••Spoiler içerir!••
Emile Durkheim Fransız sosyolog, sosyolojinin kurucularından biri olup, İntihar kitabı en önemli eserlerinden birisidir. Durkheim bu eserin de, daha önce intihar olayını açıklamak üzere öne sürülen belli başlı görüşleri (akıl hastalığı, ırk, kalıtım, iklim ve hava sıcaklığı, taklit etkenler gibi) ele alarak bunları tek tek çürüttükten sonra, geriye tek bir etkenin kaldığını onun da "toplum etkeni" olduğunu anlatıyor.
Önsöz de belirttildiği gibi "toplum bilim bireysel etmenlerden ayrılacak ve her şeyden önce toplumsal nedenleri araştıracaktır." Yani, intihar eden ya da intihara girişenlerin akıl hastası olup olmadığını belirlemekti. Bu tartışmaların sonunda, intihar ediminin suçlanıp suçlanmayacağı ve ilaçlarla devasının bulunup bulunamayacağı tespit edilmesi amaçlanıyordu.
İntiharı dört şekilde sınıflandırıyor Durkheim;
1- Mani İntihar: Sanrılardan ya da düzensiz, kurala gelmeyen düşüncelerden ileri gelir. Hasta sanrısal bir tehlike ya da utançtan kurtulmak veya yüksek bir yerden aldığı gizemli bir buyruğu yerine getirmek amacıyla kendini öldürür.
2- Melankoli intiharı: Genel bir çökkünlük ve üzgün oldurumuna bağlıdır. Üzüntü o dereceye varmıştır ki, artık hasta çevresindeki kişi ve nesnelerle arasındaki ilişkileri sağlıklı biçimde değerlendiremez durumdadır.
3- Saplantı intiharı: İntihara neden olan ne gerçek ne de uydurma hiçbir neden yoktur, sadece bir ölüm saplantısı vardır ve bu, gerçekte akla gelen herhangi bir neden olmaksızın hastanın tinsel varlığını eline almıştır.
4- İtkisel ya da otomatik intihar: Bir önceki gibi, bu da görünür bir gerekçeden yoksundur. Ne gerçeklikte ne de hastanın düşleminde herhangi bir nedene dayanır. Farkı, kısa ya da uzun bir süre zihni kovalayan ve istenci derece derece eline geçiren bir saplantı değil de,