Bunun sebebi şudur: İnsan her zaman kendisini yenende bir üstünlük bulunduğuna ve ona boyun eğilmesi gerektiğine inanır. Gerek kendisinde uyandırdığı saygıdan, gerekse yenilenin kendi yenilgisini normal bulmayıp bunu, yanlış yere, yenenin mükemmelliğine bağlamasından dolayı yenen kişiyi üstün görür.
Bu yanlış değerlendirme devam ettirilirse, inanca dönüşür. Yenilen daha sonra yenenin bütün geleneklerini benimser ve ona benzemek ister. Körü körüne taklide yol açan sebep işte budur.
Yenenin üstünlüğünün –Allah elbette doğrusunu bilir– cesaretinden veya asabiyetinden değil de, sadece inanç, görüş ve yaşayış tarzından ileri geldiği yanlışına da düşülebilir. Bu da, az önceki gibi, yanlışı bir üstün görme anlayışıdır. Bunun sonucu olarak da mağlup galibe benzemek için elinden geleni yapar: Onun kuşamını, bineğini, silahlarını vb. kopya etmeye başlar.
Nitekim çocukların anne babalarının karşısındaki durumları da böyledir: Ebeveynlerinin mükemmelliklerine inandıkları için onları her zaman taklit ederler. Benzer şekilde, bütün ülkelerde, o ülke sakinlerinin kendilerine egemen olan sultanın muhafız ve askerlerinin kıyafetlerinden sıklıkla etkilendiğini gözlemleriz.