İki Tarafta Evlat Acısı

·
Okunma
·
Beğeni
·
237
Gösterim
Adı:
İki Tarafta Evlat Acısı
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
“Asker olan abimin çocuklarına babanız amcanızı ya da amcanız
babanızı mı vurdu diyeceğim? Diğer yeğenlerime ne diyeceğim?
Amcalarınız birbirini öldürmek için ateş mi açtılar birbirlerine
diyeceğim?”
“Çünkü hepsinin anneleri var. Yürekleri yanıyor… hiçbir insanın
ölmesini istemiyoruz. Ne Türk, ne Kürt, ne Laz, ne asker hiç biri.
Hiçbir insanın katledilmesini istemiyorum. Annelerin yürekleri
yanıyor.”
Türkiye’de yakınlarını silahlı çatışmalarda yitirmiş binlerce
aile var. Onların acısı, “Kürt sorunu”, “terör” gibi resmî sözlere
sığmıyor. Herkes onların duygularından söz etse de, bu duygular
politikaya pek nüfuz edemiyor. Çatışmalarda hayatını kaybetmiş
askerlerin ve PKK militanlarının aileleri, Kürt meselesini
nasıl değerlendiriyor, kimlerden çözüm bekliyorlar? Siyasete
katılıyorlar mı, nasıl katılıyorlar? Kendi durumlarını nasıl
tanımlıyorlar? Yakınlarının ölümünü ve şehitlik kavramını nasıl
anlamlandırıyorlar?
Burcu Şentürk, iki taraftan ailelerle yaptığı derinlemesine
görüşmeleri yorumlayarak, bu soruların cevabını arıyor.
Büyük kutuplaşmaların, karşılıklı derin önyargıların, büyük
anlayışsızlıkların varlığını saklamıyor gözümüzden, bu kitap.
Bununla beraber, ortak yaşama ve barış umudunun tükenmeyen
kaynaklarını da yokluyor. Bu insanların acısını, duygusal
karmaşasını görmek, bilmek gerek. Barışı beklerken…
168 syf.
·3 günde·8/10 puan
Şehit aileleri ve militan aileleriyle ayrı mekanlarda ve ayrı zamanlarda gerçekleştirilen mülakatlar ve yazarın çıkarımlarıyla harmanlanmış bir sosyolojik araştırma kitabı. Yazar gayet objektif olmaya çalışmış ve başarmış da. Vurguladığı ise, çözüm sürecinde gerçek özneler olan şehit ailelerinin ve militan ailelerinin ihtiyaç ve taleplerinin önemli bir anahtar olabileceğidir. Yazar özellikle, bu birbirine tamamen "zıt" görünen iki tarafın birçok ortak acısına ve talebine kanıtlarıyla değinmiş bulunmakta. Ayrıca özellikle şehit aileleri için hiçbir şeyin medyada gösterildiği gibi olmadığını açık seçik göstermiştir, aslında gerçek çok farklıdır. İki tarafı da iyi anlayabilmek için yazılmış kısa bir araştırma kitabı, okunabilir, kesinlikle sıkıcı bir dili yok, özellikle her kesime hitap edilmeye çalışılmış. Tavsiye ederim.
168 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kürt sorunu diye bir tabir kullanılmamalı bence, negatif çağrışımlar yapıyor. Biz aynı fabrikanın içinde düzenli bir ahenkle çalışan çarklara benziyoruz. Biri bozulunca tüm sistem çöker ve çalışamaz. Ortak patolojik sorunumuz var terör, onu da beraber çözmeliyiz. Lazca bir şarkıyı dinleyince eşlik ederken, Kürtçe bir şarkıya verilen tepki aynı olmuyor maalesef, sahneye elde ne varsa atmaya kadar götürülüyor olay.
İsviçreli bir hocam, altı dil biliyorum bizim orada azınlık bir grubun dili bile herkes tarafından öğrenilir demişti ki Kürt kardeşlerimiz azınlık bile değiller. Sen biliyor musun ki Kürtçe diyebilirsiniz, bugüne kadar öğrenebileceğim yer ve zaman olmadı ama öğrenilmesi gerektiğine inanıyorum, Kürt gelinlerimiz var çocuklarına Kürtçeyi de öğretmeleri için teşvik ediyorum. İnşallah öğrenip kullanabileceğim bir fırsatım olurda öğrenirim.
Marx'ın da belirttiği gibi, şiddete sebebiyet veren çatışmanın asıl kaynağı insanlar arasında süregelen eşitsizliklerdir.
Askerlik bir hak ve görev olarak bir erkeğin gerek vatandaşlığa gerekse de gerçek erkekliğe adım attığı bir zemin olarak kurgulanırken, çatışma bölgelerinde askerlik yapmak ise erkeklerin cesaretinin bir kanıtı olarak sunulur.
Sadece silahların sustuğu ancak silahlanmanın devam ettiği ve her türlü şiddete zemin hazırlayan toplumsal eşitsizlikler ve adaletsizlik hissiyatı devam ettikçe çatışmanın olmadığı her duruma barış demek, bir silahlı grubun yok edilmesiyle barışın geleceğini ummak sahteliğinin ötesine geçemez.
"Barış o kadar güzel bir şey ki, bir insanın bunu reddetmesi mümkün değil. Ama bugün en büyük tehlike, çoklarının barışa açık açık düşmanlık etmemesi ve aslında barışa içten, yürekten karşı oldukları halde barışı sever, barıştan yana görünmeleridir."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Tarafta Evlat Acısı
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim
“Asker olan abimin çocuklarına babanız amcanızı ya da amcanız
babanızı mı vurdu diyeceğim? Diğer yeğenlerime ne diyeceğim?
Amcalarınız birbirini öldürmek için ateş mi açtılar birbirlerine
diyeceğim?”
“Çünkü hepsinin anneleri var. Yürekleri yanıyor… hiçbir insanın
ölmesini istemiyoruz. Ne Türk, ne Kürt, ne Laz, ne asker hiç biri.
Hiçbir insanın katledilmesini istemiyorum. Annelerin yürekleri
yanıyor.”
Türkiye’de yakınlarını silahlı çatışmalarda yitirmiş binlerce
aile var. Onların acısı, “Kürt sorunu”, “terör” gibi resmî sözlere
sığmıyor. Herkes onların duygularından söz etse de, bu duygular
politikaya pek nüfuz edemiyor. Çatışmalarda hayatını kaybetmiş
askerlerin ve PKK militanlarının aileleri, Kürt meselesini
nasıl değerlendiriyor, kimlerden çözüm bekliyorlar? Siyasete
katılıyorlar mı, nasıl katılıyorlar? Kendi durumlarını nasıl
tanımlıyorlar? Yakınlarının ölümünü ve şehitlik kavramını nasıl
anlamlandırıyorlar?
Burcu Şentürk, iki taraftan ailelerle yaptığı derinlemesine
görüşmeleri yorumlayarak, bu soruların cevabını arıyor.
Büyük kutuplaşmaların, karşılıklı derin önyargıların, büyük
anlayışsızlıkların varlığını saklamıyor gözümüzden, bu kitap.
Bununla beraber, ortak yaşama ve barış umudunun tükenmeyen
kaynaklarını da yokluyor. Bu insanların acısını, duygusal
karmaşasını görmek, bilmek gerek. Barışı beklerken…

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Hatice Tunç
  • Özge
  • Zeki Demirkol
  • sz13
  • Özge Eker

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0