İki Devrin Perde Arkası (Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Hüsamettin Ertürk)

·
Okunma
·
Beğeni
·
819
Gösterim
Adı:
İki Devrin Perde Arkası
Alt başlık:
Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Hüsamettin Ertürk
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944978828
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlgi Kültür Sanat Yayınları
"Çok mühim şahsiyetlerin özel hayatlarına dair bu sahneler, okuyucularımızın gözleri önünde daima iki devri, İmparatorluk ile mütareke yıllarını ve bu iki devrin perde arkasında bugüne kadar gizli kalmış pek mühim meselelerini aydınlatacaktır."
-Emekli Süvari Albayı Hüsamettin Ertürk-

Abdülaziz intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü?
Jöntürkler İstanbul'da nasıl teşkilatlanmışlardı?
31 Mart Vakası'nın arka planında ne vardı?
Milletlerarası Siyonist Teşkilatı'nın amaçları nelerdi?
Birinci Dünya Savaşı'na nasıl girdik?
Gizli teşkilatımızın en mühim ajanı kimdi?
Malta zindanlarında kimler vardı?
Milli Müdafaa Grubu nasıl kuruldu?
Milli cephelerin silahları ve teçhizatı nasıl temin edildi?
Son Osmanlı hükümdarı nasıl kaçtı?

Bu ve benzeri soruların cevapları o dönemin en önemli tanıklarından birinin anlatımıyla günışığına çıkıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Teşkilatı Mahsusa Başkanlığı ve Mütareke yıllarında Milli Müdafaa Grubu Başkanlığı görevlerinde bulunan emekli Süvari Albayı Hüsamettin Ertürk'ün hatıralarını zamanın önde gelen gazetecilerinden Samih Nafiz Tansu'ya anlatmasıyla hayat bulan eserle, iki devrin -Osmanlı'nın son dönemi (Mütareke yılları) ve Milli Mücadele dönemi- karanlıkta kalan birçok olayı aydınlığa kavuşuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
600 syf.
·Puan vermedi
Osmanlının son dönemleri ve mütareke yılları anılarını konu edinen kitap, teşkilat-ı mahsusa da bir dönem başkanlık yapmış olan Hüsamettin Ertürk'ün Samih Nafiz TANSU ile yaptığı bir söyleşiden teşekkül etmiş. Anı olduğu için bilinmeyen birçok hadise bulunabilir. İlginizi gerektirmeyen detaylar vardır ama ana hatlarıyla güzel bir kitap.
Nâzım Paşa odalarından fırlamışlardı. Nâzım Paşa, Enver’i görünce şaşırmış ve “Bu ne cesaret, burada ne arıyorsunuz asi herifler” diye bağırmaya başlamıştı. Enver, paşayı selâmlamış ve “Vatanı satanlara ordu izin vermeyecektir” demişti. İşte tam bu sırada, yanında duran Yakup Cemil kolunu paşanın arkasından çevirip sağ şakağına tabancayı yaklaştırarak onu vurmuş ve yere sermişti. Enver öfkeyle, “Eyvah, ne yaptınız, bu cinayete ne gerek vardı?” diye bağırınca, hâlâ tabancasından duman çıkan Yakup Cemil, Nâzım Paşa’ya bir kurşun daha sıkarak, “Bu herife lâf anlatılır mı?” diye cevap vermişti.
‘Siyonizm’ konusunda “Teşkilatı Mahsusa” Başkanı Em. Süvari Albayı Hüsamettin Ertürk’ün ilginç açıklamaları vardı: “Ben Teşkilatı Mahsusa’da çalışırken dünyaya hakim olmak isteyen bu ‘Milletlerarası Siyonist Teşkilâtının elimize geçen 21 maddelik düsturları vardı ki ne kadar manalıdır. Burada şöyle yazılıdır:
1- Genç nesilleri mugayiri ahlâk telkinlerle bozmalı
2- Aile hayatını yıkmalı
3- İnsanlara aşağı sınıflarla tahakküm etmeli
4- Sanatı zayıflatmak, edebiyatı müstehcen ve şehevi bir hale sokmalı
5- Mukaddesata hürmeti yıkmalı, hürmetle anılan kimseler hakkında rezilane vakalar uydurmalı
6- Hudutsuz bir lüks, başdöndürücü modalar icat etmeli, çılgınca sarfiyatı teşvik etmeli
7- Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmak herkes düşünmekten alıkonmah
8- Müfrit nazariyelerle fikirler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, içtimai sınıflar araşma kin ve itimatsızlık sokulmalı
9- Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve itimatsızlıklar saçmalı
10- Mal sahipleriyle işçilerin arasını bozmalı, grevler sabotajlar tertib ettirmeli
11- Yüksek tabakanın manevi kuvvetini her çareye başvurarak kırmalı
12- Sanayiin ziraati ezmesine imkân vermeli, böylece köylü sınık ortadan kaldırılmalı
13- Saçma nazariyeleri ortaya atarak, halkı gayri kabili tatbik fikirlerle dolambaçlı yollara sevketmeli
14- Hayat pahalılığını körüklemek, giderleri arttırmak
15- Beynelmilel meseleler ihdas ederek milletler arasında kin ve nefret tohumlan serpmek
16- Milletlerin mukadderatını tahsil ve terbiyeden mahrum kimselerin ellerine tevdi ettirmeli
17- Bütiin hükümet şekillerini değiştirmeli, birçok sırları ifşa etmeli
18- Meşru hükümet tarzlarından mutlak bir istibdata gitmeli
19- Siyasi, iktisadi buhranlar yaratmak, servetleri mahvetmek
20- Mali istikrarı bozmak, iktisadi krizleri çoğaltmak, spekülasyonlara, enflasyonlara yol açmak, altını mahdut ellerde toplamak, muazzam sermayeleri felce uğratmak
21- Hükümetlerin ölümlerini hazırlamalı; İnsaniyet, elem, ıstırab ve yoksulluk içine atılmalı
Teşkilatı Mahsusa nın dikkatli tetkikleri neticesinde vardığımız hakikat şudur ki, 1892’den beri dünyamız bu zihniyetteki Yahudilerle mücadele halindedir. Bunlar bir “DÜNYA İHTİLALİ” hazırlamaktadırlar. Arap dünyasını elinde tutan Ruslarla, İsrail Devletini destekleyen Amerikan ve İngiliz bloğu arasında çıkacak bir 3’ncü Dünya Savaşının tohumu Ortadoğu’da gömülüdür.”
Talat Paşa yurduna, ülkesine ve onun gelecek ve kalkınmasına da son derece bağlıydı. Ateşkes yıllarında kaldığı Berlin’den Teşkilât-ı Mahsusa çalışanlarına ve İttihatçılara yazdığı mektuplarda;

“Vaktiyle Enver Paşa’yı kendinize bayrak yapmıştınız, şimdi hepinize düşen görev Mustafa Kemal Paşa’nın arkasından gitmek ve ülkeyi kurtarmaktır” diye öğüt veriyordu.
Talat Paşa sadeliği, alçakgönüllülüğü severdi, resmi günlerde onun bir redingotla yetindiğini görürlerdi. Bu sadelik Sultan Reşat’ın hoşuna gitmezdi, emrindeki bakanların parlak üniformalar içinde şatafatlı elbiseler giymesini isterdi. Talat Paşa’nın bu haline kızıyordu. Enver Paşa’yla haber gönderip hepsinin böyle selamlığa gelmesini arzu ettiğini kesin bir dille bildirmişti. Talat Paşa yanıt olarak; “Osmanlı Devleti’nin bakanları görünüşe ve gösterişe sarf edecek paraya sahip değillerdir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Devrin Perde Arkası
Alt başlık:
Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Hüsamettin Ertürk
Baskı tarihi:
Ekim 2011
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944978828
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlgi Kültür Sanat Yayınları
"Çok mühim şahsiyetlerin özel hayatlarına dair bu sahneler, okuyucularımızın gözleri önünde daima iki devri, İmparatorluk ile mütareke yıllarını ve bu iki devrin perde arkasında bugüne kadar gizli kalmış pek mühim meselelerini aydınlatacaktır."
-Emekli Süvari Albayı Hüsamettin Ertürk-

Abdülaziz intihar mı etti, yoksa öldürüldü mü?
Jöntürkler İstanbul'da nasıl teşkilatlanmışlardı?
31 Mart Vakası'nın arka planında ne vardı?
Milletlerarası Siyonist Teşkilatı'nın amaçları nelerdi?
Birinci Dünya Savaşı'na nasıl girdik?
Gizli teşkilatımızın en mühim ajanı kimdi?
Malta zindanlarında kimler vardı?
Milli Müdafaa Grubu nasıl kuruldu?
Milli cephelerin silahları ve teçhizatı nasıl temin edildi?
Son Osmanlı hükümdarı nasıl kaçtı?

Bu ve benzeri soruların cevapları o dönemin en önemli tanıklarından birinin anlatımıyla günışığına çıkıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Teşkilatı Mahsusa Başkanlığı ve Mütareke yıllarında Milli Müdafaa Grubu Başkanlığı görevlerinde bulunan emekli Süvari Albayı Hüsamettin Ertürk'ün hatıralarını zamanın önde gelen gazetecilerinden Samih Nafiz Tansu'ya anlatmasıyla hayat bulan eserle, iki devrin -Osmanlı'nın son dönemi (Mütareke yılları) ve Milli Mücadele dönemi- karanlıkta kalan birçok olayı aydınlığa kavuşuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • Kerim OK
  • Soner CANTÜRK
  • yclc
  • Fatih Murat Taşkın
  • Selimi
  • Seher Çelik
  • Tolubey
  • Ömer Faruk Karahan
  • Mustfa Sünger
  • Emir Ziyalı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (3)
9
%0
8
%16.7 (1)
7
%16.7 (1)
6
%0
5
%16.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0