olduğu kararlar almada siyasi ve askeri kurumları rahatlatma amacına hizmet etmiştir. Milli mücadele döneminde ise İstanbul'dan silah kaçırma özellikle sonrasında milletvekili, matbuattan zevat, dini tandanslı zevattan kişileri Anadolu'ya gitmelerini sağlamışlardır. Burada halktan bir çok kişi silah, mühimmat tedariğinde önemli pozisyonda olmuşlardır. İttihat ve Terakki Cemiyeti ile bilgi vermesi eser sahibinin önemlidir. Bizde genelde resmi ideoloji bu konuda öcü gibi görmemize hizmet etmiştir. M. Kâmâl bile kongreler zamanında hatta mecliste bile eski ittihatçı olduğunu bir çok kez dile getirmiştir çünkü şartlar bunu gerektiriyordu. Birinci Dünya Savaşı'nın nihayet ermesi ile özellikle Enver Paşa'nın biz her ne kadar memleketi terk etmek durumda kalsakta Süleyman Askeri bey e ve Hüsamettin bey e bu teşkilatı artık sizler yöneteceksiniz bölgesel kuruluşlara destek vermenizi çalişmanızı bu minvalde devam ettirmenin gerekliliği demeyin etmiştir. Mezkûr durumlarda insiyatif sizlerde olmamın güvenini kazanmiş olması bu kurumun ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. M. Kâmâl'in de bu kurumdan mümkün mertebe faidelenmiş memleketin kurtuluşu için bütün satıhlarda mücadele ve müdafaa etmişlerdir. Bazı konularda diğer okumalar da öğrendiklerim ile farklılıklar var onun için şerh düşmek istiyorum. O konuda ise detay
Tarih
İki Devrin Perde ArkasıSamih Nafiz Tansu · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201168 okunma
Puan vermedi·600 syf.·
2016 6. kitabı
Osmanlının son dönemleri ve mütareke yılları anılarını konu edinen kitap, teşkilat-ı mahsusa da bir dönem başkanlık yapmış olan Hüsamettin Ertürk'ün Samih Nafiz TANSU ile yaptığı bir söyleşiden teşekkül etmiş. Anı olduğu için bilinmeyen birçok hadise bulunabilir. İlginizi gerektirmeyen detaylar vardır ama ana hatlarıyla güzel bir kitap.
İki Devrin Perde ArkasıSamih Nafiz Tansu · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201168 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Samih Nafiz TansuYazar · 6 kitap
Gazeteci, yazar ve eğitimci Sami Nafiz Tansu 6 Şubat 1906'da Köprülü / Makedonya'da doğdu. Balkan Savaşı'ndan sonra ailesi İstanbul'a göç etti. Öğrenimine, Üsküdar-Paşakapısı'ndaki Fıstıklı İlkokulunda başladı. Daha sonra İstanbul Sultanisi'ne geçti. İlk, orta ve lise öğrenimini orada yaparak 1925 yılında mezun oldu. İstanbul Darülfünun Edebiyat ve Hukuk şubelerine aynı zamanda devam etti. Tarih-Coğrafya Bölümü sınavını verdi ve 1928'de Hukuk Şubesinden mezun oldu. Öğretmenliğe İzmir Muallim Mektebinde başladı. Sonra Ankara Lisesi'ne tarih öğretmeni ve müdür yardımcısı oldu. 1934'te İstanbul Kabataş Lisesi'ne nakledildi ve aynı zamanda Boğaziçi Lisesi'nde ders verdi. İzmir'e bulunduğu yıllarda Vakit ve Son Saat gazetelerinin İzmir muhabirliğini yaptı. Çalışmalarını Ankara'da muhabirlik ve yazarlık yaparak sürdürdü. İstanbul'a dönünce Tasvir-i Efkar, Vatan ve sonra Cumhuriyet gazetelerinde çalıştı. Milli Eğitim Bakanlığı onu, sanat tarihi alanında uzmanlık eğitimi alması için İtalya'ya Roma Üniversitesine gönderdi. 1947'den 1949'a kadar iki yıl Roma Üniversitesinde yüksek lisans yaptı. 1949-51'e kadar da sanat tarihi doktorası sınıflarına devam etti. İtalya'da iken Cumhuriyet'in Roma muhabirliğini de yaptı.Yurda dönüşünde Galatasaray Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. Çeşitli fırsatlardan faydalanarak Avrupa'nın hemen her tarafını gezip gördü. Son yıllarında Rusya'ya ve Japonya'ya gitti. Bu gezi izlenimleri ile çeşitli yazıları sırasıyla Milliyet, Cumhuriyet, Yeni Sabah, Dünya, Son Havadis ve Tercüman gazetelerinde çıktı. Samih Nafiz Tansu 1976 yılında İstanbul'da öldü.