Güzel, duygusal bir kitaptı. Severek okudum. Hem geçmişte hem şimdiki zamanda geçiyordu. Tavsiye ederim.
İpucu
Mary'nin kocası gösterilmeye çalışıldığı kadar kötü değildi bence. Mary'ye elinden geldiğince sabır gösterdi karısıyla sosyal hayata karışmak istedi sadece ama en sonunda Mary'yi yaralayıp kör olmasına sebep oldu. Mary'nin aşırı anksiyete bozukluğu yaşaması büyük problemdi. Bunun sebebi lisede öğretmeninin tecavüzüne uğramasıydı. O adamın yaptığının bedelini ödemesini isterdim ama o konuda bir şey olmadı.
Daisy'nin Mary'nin kızı çıkması biraz zorlama geldi. Ters köşe yapmak için yazılmış.
Gerçekten her bir sayfasını hüzünle okudum. Insanın yaşadığı olaylar yüzünden bürünmek zorunda bırakıldığı kişiliği ile yargılanması.. Mary McAllister 'in hayatına bakmanızı tavsiye ederim
Kitap yirmi yaşından doksan yaşına kadar evinde yalnız yaşayan bir kadının hayatını ve bulunduğu kasabadaki insanların hayallerini, umutlarını, kaygılarını anlatıyor. Mary, aile dışında birini görünce titreme ve panik nöbetleri geçiriyor, insanlar etrafında olunca çok geriliyor, yaşadıkları onu anksiyete hastası yapmış ve kendi ile savaş vermesine rağmen yıllarca evden dışarı çıkamamış. Tek yakın arkadaşı da Peder O'Brien.
Mermer köşkte yaşayan yaşlı kadının cadı olduğunu söyler tüm kasabalı. Yıllardır kimse görmemiş ve tek gözünün kör olması nedeniyle "kötü göz" lakabı takılmış ve evinin penceresinden insanları gözetlemekten başka bir şey yapmadığını söyleyen kasabalılar ondan hep uzak durmuş.
Kitap 1940 yılları ile günümüz arasında gidip geliyor. Mary'in yaşadıkları içler acısı. Bir insanı yadırgayarak sadece çevrenin dedikodusuyla acımasız eleştirilerde bulunmanın sonuçlarını anlatmış kitap. Gerçekten de bizler öyle değil miyiz? İnsanlarla konuşmaktan çekinen bir kişinin soğuk olduğunu düşünürüz ama ya gerçekte utandığı için veya başka bir nedenden dolayı konuşamıyorsa? Maddi durumundan dolayı küçük gördüğümüz kişiler olmadı mı hayatımızda? Veya asık suratla gezen birini görünce "ne kadar da meymenetsiz" dediğimiz ama onu o duruma getiren geçmişini bilmediğimiz için önyargılı davrandıklarımız. Bizden farklı insanları görmezden gelmek doğamızda var evet ama bu insanları diğerleri ile birlikte aynı ortamda yaşamasına rağmen dışlamıyor muyuz? Yarının neler getireceğini asla bilemeyiz. Gayet mutlu mesut yaşarken yatağa mahkûm kalabilir, çok zengin bir hayat yaşarken bir ekmeğe muhtaç hale gelebiliriz...
Yazar günümüzü anlatırken her detaya yer vermiş, olması gereken de buydu. Bu konuda tebrik ediyorum yazarı fakat Mary'in yaşadıklarını ayrıntılı yazmamış. Babası ile
Kitabı okumaya başlamadan önce nedense gerilim tarzı okuyacağım gibi bir hissiyata kapıldım. Okuyunca gördüm ki gizem dolu tatlı bir kasaba hikayesi. Verdiği mesajlar yönünden harika bir kitap. İnsanlara ön yargılı yaklaşmamak. Fiziksel özellikler ve engellerden dolayı insanları yargılamamak. İnsanların birlikte yardımlaşma dostluk içinde yaşadığı sımsıcak bir kasaba hikâyesi okumak isteyenlere tavsiye ederim. Çok severek okudum
Kitabın geçmiş ile geleceği güzel bir şekilde harmanlayıp o güzel hüzün ve kasveti hissettirmesi güzeldi. Tam anlamıyla insanların iç dünyasını ve geçmişte yaşadıklarının onları ne yönde etkilediğini anlatıyor. İlla okunacak bir kitap değil ama kitaplığımda olduğu için mutluyum.
Bazı kitaplar özeldir, tıpkı bu kitap gibi. Hatta bazı yazarlar da özeldir, tıpkı okuyucusuna özel hissettirdiği gibi..
Hem insanlık için, hem kişilik için kesinlikle okunması gereken bir kitap.