Bu kitabı okumayı isteme nedenim aslında yaşadığım şehrin geçmişten, yazıldığı tarih olan 1986 yıllarına kadar olan sürecini bilmekti. Yazar oldukça istatistiksel verilere dayalı bir anlatım sunmuş. Bunun yanında İzmir'in tarihsel süreçlerini de detaylıca anlatmış. Okuduktan sonra fark ettiklerim ise İzmir, gecmişe nazaran günümüzde ne kadar gelişmiş görünüyor ise de malesef bir çok konuda artık özelliklerini kaybetmiş. Mesela kaynak sularından bahsedildiği bölümde günümüz Halkapınar'ında kokudan durulmuyor keza Bornova'da artık bu kaynak sularının şehirleşme ve nüfus artışıyla beraber kirlendiği aşikar. Büyük emeklerle kurulan İzmir Fuarı artık yok oldu. Turistlerin tercih etmediği, tarımın git gide azaldığı, çarpık kentleşme, hava kirliliği, kültürel yozlaşmanın had safhaya geldiği, yolların neredeyse büyük kısmının harap halde bulunduğu bir şehire dönüşen İzmir'in acilen değişmesi ve dönüşmesi lazım. Bu kadar önemli bir şehri bu halde bırakmamak gerekir. Bu kitap bana İzmir'in Cumhuriyet Döneminde ne zorluklarla ayakta kalıp gelişmesi için ne fedakarlıklar yapıldığını gösterdi. Bunun için bile iyi ki okumuşum diyorum. İzmirKazım Çavdar