İki Sevdaya Yürek Sızıları

·
Okunma
·
Beğeni
·
278
Gösterim
Adı:
İki Sevdaya Yürek Sızıları
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berk Yayınları
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bu şehrin tozlu ve gürültülü caddelerine
Sırtımı dönüp gidecekken
Lanetler okuyacakken yıldızsız gecelerine
Mahmur nergisler ışıldadı göz bebeklerimde
Kulaklarımı okşayan, uzaklardan bir ses
Ruhlar aleminden bir musuki gibi
Bir "Ruh Adam" fısıldadı...

"Ruhun mu ateş, yoksa o gözlermi alevden
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu yürek zorla tutuştu."
Üstte gök ve allta yağız yer çökmedi
İlimi bozmaya hin gücü yetmedi.
Canımdan can olanlar yad düşüncede
Kardeşin ettiğini, düşman etmedi.

Dinle! Büyük milletin bugün ki nesli.
Olmuşsunuz hepiniz; yabancı sesli.
Düşsün elden gitar, kap yine kopuzu
Ya da ses ver neyine; senden nefesli

Tarihten yankılanır bir ses bilgece.
Dinlersen, uygularsan bitecek gece.
"Ey Türk; titre ve kendine dön" demişti.
Anla Bilge Kağan'ı; değil bilmece.

"Gelin canlar bir olalım" dedi Veli
Koş haydi koş bırakma uzanan eli
Beraber çıkmadık mı yola atlarla?
Yan yana geldiğimiz diyar Türkeli.

Oğuz Han huzurunda yay germedik mi?
Ahmet Yesevi gönlünce ermedik mi?
Gün geldi Kızılelma uğruna erce
Anadolu koynunda can vermedik mi?

"Ya istiklal, ya ölüm"e koşmadık mı?
"İlk hedef Akdeniz" deyip akmadık mı?
Müreffeh yarınlarımız olsun diye
Medeniyet çerağını yakmadık mı?

Bu ikilik fikride nereden gelir?
Biz biriz kardeşim, cümle alem bilir.
Unutmaz, hatırlarsak daima varız.
Düşersel ensemize acı son gelir.
Affet bizi Atam, diyemiyorum utancımdan
Mümkünse, şöyle bir doğrul Anıtkabir'den
kalpağı düşür kaşın üstüne
"İzindeyiz" diyenler uyansa gözü açık uykularından
Gösterdiğin hedefi anlasak
Bir daha koşsak "Ya istaklal, Ya ölüm"e
Zeybek ateşleri sarsa dağı, ovayı
Nevruz ateşlerince; yeni bir doğuşa müjdeci.
Yüreklerimiz aydınlansa da şavkından
Yeni dünya düzensizliğine bir düzen versek.
Sus Ankara; tut nefesini, kımıldanma
Kırmızı yansın trafik ışıklarının tamamı
Sokaklarında araba uğultusu yükselmesin.
Keşmekeşi dursun Kızılay'ının
Yaprak kımıldamasın bir süre
Ayak seslerini dinliyorum; o gül yüzlünün.
Sus Ankara, tut nefesini... Yalvarırım.

Bir yel esiyor Dikmen Sırtları'ndan
Onun nefesi mi, ne? Ilık, tanıdık.
Düzensiz esme rüzgar; dağıtma kokusunu
Değ de gel gül yüzüne, saçlarına...
Bir yel esiyor Dikmen Sırtları'ndan.
Delicesine çekiyorum ciğerlerime.

Elma Dağı'ndan güneş doğan Ankara'ya
Uykuya sondur güneş ışığı ve rüyaya.
Ey ulu ışık; sen bari anla beni
Uzat bu gün rüyamı, yarım kalmasın.

Başlasın diye çokluk içinde yalnızlık
Elma Dağı'ndan güneş doğar Ankara'ya.
Ellerimizle kurulmuştu gönül köprüsü
Konuşup köprüyü atmamalıydın.
İki Ahal Teke Atı olmalıydı yüreklerimiz
Alp Erenleri taşıyor gibi... Uysal ve atak.
Başbuğ Mete'nin buyruğuna uymalıydım
Sal dediği oku salmalıydım...
Bir kere kahrolurdum, bir kere yanardım
Asırlar süren bir koşuyu tutturmazdım.
Karlı dağlara tuğ diktiler
Kızgın çöllere kurdular otağı.
Vazgeçtiler karlı dağlardan
Veda ettiler çöllerin kumuna
Yar oldular; üç deniz, dört mevsime...
Ve ölü toprağı kalktı üzerimden
Şimşekler çaktı beynimde.
Bilgiyi, çağın tekniğini bulmalıydım.
Av izi kovalayan aç kurt gibi
Düştüm bilgi peşine.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Sevdaya Yürek Sızıları
Baskı tarihi:
Ağustos 2009
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Berk Yayınları

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Ruh Adam
  • Naçiz'Hane

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0