·
Okunma
·
Beğeni
·
628
Gösterim
Adı:
İllet
Baskı tarihi:
Kasım 2003
Sayfa sayısı:
452
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054882014
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Resse Kitap
İstanbul’un simgelerinden biri olan ve aşkı, romantizmi, yalnızlığı anımsatan Kızkulesi’nin ölümler, infazlar ve karanlıklarla dolu geçmişine daha önce göz atmış mıydınız?

İyiye ve estetiğe hitap eden, yıllarca en saf hislerle benimsenmiş objelerin, karanlıklarla dolu görünmez bir geçmişe sahip olabileceği ihtimali pek düşünülmez. Aslında bazı bildiklerimiz sadece buzdağının görünen kısmıdır.

Ailelerinin geçmişinden habersiz yaşayan şimdiki nesil, İstanbul’a tekrar musallat olan illet ile birlikte kendilerini yüzyılı aşkın bir tarihin, cinayetlerin, ilkel inanışların, mitoloji tanrılarının, şeytani planların içinde bulur.

İstanbul, 1893’ten sonra yine boğaz sularından yayılan benzer bir istilayla yüzleşmek üzeredir.

“Kolera metrelerce yükseklikteki azgın bir dalga, İstanbul ise bu dalgaya tutulmuş küçük bir sandaldı. Sandala vuran o azgın dalgalar ara sıra gelip gidiyor; her defasında sayısız canı bedeninden ayırıp götürüyordu. Kızkulesi ise ilk defa 1831’de bu illetin ortasında yer almış; bir anda, hastalığa yakalananların şehre uzaktan baktıkları soğuk, ulaşılmaz ve mikroplu bir karantina adasına dönüşüvermişti. Kulenin gizli tarihi; herkes tarafından bilinen zarafetin, yalnızlığın, hüznün, romantizmin üstüne, çok az kişinin bildiği suçluluk mazisi eklemişti.”

İllet’le İstanbul ve Kızkulesi’nin daha önce anlatılmamış hikâyesini okuyacaksınız.
452 syf.
·4/10
Kitap beklediğim üzere, acemiceydi. Samimiyetten uzak diyaloglar, gereksiz ayrıntılar gibi... Aslında kurgu ve konu olarak fena değildi. Eminim yazar ustalaştığı bir dönemde bu romanı daha iyi yazar.
452 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
İstanbul'da bir salgın hastalık ihtimali korkutucu. Kız Kulesi kolera salgının merkezinde. Ben roman karakterlerini ve onların her adımını ve cümlelerini gerçekçi buldum. İlk bölüm sonrası sayfalar nasıl ilerledi anlamadım. Üzerine düşünülecek bir macera. Bir ilk romana göre çok iyi.
Kızkulesi, şehrin kalabalık ve ışıldayan manzarası içinde yapayalnız ama geçmişinden kalma izlerle alımlı bir görüntü sahneliyor. Binlerce yıllık tarihi, üzerine giydirilmiş efsaneler ve kendine has dişiliğiyle milyonlarca insan için bir romantizm sembolü. Yalnız, zarif, gizemli ve mağrur. Salacak kıyısından ona bakan çoğunluğun gördüğü resim buna yakın. O çoğunlukla hiçbir ilgimin bulunmadığını söylemeliyim. Belki eskiden, kabuslarımın dilini çözmeye çalışmadığım sıradan günlerde, benim için de öyleydi. Kısa bir süre önce kulenin sırları kulağıma fısıldandı. Izdırap verici kâbuslar da hemen ardından geldi. Çok seyrek rüya gören ve gördüğünü de hatırlamayan benim gibiler için hayatı zindan eden bir değişikliktir bu. Kuzgunlar gecenin kör saati pencerenizi tıklar. Freud'u dinleyip kâbuslarda kendimi aramamın sebebi ise artık onlara katlanamam...
"İki aşığın sonunda kavuştuğu hikayelerin gerçek aşkın tesirini veremediği ve anlatılmaya değmez olduğu gibi bir kanı sürüp gitmişse de, bu görüş sadece; inan bana, aşkı beceremeyen üçüncü kişilere ait tatminsiz bir avuntudur. Gerçek sevdayı yüreklerinde taşıyan aşıkların, çekilen tüm çilelere rağmen, eninde sonunda kavuşacaklarını da, ruhlarına gül kokusu üflenmiş gönül sahipleri, elbette bilirler."
Farkında olmasam da kimi zamanlar, bir cehennemden çıkıp diğerine girerim ve bedenimi yalayıp geçen alevler, benden bazı şeyleri alıp götürür.
Gözlerini çevirdiği her yerde ölümün izlerini gören bir hasta için yaşama bakmak, neşeli renklerini tozlu bir tabakanın arkasına gizlemiş bir tabloya bakmak gibiydi; artık o an yanağını koyduğu yastık, yastığın üzerinden gördüğü eşya, eşyanın zamanı önemsemeyen durağanlığı, ona, hatıralara ait bir durak olarak görünürdü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İllet
Baskı tarihi:
Kasım 2003
Sayfa sayısı:
452
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054882014
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Resse Kitap
İstanbul’un simgelerinden biri olan ve aşkı, romantizmi, yalnızlığı anımsatan Kızkulesi’nin ölümler, infazlar ve karanlıklarla dolu geçmişine daha önce göz atmış mıydınız?

İyiye ve estetiğe hitap eden, yıllarca en saf hislerle benimsenmiş objelerin, karanlıklarla dolu görünmez bir geçmişe sahip olabileceği ihtimali pek düşünülmez. Aslında bazı bildiklerimiz sadece buzdağının görünen kısmıdır.

Ailelerinin geçmişinden habersiz yaşayan şimdiki nesil, İstanbul’a tekrar musallat olan illet ile birlikte kendilerini yüzyılı aşkın bir tarihin, cinayetlerin, ilkel inanışların, mitoloji tanrılarının, şeytani planların içinde bulur.

İstanbul, 1893’ten sonra yine boğaz sularından yayılan benzer bir istilayla yüzleşmek üzeredir.

“Kolera metrelerce yükseklikteki azgın bir dalga, İstanbul ise bu dalgaya tutulmuş küçük bir sandaldı. Sandala vuran o azgın dalgalar ara sıra gelip gidiyor; her defasında sayısız canı bedeninden ayırıp götürüyordu. Kızkulesi ise ilk defa 1831’de bu illetin ortasında yer almış; bir anda, hastalığa yakalananların şehre uzaktan baktıkları soğuk, ulaşılmaz ve mikroplu bir karantina adasına dönüşüvermişti. Kulenin gizli tarihi; herkes tarafından bilinen zarafetin, yalnızlığın, hüznün, romantizmin üstüne, çok az kişinin bildiği suçluluk mazisi eklemişti.”

İllet’le İstanbul ve Kızkulesi’nin daha önce anlatılmamış hikâyesini okuyacaksınız.

Kitabı okuyanlar 10 okur

  • Neslihan Çelik
  • Gökay Genç
  • Doğan Kaya
  • Kalemistik
  • Rümeysa Engin
  • Ahmet Dursun Şahin
  • İlayda KARA
  • Günay Avcı
  • Hanifi ÇETİNKAYA
  • Simge

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%25 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%25 (1)
3
%0
2
%0
1
%0