Doğa affetmez;
sadece bekler.
Kitabı bitirdiğimde “zirveye çıkma arzusu” kalmaz.
Yerine daha ağır bir soru geldi:
“Ne zaman durmak gerekir?”
Everest Günlüğü,
cesareti değil;
ölçüyü savunan nadir kitaplardandır.
Everest Günlüğü, bir dağa tırmanma hikâyesi değildir;
insanın sınır fikriyle kurduğu tehlikeli ilişkinin anlatısıdır.
Jon Krakauer bu kitabı bir kahramanlık destanı olarak yazmaz.
Tam tersine, dağcılığın romantik anlatılarını söküp atar
ve okuru şu gerçekle baş başa bırakır:
Doğa, kimsenin hayalini umursamaz.
Everest burada bir hedef değil,
yanılsamanın kendisidir.
Zirve, başarıyı değil;
kararların sonuçlarını görünür kılar.
Krakauer’in anlatımı en çok şu noktada sarsıcıdır:
Felaket, tek bir yanlışla gelmez.
Küçük ihmaller, ertelenmiş kararlar,
“biraz daha dayanırım” cümleleri
üst üste biner ve geri dönüşsüz bir an yaratır.